DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.

Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.
Sayfa:

1 haftalık Muğla kamp tatili



Toplam 5 fotoğraf bulunmaktadır
Eğer siz de ülkemizin o güzel ege kıyılarını görmeyi hayal edip maddi imkanlar ve zaman sıkıntısı nedeniyle bir türlü gezip görmeye fırsat bulamıyorsanız bu tecrübem belki işinize yarayabilir. En azından maddi konuda biraz cesaretlendirici bir tecrübe olabilir.

2016 haziranının ilk haftasında üç arkadaş bu seyahati yapmayı planladık, daha doğrusu her şey spontane gelişti. Anadolu Jet Genç kampanyasıyla karşılaştık ve ucuz uçak bileti satın alabilme hakkımızın olduğunu öğrendik, hepimiz 25 yaşın altında olduğumuz için. Fakat gidiş-dönüş sadece 1 haftamız vardı. Üstelik kampanya bitimine de saatler kalmıştı. Hiç paramız yoktu. Neyse ki kredi kartları işimizi gördü. Milas gidiş – dönüş toplam 80 TL ödedik kişi başı. Demem o ki bu tarz kampanyaları kovalamak gerekiyor 25 yaşın altındaysanız veya yetişkinler için de kampanyalar olabilir, ufak bir araştırma ve sürekli takip şart. Bu bir.

Plan yapıp materyal edinmek ve araştırma yapmak için de bir haftamız vardı. Çadırlı bir tatil yapacaktık ve bunun için hiç bir şeyimiz yoktu. Öncelikle bunları edinmeye çalıştık. İki kişilik kırmızı bir çadır, iki rahatsızlık verici mat, bir ışıldağı çeşitli yerlerden ve kişilerden aldık. Eşya yükünden dolayı üstümüze örteceğimiz sadece bir örtü koyduk sırt çantamıza. Benim ikinci arkadaşlarımın ilk kamp deneyimi olacaktı. Bu bilgiyi vermemle de malzeme eksikliğini bağdaştırabilmişsinizdir muhtemelen. Başımızdan geçmeden bazı şeylerin doğru söylendiğine inanmayız çoğu zaman. İnanmadığımız için belki de büyük hayallerle gerçekleştirdiğimiz bir tatili bile dinlence olmaktan çıkarabiliriz. İşte bizim de tam olarak yaptığımız buydu. Ama bunun nedenini de kısıtlı bir zaman olmasına bağlayıp geçebiliriz. Bu yüzden mümkün olduğunca rahatınızı sağlayabilecek eksiksiz kamp malzemeleri edinin, pişman olmazsınız. Bu iki.

Gelelim şimdi para konusuna. 1 haftayı Muğla’nın çeşitli ilçelerini gezecek, buralardaki kamping alanlarında konaklayacak ve yiyip içecektik. Bu için ne kadar lazımdı bize? Tabi ki bunu düşünecek ne zamanımız ne de paramız vardı. Kyk kredimizden yatan parayı çektik ve bu da 400 TL idi.

Bizim gezi planımız şu şekildeydi; ilk durak Bodrum, sonra Marmaris, Akyaka, (Datça’ya da gitmeyi çok istiyorduk fakat vapur seferleri henüz başlamamıştı ve kara yoluyla da ulaşım çok uzun ve zahmetli olacağından oradan vazgeçtik), Ölüdeniz, Kabak Koyu. Her gittiğimiz yerde bir gün kalacak ve en son durak olan Kabak Koyu’nda 2 gün geçirecektik. Kamp yerlerini de araştırıp müsaitlik durumlarını sorduk ve numaralarını not ettik. Fakat plan düşündüğümüz gibi işlemedi. İlk gün Bodrum’un en kötü yeri olan(tabi biz bunu bilmiyorduk önceden) Gümbet’teki Zetaş Kamping’te konaklayacaktık. Oraya gittiğimizde (neredeyse aşiret diyeceğim) düğün vardı ve tabi ki bangır bangır çalan müzik ve ne zaman biteceğini bilemeyen ve düğünün henüz başladığını söyleyen bir kamp yetkilisi. Hepimiz yol yorgunu , huzur ve sessizlik isteyen backpackerlardık. Bu bakımdan daha ilk günden planımızı deldik. Sonrası daha sıkıntılı oldu. Çözmemiz gereken kocaman bir soru işareti vardı; nerede konaklayacaktık? Saat de akşam 10 olmuştu bile. Neyse ki Muğla merkezde oturan çok değerli bir arkadaşım vardı, kafamızdaki bu kocaman soru işaretinin kaybolmasında katkısı muazzam oldu. Sonraki iki gün plandaki gibi hareket ettik. Marmaris, sonra Akyaka. Gerçi Marmaris’te konaklamadık, oranın beton tatilcilerine yönelik olduğunu gördükten sonra. Belki daha ilerlerde doğa içinde kamping alanları vardır ama bilemeyeceğim, sırtımızdakilerle bilinmeze doğru yürümek işimize gelmedi hem zaten betonlar yeterince soğutmuştu bizi Marmaris’ten. Akyaka’ya geçtik, benim güzel Akyaka’m… Güzelliğine o kadar doyamadık ki birkaç gün konakladık orda. Kaldığımız yer de Akyaka Kamping idi. 35 TL ödedik geceliğine kendi çadırımızla. Zaten onların çadırı yoktu. Sonrasında Ölüdeniz’e gittik. Oraya da hayran kaldım elbet. Birkaç gün de oraya ayırdık. Ölüdeniz Doğa Kamping. Doğanın içinde, onların verdiği üç kişilik yataklı çadırda, açık büfe kahvaltı dahil şekilde konakladık. Bu kamp alanının eksileri ve artılarıyla anlatarak yeni bir tecrübe yazabilirim belki.
Neyse işte gördüğünüz planımızın epey dışına çıktık. Kabak Koyu’nu göremedik mesela. Fakat yolda tanışıp sohbet ettiğimiz insanlar vazgeçirdi bizi oraya gitme konusunda. Eskisi gibi değil Kabak Koyu dediler, e biz de peki tamam dedik.
Biz zorunlu olarak veya kendi isteğimizle planımızı deldik, belki de güzel plan yapamadığımızdan bilmiyorum. Siz mutlaka çok iyi araştırın, yaptığınız plandan şaşmayın ki sonrasında pişman olmayasınız. Amacınızı çok iyi belirleyin. Bu arada da Muğla’da gezerken otostop çekmeyeceksiniz eğer minibüs ve otobüslere fazla miktarda para ödeyeceğinizi unutmayın ve ayrıca ilçeler arası yollar da epey uzun sürebiliyor. Bu üç.

Yukarıda bahsettiğim plan yapma konusunda “dikkatli” olmayı da eklemek isterim, zira bizim gibi son durağı Ölüdeniz olup Dalaman yerine ta Milas havaalanından bilet almayı kesinlikle istemezsiniz. Tatilimize son damgasını vuran bir aptallıktı. Daha yumuşak söylemek gerekirse yaşadığımız tatil heyecanının olumsuz bir dışa vurumuydu. Ama sonucu elbette pahalıya mal oldu. Kaçıncaya söylüyorum bilmiyorum ama gerçekten planınızı çok iyi yapın ve sonra tatilin tadını çıkarın. Çadır tatili gerçekten bir başka.
Sayfa: