DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Aşırı aktif mesane sendromu



Toplam 1 fotoğraf bulunmaktadır
Şimdilerde herkesin sağlık açısından herhangi bir problemi olduğunda yaptığı gibi, benimle aynı sorunları yaşayan insanların paylaşımlarını okuyorum sık sık. Her seferinde "evet ya, ben de aynı şeyleri yaşadım." demekten kendimi alamıyorum. O insanın yazdıklarını diğer herkesten daha fazla hissediyorum. Benzeri olarak yaşadığım o utanç dolu olaylar aklıma geliyor ve gülmekten katılıyorum kimi zaman. " İşerken bile çişim geliyor şerefsizim." diyen biri vardı mesela. 15 dakika boyunca gülmüştüm bu cümleye. İçinde bulunduğum vaziyet hiç bu kadar güzel anlatılamazdı. Bazen çişimi yapmış olsam bile birkaç dakika daha beklerim nasıl olsa birazdan tekrar yapacağım diye. 5 dakika sonra yapacağım çişin hesabını yaparım anlayacağınız ve aslında zamandan kazanmak ve su masrafını biraz daha kısmak düşüncesiyle. Tabi mesanem 20 dakika sonra tekrar dolar ve bana yine tuvalet yolları gözükür.

Siz hiç 30 kişi size bakarken çişinizi yaptınız mı mesela? Ben yaptım. Hem de 5-6 yaşlarındayken. Şehirlerarası otobüs yolculuğu yaptığım bir sırada patlama noktasına gelmiş mesanem, annemin muavini çağırması, "kızımın çişi gelmiş de şu kenarda durdursanız otobüsü olur mu?" cümlesi ve gece geç bir saatte otoyolda duran otobüsün verdiği şaşkınlıkla gözü bende olan yolcular.O sırada o çayıra nasıl yaptığı hatırlamıyorum, belki de tam yapamamıştım. Bir sonraki mola yerinde tekrar işemeye gitmiştim çünkü. Belki de çişimin sosyal hayatımı etkilemeye başlaması bu yaşadığım travmayla başlamıştı.

Birayı çok severim normalde. Özellikle güzel bir deniz manzarasına bakarak, çimenlerin üzerinde oturarak. Cihangir Roma parkında oturmak ayrı bir keyiftir mesela. Fakat gelgelelim koşarak tuvalet aramak, camiye sığınmak, hiç de yakın mesafede olmayan kafelere yalvarmak tam anlamıyla bir işkence. Barda oturmak da ayrı mesele tabi. 15 dakikada bir yanınızdaki birinin kaybolduğunu düşünün mesela? Kimi zaman karizmam iyice bozulmasın diye dayanmaya çalışıyorum belli bir müddet fakat o zaman da sohbete tam olarak odaklanamıyorum ve yanımdakine daha çok ayıp etmiş oluyorum. İki ucu boklu değnek anlayacağınız.

Çok su içmekten kaçınıyorum çoğu zaman. Bir iki yudum alıp bırakıyorum. Kafein, alkol ve baharatlı yiyecekler mesaneyi uyarıcı etki yarattığından daha çok çişimin gelmesine yol açıyormuş. Benim de en çok tükettiğim yiyecek ve içecekler bunlar. Günümün büyük bir kısmını tuvalette geçiyorum bu yüzden. Geceleri de birdenbire çiş hissiyatıyla uyanıyor ve uyur-gezer gibi tuvaletin yolunu bulmaya çalışıyorum.

Bir ömür böyle geçmez ki dediğinizi duyar gibiyim. Ama galiba böyle geçecek benim için. Normal bir insan 1 litre su içince idrarını hissediyorsa ben 1 bardak içtiğimde direkt hissediyorum. Mesane hassasiyeti deniyormuş buna da. Bir doktorun söylediğine göre yeni keşfedilmiş bu mesane hassasiyeti denen olay. Doktor tavsiyesiyle kas kasılmalarını düzene sokmak için tuvaletimi yaparken çişimi bir süre tutup tekrar bırakıyorum. Karnımı mümkün olduğunca sıcak tutmaya çalışarak evde olduğum zamanlarda belime bir şeyler sarıyorum. Biraz da olsa faydası dokunuyor.
Sayfa: