DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Cebu


Sabah erken kalktım bugün ve saat 8.00 sularında ilk işim bakery'e gitmek oldu. Bakery dediğime bakmayın. Normalde fırın derdim ama Filipinler'deki bakerylerde bizim ekmeklerden olmadığı için fırın diyesim gelmiyor. Ama onların da "pan de sal" dedikleri bir un mamulü ürünleri var. Hiç fena değil. Sıcağı daha makbul.(bizdeki ekmeğin de sıcak olanı makbuldür bilirsiniz, işte onun gibi)
Sıcak pan de sal var mı diye soruyorum bakerydeki tezgahtara. "Sıcak yok" diyor . Sıcak pan de sal için sabah gelmem gerektiğini söylüyor. Saatime bakıyorum, "e hala sabah" diyorum. Gülüyor. Cebu'da hayat erken başlıyor. Bakeryler ise 24 saat çalışıyor.

24 saat açık seven-elevenlar, fast food restoranlar, kahve dükkanları ve hatta sari sari store'lar(yani bizdeki bakkallar)... Cebu'da gece açık iş yerleri hayli fazla. İşsizlikten kırılan Türkiye'de neden gece çalışılmaz anlam veremiyorum. Bizde de gece çalışabilecek iş yerleri 24 saate bağlansa işsizlik sorunu bir ölçü çözülmüş olur diye düşünüyorum.

Cebu, Filipinler 'in merkezinde Visayas Bölgesi'nde çok hızlı gelişen bir şehir. Öyle hızlı gelişiyor ki şehre "Ceboom" diye bir lakap takmışlar. Geçen sene 3 milyon olan nüfus bu sene 4 milyon oldu diyorlar. İnsanlar akın akın göç ediyor Cebu'ya. Filipinler dışından da gelenler hayli fazla. Bunu fırsat bilen yönetim de inşaat projelerine destek veriyor. Her yere condominium (kısaca condo) inşaa ediliyor. Filipinler'de yabancılara arsa veya ev alma izni yok. Yani biz sadece condo alabiliyoruz. Arsa ya da ev almak için bir Filipinli ile evlenmeniz gerekiyor. Ülkede sizin pasaportunuzla diğer ülkelerin pasaportları arasında pek bir fark yok.

Ama Cebu'da Türkiye genel anlamda maalesef bir Arap ülkesi gibi algılanıyor. Bu yüzden bizim ülkeden gelip burada yaşayan bazı Türkler'in yabancı isimler kullandığını gördüm. Mesela bizim bir arkadaş var, adı Mustafa. Kendi ismini kullanmak istemiyor biriyle tanıştığında. "Adın ne?" diye sorulduğunda "Masti" diyor.(Musti'nin ingilizce okunuşu gibi yani:)) Bunu yapmak bir ölçü mantıklı olabilir. Çünkü Dünya'da müslüman bir ülkenin vatandaşı olanlara pek iyi gözle bakılmıyor. Başta söylediğiniz söze göre oluşan önyargıyla mücadele etmektense daha en baştan küçük pembe bir yalan söylemek işe yarayabiliyor. (Masti örneğinde bunu çokça gözlemledik)

Cebu denildiğinde anlayabileceğimiz iki yer var. Biri direkt Cebu Şehri, diğeri Cebu şehrini kapsayan ve daha farklı yerleşim yerlerini de bünyesinde barındıran Cebu Adası. Ben bunları iki farklı başlık altında anlatacağım. (Cebu'da yaşayan biri olarak bu tecrübemi ara sıra güncellemeyi düşünüyorum, gelecek özel mesajlar dahilinde de tecrübeye ek yapabilirim)

Cebu Şehri

Cebu Şehri kalabalık, trafik can sıkıcı (ama yine de Manila kadar değil) ortam dünyadaki bir çok şehre göre daha kirli. Sokaklarda gezen hamam böcekleri, fareler... Ama tüm bunlara rağmen çok seviyoruz Cebu'yu. Peki neden?

Çünkü Cebu özellikle yabancılara özel şeyler vaad ediyor. İnsanlar burada size saygı duyuyorlar. Sizi yabancı olmanızdan dolayı -yozlaşmanın da etkisi ile- üstün bir ırk olarak kabul ediyorlar. Bu da herşeyi değiştiriyor. Yabancı dil konuşuyor olmanıza rağmen sohbetleriniz daha kayda değer kabul ediliyor. Bilirsiniz Türkiye'de insanlar size öcüymüş gibi bakar. Belki siz de biraz onlara öyle bakarsınız. Ya da menfaat konuşur. İnsanların genel olarak parası olanı daha ciddiye almak gibi bir huyları vardır. Cebu'da yabancıysanız paranızın olduğu düşünülür ve ciddiye alınırsınız.

Özellikle gençseniz ve yabancıysanız (ki genç dediğim 50 yaş altına tekabül eder Cebu'da) inanlar sizi çok severler buralarda. Rahatlıkla herkesle iletişim kurabilirsiniz. Aslında birçok uzak doğu ülkesine göre Filipinler biraz daha muhafazakar kabul edilir. Sorduğumda eskiden daha muhafazakar olduğu söyleniyor, şimdi işler değişti deniyor ki burada çok büyük bir haklılık payı var. Özellikle Tayland'la çok sık kıyaslanan bir ülkedir Filipinler ve bu alanda Tayland'a göre artıları ve eksileri elbette var. (Bunu da "Tayland mı Filipinler mi? " yazımda değerlendirdim, kendim Filipinler 'de karar kıldım) Gerçi Filipinler alt kümesi dahilinde de belki Manila mı Cebu mu başlığı altında yeni bir tecrübe daha yazmalıyım.

Cebu büyük şehir olmasına rağmen çevresinde birkaç saat mesafede çok güzel taşra bölgeleri barındıran bir şehir. Dolayısıyla şehir yaşantısının boktanlığından her an kurtulabiliyor olduğunuzu bilmenizin bünyenizde yarattığı etki pek hoş oluyor.

Bana göre Cebu Şehri şu anda sosyalliği 3 ana merkezde topluyor: Birincisi Fuente Osmena bölgesi. Şu anda şehirleşmenin en çılgın olduğu, her tip insanı ve çokça yabancıyı barındıran, gece ve gündüz yaşantısı arasında dağlar kadar fark olan birçok yere ulaşmanın oldukça kolay olduğu bir nokta.

İkincisi Cebu Business Park. Bu bölge şehrin en gözde alış veriş merkezi olan Ayala 'yı barındırdığı için çok tutuluyor. Aynı zamanda adından da anlaşılacağı üzere bir iş merkezidir Cebu Business Park. Palmiye ağaçları ile yapılmış peyzaj düzenlemeleri şehrin bu kısmına gerçekten daha "elit" bir hava katıyor.

Üçüncüsü ise IT Park. Özellikle çağrı merkezi ve IT çalışanları burayı sosyal bir bölgeye çevirmiş durumdalar. Çağrı merkezi çalışanları Filipinler'de toplum ortalamasının üzerinde para kazanıyorlar. Yüzlerce çağrı merkezini barındıran IT Park elbette burada çalışanların kazandıklarını harcamaları için iş yerlerinin çevresine çeşitli restoranlar, gençlerin takılacağı pub, cafe gibi yerlerle dolmuş.
Sayfa: