DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Burgaz Ada


İstanbul’a yaklaşık 1,5 saatlik bir vapur yolculuğuyla ulaşabildiğimiz ve tatil yapmak için yeterli vakte sahip olamayan günübirlik tatilcilerin/gezginlerin veya hafta sonunu bir adada geçirmek isteyen insanların tercih ettiği adalardan bir tanesi de Burgaz Ada. Adalar’ın hepsinin ayrı bir güzelliği ve özelliği vardır ve Burgaz Ada da talep azlığı nedeniyle sakinliği ile bilinir. Ayrıca kamp yapılabilecek bir alana sahip olması kamp sever gençleri buraya çeker.

Sait Faik Abasıyanık’ın hayatının büyük bir kısmını Burgaz Ada’da geçirmiş olduğu ve hikâyelerinde burayı anlattığı bilinmektedir. Sait Faik Abasıyanık Burgaz Ada’nın sembolü olmuştur. Vapurdan indiğiniz anda Sait Faik Abasıyanık’ın heykeli sizleri karşılayacak, adeta evime hoş geldiniz diyecektir.

Burgaz Ada’nın sembolü haline gelen bir başka canlı ise Dost’tur. Attığınız taşları denize dalıp çıkarması ile bilinen bir köpek. Ada sakinleri ve sürekli olarak Burgaz Ada’ya seyahat eden insanlar tanırlar bu köpeği. Geçen sene 2015 yılında “altı numara” isimli plajın çevresinde rastlamak mümkündü Dost’a. Zaten mutlaka insanların yanında biter ve denize taş atmaları için adeta gözlerinin içine bakardı. Bu sezonda Burgaz Ada’ya gittiğimizde ise göremedik Dost’u. Gözlerimiz sürekli onu arıyordu fakat diğer başka köpekler mesken edinmişlerdi burayı bu sefer. Belki bizim orada bulunduğumuz güne mahsus olarak gezintiye çıkmıştır diye düşünürken plajda güneşlendiğimiz sırada önümüzde Burgaz Ada’nın yerlilerinden birine Dost’un nerede olduğunu sorduk. Kendisine çok daha güzel bir alan bulmuş meğerse Dost. İnsanların kamp yapmak için geldikleri Madam Martha Koyu ’na gitmiş, oranın güzelliğinin tadını çıkarıyormuş. :)

Toplam 26 fotoğraf bulunmaktadır
Kabataş sahilinden vapura bindiğinizde ilk önce Kadıköy'e, oradan da Kınalı Ada'ya varıyorsunuz. Vapurun bir sonraki durağı ise Burgaz Ada oluyor. Kabataş'tan Burgaz Ada'ya yolculuk yaklaşık 1 saat 10 dakika sürüyor.

Vapur iskelesinden indiğinizde sizi Sait Faik Abasıyanık heykeli karşılıyor. Heykelin hemen arkası adanın merkezi. Buradan sol tarafa giderseniz (balık restoranlarının önünden veya arkasından-farketmiyor-) 5 dakika içinde "altı numara" isimli plajı bulabilirsiniz. Plaj kum değil, taş. Taşlar denizin içinde de devam ediyor, girmek için terliğinizi veya deniz ayakkabılarınızı yanınıza almanız gerekebilir. Adalarda birçok plajın giriş ücreti yok. Ancak şezlong ve şemsiye ücretli. Plaj alanına galeta, simit, pilav, mısır gibi yiyecek satan satıcılar gelebiliyor. Çay satışı da var.
Eğer merkezden sağ tarafa giderseniz ve deniz kenarından ilerlerseniz bir iki restoran ve çay bahçesinden sonra yol ıssızlaşacak ve yolda küçük küçük özel plajlar göreceksiniz. Burgaz Ada'nın bu bölümündeki plajlarında genellikle tuvalet ve duş bulunmuyor. Aynı istikamette devam ederseniz mezarlıktan hemen sonra Düşler Plajı'nın "girişini" görebilirsiniz. Girişini diyorum, çünkü plajın kendisini görebilmeniz için aşağıya doğru herhalde bir 50 metre inmeniz gerek ki bu, uçurum üzerine yapılmış derme çatma merivenler ile sağlanıyor. Ben devam etmeyip merdivenin ucundan döndüm. Düşler plajını pazarlamaya çalışan yetkili buranın Burgaz Ada'daki en sakin plaj olduğunu söyledi ve bence haklıydı da. Çünkü insanların o merdivenleri inip bu kadar ıssız bir yerde şezlong ve şemsiyeye 10TL vermek isteyeceğini hiç sanmıyorum. Velhasıl burayı tercih ederseniz plajdaki birkaç kişiden biri olacağınıza emin olabilirsiniz. Yola devam ederseniz sonda merkezden yaklaşık 2-3km uzaklıkta olduğunu tahmin ettiğim Kalpazankaya bölgesi var. Burada tutulan, ama fiyatları pahalı olan bir restoran ve yine merdivenlerle aşağıya indiğinizde denize girebileceğiniz küçük bir plaj var.

Burgaz Ada'da 2003'teki orman yangınından sonra yaralar sarılmaya başlanmış gözüküyor. Yeni ağaçlar henüz genç, ama bir 20 yıl kadar sonra -betonlaşma da olmazsa- herşey eskisi gibi olacak gibi. Yalnız üst kısımlarda halen ciddi şekilde ağaç eksikliği var.

Burgaz Ada'nın deniz seviyesinden daha yukarıda olan yerlerini dolaşırken bana enteresan bir şekilde bir köpek eşlik etti. Ben köpeğe kendimce "Dost" ismini verdim. Öğretmen evinin hemen önünde karşılaştığım Dost, bütün bir ada turunda, kah arkamda kah önümde benimle birlikte dolaştı. Dost, bildiğimiz sokak köpeği olmasına rağmen ciddi derecede söz dinliyor. Önden gitmek istediği zaman dönüp size bakıyor. Yol ayrımındaysanız ne tarafa gideceğinizi işaret etmeniz ve "bu taraftan Dost" diye seslenmeniz yeterli. Biraz önünüzden yola devam ediyor. "Bekle" dediğinizde bekliyor ve size fotoğraf çekmek için fırsat veriyor. Zaman zaman sizinle oynamak için yanınıza tekrar geliyor, nispeten saldırgan gözüken diğer köpeklerin sizden uzak durmasını sağlıyor. Burgaz Ada'ya yolunuz düşer de Dost'la karşılaşırsanız benden selam söylemeyi unutmayın.
Ben yürüyemem faytona binerim derseniz büyük Burgaz Ada turu 58TL. Küçük tur ise 45TL.(Fayton durağının hemen önündeki tarifeye göre)

Burgaz Ada'da itfaiye binasının hemen önünde bir bar var. Bazı geceler canlı müzik oluyor. Ada'nın gençleri bu civarda takılıyorlar. Barın hemen solunda Dilek Cafe var. Dilek Kafe yetkililerinden Ferhat Bey, bana burada çay ikram etti. Çok orjinal bir "cafe" yapmışlar. Ben bu alana aslında cafe demek istemem, çünkü sıradan bir cafeye göre çok daha özel bir yer. Dilek Cafe'de çimenlerin üzerinde kurulmuş küçük taburelerde, meyve ağaçlarının içinde kedilerle beraber oturabilirsiniz.

Burgaz Ada, genel olarak bir dinlenme yeri. Gürültüden uzak, plajları diğer adalara nazaran hatun düşürme umuduyla yanıp tutuşan, gözleri fıldır fıldır etrafı kesen dallamalardan bir nebze arınmış bir yer. Her ada gibi Burgaz Ada da biraz pahalı. Merkezdeki restoranlarda basit bir yemek için ortalama kişi başı 20tl ödersiniz. İnsanları nezaketli ve kibar. Dışarıdan gelenle yerli halk arasında ciddi bir nezaket farkı olduğunu anında algılayabiliyorsunuz. Burgaz Ada bana göre İstanbul adalarının en güzeli...
Sayfa: