DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Akıldan Bela - Griboyedov



Toplam 2 fotoğraf bulunmaktadır
Griboyedov, Akıldan Bela adlı piyesi 1823 yılında Moskova’da tamamlar. Griboyedov bu eseri sansürsüz olarak sadece partilerde ve toplantılarda okuyabilmiştir. Ancak sansüre rağmen eser büyük ses getirmiş, replikleri deyimleşerek dönemin muhalif toplantılarında slogan haline gelmiştir. Günümüz şekliyle Akıldan Bela piyesi yazarın ölümünden 45 yıl sonra 1875 yılında sahnelenebilmiştir.

Oyunun ismi nereden gelir?
Oyunun orijinal adı “Горе от Ума” dan yola çıkarsak iki anlamla karşılaştığımızı görürüz. Bunlardan ilki İvan Gonçarov’un 1872 yılında yazdığı eleştiride belirttiği gibi bir “Milyon Istırap” yani ana karakter Çatski’nin dönemin Moskova sosyetesiyle giriştiği kavgada çektiği sıkıntılar ve ideallerinin eski anlayışla karşılaşmasıyla kendisine düşen hayal kırıklığı ve acılar silsilesidir. Hegel’in “Rahatsız Bilinç” tanımına uyan bir durumdur bu. Çünkü insan ne kadar bilinçlenirse çevresindeki çarpıklıklar ve yozlaşma o kadar onu rahatsız edip huzurunu kaçırır. İsimden çıkaracağımız bir diğer anlam ise dönemin feodal ve muhafazakar anlayışa sahip üstün sınıfının yeniliği ve aydınlanmayı akıldan oluşan bir tehdit(bela) olarak görmeleri olabilir.

Akıldan Bela oyununun teması nedir?
Gerçekçi bir sosyo-politik komedi olan “Akıldan Bela” adlı eserde görev ,serflerin hakları,aydınlanma,eğitim,yabancılara kölelik derecesinde özenme ile yerel ve ulusal olan her şeyin aşağılanması gibi dönemin güncel sorunlarına yer verilmiştir.
Bu eser soylu sınıfın adetleri ve alışkanlıklarını yine kendi içlerinden gelen bir aydının sert bir dille alaya alarak eleştirmesi ve bir süre sonra bu ortamla baş edemeyerek çekip gitmesini anlatır. Dekabrist aydınların ideolojisini benimseyen Griboyedov bu eserde Moskova sosyetesini ve burjuva sınıfını eleştirir. Hatta piyesin ana karakteri olan Çatski ile yazar arasında gerek yaşam tarzı gerekse de düşünce yapısı olarak büyük benzerlikler vardır. Tıpkı Lev Tolstoy’un Anna Karenina eserindeki yazar – karakter benzerliği gibi Akıldan Belada da bu benzerliği görmek mümkündür.
Griboyedov’un Dekabrist Ayaklanması’nın halktan kopuk olmasını eleştirmesi oyuna da yansımıştır. Tabii burada oyunun bize söylediği önemli bir şey de aydının yalnızlığıdır. Halkın olmadığı bir hareketin mümkünsüzlüğü ve aydının tek başına başarısızlığa uğrayabileceği çıkarılabilecek diğer bir sonuçtur.
Moskova’da geçen bu oyun, yazarın kendi kişisel tarihinden ve bulunduğu koşulların gerçekliğinden hareketle yazılmıştır. Griboyedov’un yaşadığı döneme dair eleştirisi eski – yeni çatışması üzerinden bir aşkın çevresinden ifade edilmiştir.
Oyunda yan tema olarak “aşk”ı görmemize rağmen eseri sadece bir aşk piyesi olarak yorumlamak doğru olmaz. Griboyedov “aşk” temasını bir araç olarak kullanarak Akıldan Bela eserini eleştirel tarzda yazmıştır. Eseri bir aşk piyesi olarak algılamamak için dönemin sosyo-politik koşullarıyla değerlendirmek gerekir.

Akıldan Bela oyununun yapı ve biçim özellikleri nasıldır?
Kapalı biçim, dört perde, altmış bir (10+14+22+15) sahneli oyun, yirmi dört asıl kişi ve pek çok hizmetçi, uşak ile balo kalabalığından oluşur. Oyun klasisizmin üç birlik kuralına göre yazılmıştır. Yani piyeste yer zaman ve mekan birliği vardır. Akıldan Bela oyunu Famusovlar’ın evinde geçen bir günü anlatmaktadır. Oyun bu ev dışında başka bir yerde geçmemektedir ve olay sadece bir günü kapsar.

Akıldan Bela oyununun süjesi(olay örgüsü) nasıldır?
Birinci perde
Oyunun ilk perdesinde Sofiya ile Molçalin’in gizli birlikteliğine ahlaklı ve erdemli olduğunu iddia eden baba Famusov’un hizmetçi kız Liza’yı tacizine tanık oluruz.Bu sırada üç yıldır dünyayı dolaşan , çevresindeki insanların yaşam biçimlerini ve alışkanlıklarını her fırsatta eleştiren Çatski Moskova’ya dönüp aşkını Sofiya’ya ilan etmesi ve Liza’nın durumu idare ederek taşların yerinden oynamamasını sağlamasına tanıklık ederiz.

İkinci perde
Oyunun ikinci perdesine gelindiğinde karakterleri yavaş yavaş tanımaya başlar ve farklı değerleri temsil edenlerin çatışmasını görürüz. Bunu en iyi gösteren Çatski ile Famusov arasında geçen diyaloglardır. Eskiyi (mevcut değerler) savunanların yeniliğe bakışlarını Çatski’ye yaklaşımlarında da okumak mümkündür. Bu iki karakter arasındaki gerilimi yükselten Famusov’un korkuları teker teker ağzından dökülür. Önce köylülerin azadından , ardından genç adamın devletten korkmamasından ve Çatski’ye karşı sabrının tükendiğinden bahseder. Bir süre sonra Albay Skalozub’un eve gelişine ve yaşama biçimine tanık oluruz. Famusov’un albaya yağcılığına ve ünvana gösterdiği hürmetine Çatski çok şaşırır ve sonunda dayanamayarak onların yaşadıkları zamanı ilişkilerini ve anlamsızlaşan hayatlarını eleştirir. Tam bu sırada katip Molçalin attan düşer ve Sofiya geçirdiği baygınlıktan sonra ona duyduğu aşkı dile getirir. Bu arada Molçalin’in hizmetçi kız Liza’ya olan aşkı ortaya çıkar.

Üçüncü perde
Üçüncü perdede Çatski aşkına cevap aradığı Sofiya ile sakin başlayıp tartışmaya dönüşen konuşmasının ardından Molçalin ile baş başa kalır ve onun söylediklerinden kişiliğini anlamaya çalışır. Molçalin fikirlerinin olmadığını başkalarının yanında susarak düşüncelerini söylemeyerek rahat olduğunu, cesaretsizliğini ve bu sebeple konforunu bozamayacağını dile getirerek kişiliğine dair bu ipuçlarını farkında olmadan Çatski’ye teslim eder, bunu kavrayan Çatski sözünü sakınmadan onu iğneler ve alaya alır. Bir satranç oyunu gibi ilerleyen bu konuşmadan kısa bir süre sonra rakibinin nasıl biri olduğunu gören Çatski Sofiya’yı kazanmak için alttan almaktan vazgeçer, daha da eleştirel bir hal alır. Bu sırada baloya gelen davetlilerin konuşmalarından nasıl bir yaşam tarzına sahip oldukları da ortaya dökülür.
Çatski ilk olarak eski asker arkadaşı Platon Mihayloviç ve eşi ile karşılaşır. Arkadaşının evlilikle birlikte askerliğini bıraktığını öğrenen Çatski duydukları ile şaşkına döner çünkü o çok okuyan çok çalışan ve doğayı seven adam gidip yeni cemiyete uyum sağlayan konfor düşkünü miskin bir hale geçmiştir. Balodaki hemen her davetlinin birbirinden beter durumda olduğunu anlar ve onları alaya alarak söylediklerine güler. Gelen davetlilerin dönem insanının mevki düşkünü olduğunun en önemli kanıtı şu olaydır: Çatski’nin bekar ve Moskova’ya yeni geldiğini öğrenen prenses o sırada salonda bulunan altı kızına bakar ve verecekleri baloya onu davet etmek ister, ancak sarayda mevkisi ve çok varlığının olmadığını öğrenince davetten anında vazgeçer. Yine bu perdede tanıdığımız Zagoretski’nin de güven vermeyen yağcı işini yapmak için her kapıyı üç kağıtçılıkla açan ve kumarbaz biri olduğunu öğreniyoruz. Şaşırtıcı olan tüm bu özelliklerinin insanlar tarafından bilinmesine karşın gösterişli saygısıyla onları susturması ve yanlarında olmayı başarmasıdır.
Çatski’nin çekinmeden orta yerde herkes için söylediklerinden olan biteni sürekli eleştirmesi ve iğnelemesinden dolayı ona öfkelenen Sofiya onun hakkında deli olduğu dedikodusunu yayar ve oyundaki mevcut durum ve gidişatı değiştirir. Bu yalan öyle büyük bir hızla değişir ve büyür ki neredeyse Çatski bile delirdiğine inanacak olur. Bu yalanı duyan hemen herkes bire bin katarak yalanı büyütür. Bunu oyunun 3.Perdesindeki konuşmalardan da anlayabiliriz.

Dördüncü ve son perde
Son perde ,Moskova soylularının ikiyüzlü hallerini halktan uzak ve ehli keyif yaşamlarını bize sunarken diğer yandan da Dekabristlere dair göndermelerin de olduğu bir çözüm perdesidir. Çözüm perdesidir çünkü önceki perdelerdeki düğümler burada çözülür. Oyunun doruk noktalarından birisi de Çatski’nin sütunun ardında, kendisi hakkında söylenenleri duyduğu andır. Diğer yandan önemli bir çözüm noktası da hiçbir şeyden haberi olmayan Sofya’nın sevdiği adamın yani babasının katibi Molçalin’in Liza’ya duyduğu aşka tanık olmasıdır. Hemen her şey önce Sofya’nın sonra da Çatski’nin olan biteni duymasıyla çözülür. Çatski çıktıktan sonra Famusov’un sarfettiği sözler ise hala kendi gerçeğini göremeyen bir sınıfın trajedisini görmemiz için önemlidir.

Akıldan Bela oyununun karakterleri

Çatski: Akıldan Bela’nın baş oyun kişisi akılı ve çoşku dolu olan Çatski’dir. Soylu bir sınıftan gelmesine karşın kendi sınıfının yaşamını ve tutuculuğunu,alışkanlığını alaya alır ve ironik biçimde eleştirir. Akıllı,aydın ve kendi sınıfını eleştiren insanlardan oluşan Dekabristlerle aynı özelliği taşır. Çevresindeki soyluların dalkavukluğunu görerek yeni geldiği Moskova ortamından nefret etmeye başlar. Dönemin soyluları da oyundaki diğer insanlar olduğu için bu durumdan rahatsızlık duymuşlardır. Temelde isteği yurdu için faydalı biri olmak,iyi şeyler yapmaktır.Çatski’nin çevresindeki kişilerin çoğu,kendisinden farklı,okumayan,okuyanı sevmeyen,yeniliğe kapalı kişiler olması, aslında Dönemin Moskova soylularının birebir tarifidir. Oyun genel olarak Çatski karakterinin etrafında döner.

Famusov: Famusov tutarsız ve ikiyüzlü bir karakterdir. Oyunun başından sonuna kadar kızına ahlakı övüp ahlaklı yaşam propagandası yaparken evin hizmetçi kızı Liza’ya sarkıntılık yaptığı görülür. Mevkiye önem verir ve Moskova soyluları gibi aydınlanma karşıtıdır. Astlarına karşı sert ve kabadır.Çevresindeki yüksek mevkili ve itibarlı isimlere karşı dalkavukluk derecesinde saygılıdır. Bunu oyunun ikinci perdesinde Albay Skalozub’un gelmesiyle Famusov’un bir hizmetçi rolüne bürünmesinden anlayabiliriz. Çatski’yle çatışması sırasında da yenilik karşıtı yönü iyice ortaya çıkar. Kitapların insanları deliliğe götüren bir kötülük sebebi olduğunu vurgular ve yakılmalarını her fırsatta dile getirir. Gençlerin büyüklerini örnek almalarının ve dine yönelmelerinin doğru olduğunu söyler. Griboyedov bu karakterle Dekabrist ayaklanması sonrası baskıları arttıran ve halkı dine yönelten çarlık zihniyetini resmetmiştir.

Molçalin: Molçalin isminden de (молчать) anlaşılabileceği gibi oyunun sessizce işler çeviren karakteridir. Tam da Famusov’un takdir ettiği ve arzuladığı gibi bir adamdır.Azar yer,ses çıkarmaz;sadakatle bağlıdır; yalancı ve ikiyüzlüdür ve büyüklerine saygıda kusur etmez.Mevki sahibi kişilere yalakalık etme ilkesine göre hareket eder. Sofya’nın aşkına sadece babasının mevkisinden dolayı karşılık vermediğini de Liza’ya açıkça söyler. Çatski’yle baş başa kaldıklarında ise düşüncelerinin olmadığından ve itaat etmenin öneminden bahseder. Bu karakterle yazar, dönemin ikiyüzlü aydınlarını resmeder.

Skalozub: Albay Skalozub, dönemin aydınlanmacı subaylarının aksine okuma düşmanıdır ve bir an evvel terfi alıp general olmayı bekleyen bir karakterdir. Oyunun gidişatına etki eden bir özelliği yoktur.Yalnızca o dönem insanlarından birini temsil eden bir tip olduğu söylenebilir. Sadece askerlik konuları üzerinde konuşur. Sosyetenin gözde isimlerindendir.

Repetilov: Repetilov Latincede”repeto” kelimesinden türetilmiştir ve sürekli aynı şeyleri söyleyen, başkalarından duyduklarını tekrar eden anlamına gelir. Oyunun yalnızca bir kısmında gözüken karakter Dekabristler’e gönderme yapma amacıyla konmuştur. Ancak bu karakter Çatski karakterinden oldukça farklı özelliklere sahiptir. Karşılaştığı kişileri düzenledikleri toplantılara tüm açıklığıyla davet eden çok ve boş konuşan biridir. Tek amacı sosyeteye kendini gösterip dikkat çekmek olan Repetilov, güç karşısında duracak yapı ve cesarette değildir.

Sofya: Oyundaki en önemli ve tartışmalı karakterlerden birisi de Sofya’dır. Çünkü Çatski’ye karşı duygularında bir belirsizlik vardır. Çatski’nin mağrur,eleştirentepeden bakan ve yergici tavırlarına tepkili olmasına karşın ona ne sevgisini ne de nefretini dile getirir. Ayrıca çevresindekiler gibi unvan ve servete de düşkün birisi değildir. Öyle olsa babasının katibiyle gizli de olsa bir aşk yaşamazdı.Buna karşı yaşadığı çevrenin etkisiyle de Çatski karakterine de karşıdır.

Liza: Oyunun bir diğer önemli karakteri ise hizmetçi Liza’dır. Liza her şeyin farkında olan ve durumu her seferinde toparlayan akıllı bir karakterdir. Aslında ana karakterden sonraki ikinci bilinçli karakter de denebilir onun için. Pek güçlü olmasa da içinde bulunduğu duruma bir başkaldırı ve isyan içinde olduğunu oyunun ilk perdesinde Famusov’un elinden kurtulduktan sonra söylediği “Oh! Kurtuldum sonunda…
Aman be şu soylu milleti yok mu?
Her an belaya sokabilir insanın başını.
Tanrı bizi onların öfkesinden de aşkından da korusun.” sözlerinden anlayabiliriz.

Diğer oyun kişileri diğer oyun kişileri büyük kalabalıkta yer alan hizmetçiler, uşaklar ve soylu kimselerdir. Bu kişilerin konuşmalarıyla daha çok yaşam şekilleri, dünyaya salt kendi pencerelerinden baktıkları, konforları ve mevkilerinden başka bir şey düşünmedikleri anlaşılır.
Sayfa: