DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Burger King'te çalışmak


Sonisphere 2011 festivaline gidebilmek,Anders Friden'i birkez olsun canlı görebilmek ve dinlemek uğruna bir aylık süreyle haftasonları çalıştım Burger King'te. Günde 10+ saat çalışacak köle aradıkları için iş başvurumu direkt kabul edip beni işe aldılar. Usülüne uygun olsun diye de kariyer imkanı sunduklarını vs anlatarak da beni mümkün olduğunca işte tutabilecek türde ikna edici sözler de sarfetmeyi ihmal etmediler. Dışardan az çok insanların hangi şartlar altında çalıştıklarını gözlemlediğimden, burada bilet parasını çıkardıktan sonra durmamaya karar vermiştim. Bundandır ki restoran müdürünün abartılı sözlerini dikkate almadım.

En kalabalık ve işlek yerlerden biri olan Bakırköy Capacity alışveriş merkezinde başladım işe. "Çalışma" değil "koşuşturma" esnasında terden sırılsıklam olmamı sağlayan kalın kumaştan yapılma bol tişört ve yine üzerimde bol duran kottan pantolonu giymek ve başıma şapkamı takmak zorundaydım. Yeni olduğum için direkt kasaya almadılar tabi beni. Arkada hamburger yapmayı öğreniyor ve ürünleri tanıyordum. Hamburgerlerin yapıldığı kısım da herkesin bildiği gibi hijyenik bir ortam değildi. Yere düşen pişmiş etin tekrar yerden alınarak hamburger ekmeğinin arasına konulduğunu duyduğum bir restorant olmuştu; fakat burada o derece birşey görmedim. Rastladığım en ekstrem şey; normalde kullanılmaması gereken buzların tekrar bardaklara konularak müşterilere verilmesiydi.

İlk günlerimde hemen bezmemem için beni erkenden gönderiyorlardı. Ama ben yine de kalabalığın verdiği koşuşturmadan yorgun düşüyordum. Çalışma esnasında herkes birbirine bağırıyor, müdür gezinerek sürekli birilerini azarlıyor ve daha çok, daha da çok çalışmamız için bize gaz veriyordu. Bazen boyumu aşan yükseklikte yüzlerce tepsiyi temizliyor, bazen kasiyerlere destek atıyordum. Süresini tam olarak hatırlayamadığım, fakat 45 dk olarak tahmin ettiğim bir yemek molamız vardı sadece. Yemekte restorantta bulunan hamburgerlerden birini seçmek zorundaydık, ama seçtiğimiz hamburger sahip olduğumuz puanın üzerinde olmamalıydı. Yani ben yeni başladığım için whopper yiyemiyordum mesela. Sadece junior whopper tarzı ufak hamburgerleri seçme şansım vardı. Enteresandır ki orda çalışanlar olarak fazla sos alma hakkı bile tanımıyorlardı bize. Haftada sadece üç gün yediğim halde artık hamburgerden bıkmıştım, her gün çalışanları düşünemiyordum bile.

Kasaya geçtiğimde ise herşey daha da zorlaştı. Bazen sonu belli olmayan kuyruklar bekliyordu beni. Acele etmek zorundaydım, sürekli koşuyor ve o da yetmezmiş gibi , o anda boğazlamak istediğim gıcık müşterilerle uğraşıyordum.Hesap işlerini de çok iyi yapmam gerekiyordu, gün sonunda kasadan eksik çıkan para zaten çok çok az olan maaşımdan kesiliyordu. Velhasıl bir ay dişimi sıkarak geçirdim ve 210 liramı alarak bir daha asla geri dönmemek üzere ayrıldım.
Sayfa: