DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Beyaz kaplanla karşı karşıya gelmek



Toplam 1 fotoğraf bulunmaktadır
Bugün gündeme düşen haberde Hindistan'da Yeni Delhi Hayvanat Bahçesi'nde kaplanların beslendiği bölgeye düşen 22 yaşındaki gencin beyaz kaplan tarafından öldürülme anını izleyince aklıma beyaz kaplanla karşılaşma tecrübem geldi.

Talihsiz gencin, kaplanı engelleyebilecek hiçbir şey olmadan onunla karşı karşıya gelmesi kendisinin fani dünyadaki son aktif tecrübesi olmuş.

Bundan 3 yıl önce fotoğrafta gördüğünüz beyaz kaplanla karşılaşma anım bu süper yaratıkların ne kadar güçlü olduklarını daha iyi anlamamı sağladı. Zira fotoğraftaki beyaz kaplan boynundan zincirlenmiş olmasına rağmen onu görmeye gelen yüzlerce turist ona dokunmak şöyle dursun, yanına yaklaşamadılar bile. Sadece gözlerindeki ve nefes alış verişindeki kudret dahi oradan uzaklaşmanız gerektiği hissiyatına kapılmanıza neden oluyor. Beyaz kaplanın çevresindeki hayvanat bahçesi görevlileri insanları onunla fotoğraf çekmeye teşvik etmeye çalışsalar ve insanlar da bunu ne kadar isteseler de cesaret etmek gerçekten kolay değil.

Bu beyaz kaplanla karşılaştığım ilk an karşısında şöyle iki dakika kadar durdum. Türkiye'den 10bin kilometre kadar uzakta bulunduğumu ve böyle bir kaplanı belki de bir daha hiçbir zaman göremeyeceğimi düşündüm. Ne yapıp etmeli ve ona dokunmalıydım. "Nasıl olsa boynunda zinciri var, görevliler de ne yaptıklarını biliyor olsalar gerek" diye kendime telkinde bulunarak beyaz kaplana doğru cesaretle bir adım attım. İşte o anda kafasını bana doğrultan ve hafifçe nefes alış verişini şiddetlendiren kaplanın göz bebeklerindeki şeytanımsı ifade daha da netleşti. Arkamdan normalde ancak porno filmlerde bu kadar sıklıkla duyabileceğiniz "ooh" , "oh my god" şeklinde sesler gelmeye başlayınca, şöyle bir dönüp baktım. Yaklaşık 100 kişilik bir turist kafilesinin beni ve beyaz kaplanı izlediğini ancak o an farkedebilmiştim.

Görevliye "geliyorum" işareti yapar yapmaz adımlarımı hızlandırarak ve direkt beyaz kaplanın gözlerinin içine bakarak üzerine yürümeye başladım. Yürümesine yürüyordum, belki dışarıdan cesaretli gözüküyordum ancak yine de tırsıyordum. Bu arada da "nasıl olsa zincirli" diye tekrar tekrar aklımdan geçiriyordum. Bu şekilde en fazla 3 adım atmışımdır. Hemen sonrasında görevli çok sert bir şekilde "NOOO!" diyerek beni uyardı. Sonra direkt karşısına çıkmamam gerektiğini, çevresinden dolaşarak arkasına geçmem lazım geldiğini söyledi. "Tamam" dedim ve hemen çaprazından başlayıp beyaz kaplanın görüş açısını kapatmak için araya paravan görevi görecek şekilde konulmuş bitkilerin ardından arkasına çıktım.Tabi bu sefer çok daha fazla yaklaşmıştım. Bunu farkeden beyaz kaplan kafasını bana doğru çevirip sert bir ifade ile çok hafifçe kükredi. Aslında bu "hafif" kükreme beyaz kaplanın hareketlerinden de net bir şekilde anlaşılabilecek bir küçük tehdit hırıltısıydı. Çıkarttığı sesteki bas sanki havanın moleküllerinin içerisinde daha da yoğunlaşarak ilerliyor ve insanların vücutlarına nüfuz ediyordu. Benim beyaz kaplanla olan yakınlaşmamı seyreden kalabalığın ötesinde dolaşan insanların da bu "hırıltıya" dikkat kesilen bir tepkileri vardı. Lakin gerçekten kükrese ortalığı yıkacağını belli ediyordu.
Sonrasında biraz daha yaklaşıp ilk önce parmaklarımın ucuyla sırtına dokundum. İşte o an bir arabanın motorunun marşı basmışçasına kızgın bir ifade ile kesintisiz bir rahatsızlık belirtisi olan, blackçilerin brutal vokallerine benzer bir ses çıkartmaya başladı. Artık olayın içinde idim, birkaç saniye sonra kendime olan güvenim daha da arttı ve onun bulunduğu platforma tırmanıp kafasına doğru elimi yaklaştırdığım anda görevli olağan üstü bir tavırla sertçe beni uyardı. "Bu karşında duran koca bir beyaz kaplan dostum, bir kedi değil." dedi. Ben de "Pardon abi..." dedim ve kaplanın yanına oturdum. Daha sonra kendisini biraz sevdim. Birkaç fotoğraf çekilince görevliden de onayı alıp ayağa kalkıp farklı hareketler yaptım filan ve beyaz kaplanla vedalaşıp geldiğim yerden geri döndüm.
Benim geri dönmemden hemen sonra bir rus hatun beyaz kaplanla haşır neşir olmaya karar verdi fakat yarı yoldan geri döndü. Sonrasında da kalabalık dağıldı.

Bu beyaz kaplanların nesli tükenme tehlikesi altında. Dünya'da 3000 kadar beyaz kaplan kaldığı tahmin ediliyor. Bazı Amerikalı zenginlerin evlerinde "köpek" niyetine beyaz kaplan besledikleri "düşünülüyormuş."
Sayfa: