DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.

Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.
Sayfa:

Bir canlıyı kurtarma çabaları



Toplam 1 fotoğraf bulunmaktadır
Dokuz günlük bayram tatilinin ilk gecesi eve giderken apartmanın önünde yolun tam ortasında oturan ve miyavlamaktan başka bişey yapamayan bir kediye rastladım. Tek başıma olduğum için bakmakta zorlanacağım belliydi ama bayram tatili boyunca toparlanır tekrar sokağa salarım ya da sahiplendiririm düşüncesiyle eve aldım. İlk gece evde süt dahil hiçbirşey olmadığı için aç kaldı hayvan sucuk kestim ama yemedi zaten daha 1 aylık bile değilmiş. Tüm vücudu pire kaplıydı. Ne yapılır diye internetten araştırdım, ertesi sabah veterinere gideceğiz ama bişeyler yapmalı. Sıcak su torbası yaptım zaten hemen geçti üstüne sabaha kadar 2 3 sefer değiştirip vücut sıcaklığını yüksek tutmaya çalıştım. Sabah erken saatlerde markete çıkıp süt vs alayım dedim ama geri döndüğümde iğrenç bir kokuyla beni bekliyordu. Odanın köşesine dışkı mı çiş mi nedir anlayamadığım sıvı siyah renkli büyük ihtimalle ishal ve hasta olduğu için öyle bişey çıkmıştı. Neyse temizledim sütü de içmedi. Öğlen veterinere götürdüm hemen pirelerden temizlendi, veterinerin dediğine göre normalde o kadar pire 2 yetişkin kediden zor çıkarmış. Tezgahın üstü pire doldu hayvan epey rahatladı. Hapşuruk ve burun akıntısı vardı. Akciğer enfeksiyponu için aşı yaptılar. Çıkınca ıslak mama aldım küçük taneli ama onu da yemedi. Yemek yemezse ölecekti bu belli birşey. Kedisi olan arkadaşlarıma sordum süt verilmezmiş ishal olurmuş. Gittim kitten milk diye bi süt tozu aldım. Bu aşamalarda doğru düzgün param yok, öyle çok iyi şartlarda falan çalışmıyorum ama bi defa çıktık yola bu hayvan kurtulacak. Süt tozunu da hazırlayıp önüne koyunca bikaç dil alıp bırakıyordu. Evde 2nci gece artık bişey yemesi lazım diye şırınga buldum zorla ağzına tıka tıka yedirdim. Ertesi gün daha rahat yer diye gittim biberon aldım onu da boş yere aldım hem de kazıklanarak. O akşam da ıslak mama yemeye başladı ama nasıl bir iştahla yiyor kendine geldi. 3ncü gün tekrar veterinere götürdüm yıkama ve kulak temizliği tırnak kesimi vs. iyice toparladı. Akciğer enfeksiyonu için aşı ve bir de vitamin yaptılar tekrar. Ama burun akıntısı geçmedi ertesi hafta yine gittik veterinere antibiyotik galiba sulandırdılar hazırladılar orda 5gün boyunca onu verdim. Onun öncesinde hap vermişti o bi işe yaramadı. Neyse o antibiyotikle iyileşti. Üzerinden 2 ay falan geçti. Ailem de istanbula geldi onlar da alıştı sahiplendi evlat gibi oldu artık. Burun akıntısı ve hapşuruk tekrar başladı. Dün annem aradı yemek yemiyor diye akşam hemen veterinere götürdüm. Ateşi 40ın üstünde çıktı. 4 tane aşı yaptı. Kulağı için önceden oridermil vermişti veteriner 85tl olduğu için alamadım arkadaşımdan otimix buldum onunla kulak iltihabı geçmişti. Meğerse geçmemiş. Şimdi azomax veriyorum günde 1cc. Hiç sevmiyor. İmmuneks aldım 33tl verdim. Sabah akşam 2cc dedi veteriner ama 1cc zor verdim kaçıyor durmuyor. Kulaklarına tekrar otimixe başladık. Dün çok kötüydü normalde hiç durmaz yernide çok oyuncu. Dün büyün gün yattı kaafsın kaldıramadı. Şimdi iyi. Şu anda 4bucuk 5 aylık falan bir kedi. Fotoğraftaki ilk hali ve ben aldıktan 1 ay sonraki hali. Sonuç olarak hala eski hastalıkları nüksettiği için rahatlayamadık. 9ncu ayın başıdaydı aldığımda 3 ayda bin lirayı geçmiştir masrafı ama değer. Uyutmuyor bazen masamı dağıtıyor bişeyleri düşürüyor elimi kolumu tırmalıyor ısırıyor ama değer.

Toplam 1 fotoğraf bulunmaktadır
05.07.16 tarihinde saat 3 sularında sokağımızda baktığım beyaz meleğime (kendisi 3yaşlarında kedi olur) çok kötü durumdayken rastladım. Sol gözü ve yanağı aşırı iltihaplıydı ve yanagının bir kısmı çürümüş gibiydi. Gözünün yerinde olup olmadığından emin olamadım bile. Yerde cansız gibi yatıyordu ve miyavlamak istediğinde sesi çıkmıyordu. Öldüğünü sandım bir an. Bayramın ilk günü olmasından, yakınımızdaki tanıdığımız veterinere ulaşamadım, acilinde veteriner olabilir düşüncesiyle yenibosna veteriner işlerini aramak geldi aklıma. Mesai saatleri içerisinde olunduğu halde defalarca belki de 10 kez aramama rağmen aramalarıma cevap verilmedi. Daha sonradan mesai saatleri içerisinde calışmamalarının bir suç olduğunu öğrendim ve gerekli şikayetleri kaymakamlığa kadar bildirecegim. Hiçbir veterinere ulaşamadıktan sonra bahçelievlerde 7/24 açık olduğunu öğrendiğim ŞİRİN VET polikliniğine koşturdum sepete koyduğum meleğimle beraber. İnanılmaz kötü durumdaki, acil müdahaleye ihtiyaç duyan kediyi görmesine rağmen, 100tl muayene parası almadan bakmayacağını söyledi oradaki kendini "hayvan sevgisi dolu veteriner" zanneden şahıs. O an yanımda da o kadar para yoktu ve insan gibi durumu izah etmeye calışmama rağmen, insan bile diyemeyeceğim o veteriner, para olmadan müdahale edemeyeceğini söyledi. Nereye şikayet edebiliyorsak ne yapabiliyorsak yapmak istiyorum. Bu vicdansızlık karşısında ben insanlığımdan utanıyorum artık. Yazıklar olsun böyle paragöz insanlara, böyle sisteme, böyle yaratıklara. Kedinin o sepetin içinde miyavlamaya calışmasını hiç unutamayacağım. 153'ü aradım, koskoca istanbulda bayram diye 1 kişinin çalıştığını ve zor durumdaki kedileri aldığını söylediler. Ben böyle insanlık adına tekrar ve tekrar kendimden utandım. Saatlerce telefonda mücadele verdim ve sinirlerime hakim olamadım. Bu utancı tüm hayvanseverlerin de bilmesini istedim.
Diyeceğim o ki, yanınızda para yoksa sakın ola ki bir kediyi kurtarmaya çalışmayın. O kediyi ölüme terkedin zira kimsenin umrunda değil.
Sayfa: