DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Bangkok



Toplam 1 fotoğraf bulunmaktadır
Bangkok, eski adıyla siyam krallığı yeni adıyla Tayland'ın başkentinin ismi...Türkiye'den kalkan uçakların bir çoğu Bangkok'a indiği için Tayland'a gidecekseniz Bangkok'ta inmeniz neredeyse zorunlu gibi. Ben de THY ile yaklaşık 9 saatlik direkt bir gece uçuşundan sonra Bangkok'a ulaştım.

Gerçi Bangkok'a gelmeden önce uçuştan da bahsetmek istiyorum.Hayatımın şu ana kadarki en uzun uçuşuydu ve uçaklardan da pek haz etmeyen biri olarak nasıl geçeceğini merak ediyordum.THY'nin iyi sayılabilecek servisleriyle ve iki yanyana koltuğu tek başıma kullanma keyfimle birlikte uçuş problemsiz geçti diyebilirim.Yalnız THY'nin kanadı pastan iyice yıpranmış bir uçağıyla gidiyor olmak başta beni tedirgin ettmişti.Gece uçuşunu tercih etmiştim.2011 ekim ayının sonunda yaptığım bu yolculukta okyanusların, dağların, kıtaların üzerinden geçerken hem geceden gündüze hem de kıştan yaza doğru uçmak gerçekten keyif vericiydi.Kalın kıyafetlerle, montlarla, paltolarla bindiğim uçaktan, tişört ve şortla inmek bir başka güzel tecrübeydi..:)

İsmini bir türlü söyleyemediğim Bangkok'taki uluslararası hava limanına(Suvarnabhumi Airport) indiğimde ise ilk defa bu kadar uzun süren uçuştan sonra, kendi ülkemden yaklaşık 10 bin km uzaklıkta, dili, dini, ırkı ve neredeyse diğer herşeyiyle bizden farklı olan bu ülkede yaşayabileceğim problemlerin üstesinden nasıl gelirim diye kendimle bir iç pazarlık aşamasındayken Taylandlılar'ın yardım sever ve her saniye gülümseyen yapılarıyla karşılaşınca burada zamanın güzel geçeceğini hissetmeye başlamıştım bile.Hava limanından çıktıktan sonra ilk etapta Pratunam adı verilen daha ağırlıklı turistlerin ve yerel halkın daha "elit" kesiminin bulunduğu bölgeye gittim.Daha sonradan öğrendiğim kadarıyla şehrin birçok diğer bölgesine göre oldukça pahalı bir yer olmasına rağmen ülkemizin özellikle istanbul standartlarının altında bir ucuzlukta olması beni şaşırtmadı diyemeyeceğim.özellikle otel fiyatları gerçekten şaşırtıcı olabiliyor.Ben internetten yaptığım kısa bir araştırma sonucunda gayet iyi standartlarda olan bir şehir oteline geceliği 1100 baht ödedim.(yaklaşık 70 tl)

Şehir içi ulaşımı taksilerle, tuk tuk adı verilen buraya has motosiklet bisiklet karşımı motorlu "havadar" araçlarla yapıyorlar.Elbette metrosu da bizimkine göre çok daha müthiş..:)Taksiciler dünyanın bir çok diğer ülkesinde olduğu gibi karşılarında bir turist gördüklerinde tutturabildikleri kadar fazla fiyat cekmeye çalışıyorlar.Kısa mesafeleri ve taksimetre açmayı reddedebiliyorlar ve bence tayland'ın en kötü özelliklerinden biri de bu.Özellikle taksicilerle yapılan pazarlıklarda kaybettiğim zamandan ötürü illallah ettim diyebilirim.Tuk tukçular da sizi bir yerlere götürmek istediklerini bunun karşılığında sizden hiç para almayacaklarını söyleyebiliyorlar.Götüdükleri yerler de genellikle mücevheratla ilgili dükkanlar oluyor(muş) ve sadece oraya gittiğiniz için dükkan sahipleri onlara belli bir miktar para veriyorlarmış.Tuk tuklarla şehri dolaşmanın enteresan ve keyifli olduğunu söyleyebilirim.

Şehir kalabalığı, trafiği ve yükselen gökdelenleriyle istanbul'u andırıyor.ancak insanları yardım severliğiyle, onca trafiğe rağmen bir kornaya dahi basmamalarıyla, kavga etmeyen, tartışmayan ve asla seslerini yükseltmeyen yapısıyla istanbul'a hiç benzemiyorlar...:)

Yeme içme konusunda süt ve süt ürünleri eksikliğini hemen farkettim.Bilhassa ayran bulamamak özellikle yemeklerde beni derinden yaraladı diyebilirim.Hatta Tayland'da ilk iki gün içerisinde aç kaldığımı ve kendimi survivor adasında hissettiğimi söyleyebilirim.Uzak doğu mutfağının genellikle ya çok sevilen ya da hiç sevilmeyen bir tarzı var.Genel olarak Türk mutfağına alışmış bünyelerimizin bu mutfağa alışmak için Tayland'da belli bir süre geçirmesi gerektiği kanaatine vardım.Fakat deniz ürünleri konusunda herşeyin en iyisini ve istanbul'a göre kat be kat ucuza bulabileceğinizi belirteyim.Yalnız o kadar aramama rağmen midye dolma bulamadığımı da söyleyeyim.

Ve gece hayatı...Tabi ki burası tabuların, sınırların olmadığı bir ülke.Gece klüpleri dışında aklınıza gelebilecek hemen her yerde alkol satışının olduğu ve kimsenin alkolle sapıtmadığı bir ülke.Bu noktada da alkolun aslında söylenildiği kadar kötü bir şey olmadığını pratikte de görebilirsiniz.

Güvenlik konusunda da Tayland zannediyorum ki Türk insanının kendisini en rahat hissedebileceği ülkelerden biri.Suç oranı ciddi oranda düşük.hatta neredeyse sıfır.Yerel halkla ve oradaki Türklerle konuştuğumda da hapishanelerdeki hükümlülerin genellikle yabancı uyruklu olduğunu söylediler.En karanlık ve pis gözüken mekanlarda dahi istanbul'dan daha güvenli bir yer olduğunu hissedebiliyorsunuz.bilhassa Türkiye'deki atmlerden para çekerken dahi ortalığa kısaca bir göz gezdiren, çantamızı her daim koltuğumuzun altında sıkıca tuttuğumuz, her an bir gasp, kap-kaç tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuz canım ülkemle kıyasladığımda burası başka bir dünya diyebilirim.Hem de onca yoksulluğa ve sefalete rağmen.

Genel olarak Bangkok gidilmesi ve görülmesi gereken bir şehir.Tayland'ın kültürünü derinden yaşayabileceğiniz, çeşitli tarihi mekanlarını ve wattlarını ziyaret edebileceğiniz, ayaklarınız yoruldukça birçok yerde bulabileceğiniz masaj salonlarında masaj yaptırarak rahatlayabileceğiniz uzak doğunun incisi diye tabir edilen Tayland'ın en büyük şehri....
Sayfa: