DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Çakmak gazı çeken kız



Toplam 1 fotoğraf bulunmaktadır
Bu akşam yolda yürürken birden sokağın kenarında oturmuş bir kız gördüm.Elinde çakmak gazı tüpüyle kafayı bulmaya çalışıyordu.Orada kimsesiz yapayalnız bir halde oturmuş ve o kadar çaresiz bir görüntüdeydi ki.
Bu soğuk günlerde hepimizin üstünde kalın montları kabanları varken onun üstünde sadece kapşonlu eski püskü bir sweat-shirtü vardı.Bilmiyorum hasta olduğundan mıdır, kafayı bulduğundan mıdır, altına işemişti...
Birden zamanın durduğunu hissettim.Kızın yanından insanlar öylece geçip gidiyor, özellikle kendi hemcinsleri vaziyetini görünce adımlarını hızlandırarak ondan daha çabuk uzaklaşmaya özen gösteriyorlardı.
Bir an için tereddüt etsem ve ben de diğer insanlar gibi ondan uzaklaşsam da birden durdum ve geri döndüm.Acaba onun için birşeyler yapabilir miyim diye düşündüm.Yanına yaklaştım."İyi misin?" diye sordum."Teşekkür ederim" dedi.Kibar, net ve "evsiz bir tinerci"den beklenemeyecek kadar zarif bir ses tonuydu.Hayretle tekrar ettim."İyi misin?"...
"Evet, iyiyim." dedi sessizce.
"Adın ne?"dedim.
"Sibel" dedi.
"Karnın aç mı?Yiyecek içecek bişeyler alayım mı sana?" dedim
"Çok teşekkür ederim." dedi tekrar.Aç olmadığını söyledi.
"Kalacak yerin var mı?Yakınlarda mı oturuyorsun?" diye sordum.
"Var, ama çok yakın değili Kadıköy'de" dedi.
"İstersen seni evine götüreyim." dedim.
"Yok, teşekkür ederim."dedi tekrar.
"Paran var mı?" dedim.
"Teşekkür ederim" dedi.

"Peki" diyerek yavaş adımlarla uzaklaşmaya başladım.Sonra kendi kendime söylenmeye başladım."Ulan oğlum" dedim kendime."Paran var mı?" dersen olmasa bile istemeyebilir elbette."Paran var mı" diye sorulur mu hiç?.Gideceksin parayı vereceksin olucak bitecek.

Sonra geri döndüm.Burnu gaz tüpüne dayalı bir vaziyette yine oradaydı.Tekrar yavaş ve kibarca yaklaştım."O elindeki şey ne kadar zararlı biliyor musun?Beynini eritir o adamın, hadi bırak ta ver onu bana." dedim.Elindeki tüpü bana uzattı ve "Lazımsa veriyim" dedi paylaşımcı bir tavırla.Elinden tüpü aldım ve cebimden çıkarttığım paraları ona uzattım.Kirli ellerini açtı ve parayı avucuna koydum.Birden kafasını kaldırdı, gözleri parlıyordu.Canlı bir ses tonuyla " Çok teşekkür ederim, çok teşekkür ederim" dedi ve birden kalktı ve koşmaya başladı.Sevinç içerisindeydi.

Çukurcuma'yı Cihangir'e bağlayan yokuşu yavaş adımlarla tırmanırken Sibel'in önümde neşe içerisinde hafif zıplamalı koşuşunu izliyordum.Yokuşun sonlarına geldiğimde Sibel gözden kaybolmuştu.

Hemen 2 dakika sonra bir dükkanın yanından geçerken tanıdık bir ses duydum, "Çakmak gazı var mı?"
Ses hemen yanımdaki dükkanın önünden geliyordu.Dükkanın sahibi kapı önünde Sibel'le konuşuyordu."Var" dedi.

-Kaç para?
-3,5
-2,5 olur mu?

Dükkan sahibine bu kıza çakmak gazı satarsa nasıl kullanacağını söyledim.Söylediğim anda da Sibel bana baktı.Hafifçe gülümsedi ve hızla oradan uzaklaştı...
Dükkan sahibine olayı kısaca anlattım."İyi oldu beni uyardığın" dedi ve iyi akşamlar dileyip oradan da evime geldim.
iyilik mi yaptım, kötülük mü bilemedim.
Sayfa: