DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Aykırı Şair Arthur Rimbaund



Toplam 1 fotoğraf bulunmaktadır
Seneler önce Jim Morrison'a olan hayranlığımdandır ki(dev efsane bir adamdır benim için) Arthur Rimbaund'dan etkilendiğini duyunca hemen araştırmaya başlamıştım.Sonra işte Fransız şair, silah kaçakçısı ve eşcinsel olduğunu öğrendim.Ayrıca Arthur'un hayatı tam bir olaylar serisiymiş. Ne hayatmış be dedim hatta kendi kendime.
''Arthur'un küçük yaşlarda Paris'e kaçışları başlamış ve en son kaçışında Fransız şair Paul Verlaine'nin yanına sığınmış ve Verlaine karısını terk edip Arthur'la ilişkiye başlamış. Gel zaman git zaman eşcinsel ilişkileri yüzünden sorunlar yaşamaya başlamışlar ve son kez buluşmalarının ardından Verlaine hapse girmiş ve ayrılmışlar.Arthur o günden sonra hiç şiir yazmamış daha sonra Afrika'ya gidip silah kaçakçılığıyla çok paralar kazanmaya başlamış ve kansere yakalanmasının ardından bacağı kesilmiş ve aşırı morfin tüketimi ve kanserinin yayılmasından dolayı da 37 yaşındayken ölmüş.''

Ayrıca en çok sevdiğim şiirlerinden biri: Ophelie'dir

ayak parmaklarıma kadar
nefes almak için
tırnaklarımı yiyip
sonuna kadar tüketmek
pembe panjurlu evlerden
mutfaktaki
yemek kokularından
dolu dolaplardan
boş dolaplardan
masanın üstündeki tozlardan
kaçmak için
yalnızca kendime
ait olmak
gözlerimi nemli tutmak
köklerimi söküp atmak
için
maviyle yatıp
pembeyle uyanmak
kırmızıya bakmak
griyi sevmek için
aya gitmek
okyanusun dibine demir
atmak için
elmaslar parçalansın
adi kahkahalar
duyulmasın diye
tüyler daha hafif olsun
balonlar daha
yükseğe uçsun
sessizlik daha fazla
duyulsun
gözyaşları çatlasın
çığlıklar sönsün
diye
tozlar burnuma kaçsın
hapşırayım
çok yaşalara
cevap vermeyeyim
örümcekler bürüsün saçlarımı
güneş aksın yüzüme
gökyüzü kızarsın
diye
aynalara bir daha bakmayayım
düşen her yaprak için
ağlayayım diye
mutlu prens somurtsun
uyuyan güzel uyanamasın
kibritçi kız cehennemin
dibine
gitsin diye
tarih kitabı yansın
fen defteri kaybolsun diye
onlar hep aptal kalsınlar
hiç gülemesinler
hiç konuşamasınlar hiç
alışveriş edemesinler
suratları kırışsın
bir futbol topu kadar
küçülsünler
balinalar kadar
büyüsünler
deliler kadar mutlu
deliler kadar mutsuz
olsunlar diye
gırtlağım patlayana kadar çığlık atmak için
barbi bebekleri ağlatmak
jartiyerleri koparmak
için
sayfalar yırtılıp
uçsun
bale pabuçları giyilmesin
ve ben kaçıp gideyim
diye

öyle uzağa kaçayım ki
k i m s e
kimsekimsekimse
bulamasin beni
ben bile
(bir dipnot daha:the doors wild child dinlenilesi)
Sayfa: