DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Celal Birsen



Toplam 1 fotoğraf bulunmaktadır
Celal Birsen, kendi ismiyle oluşturduğu markasında şemsiye alanında devrim yapmış bir iş adamıdır.

Geçen aniden yağmur yağmaya başlayınca aklıma geldi. Her zamanki gibi nereden çıktığı belli olmayan şemsiyeciler 10TL'ye "yağmura şemsiye" diye bağırarak şemsiyelerini satmaya başlamışlardı.

Celal Birsen de 1985 yılında Eminönü'nde bu şekilde işe başlamış. Kapı kapı dolaşıp birçok yerden geri çevrilse de yılmadan işine devam etmiş ve sonunda Dünya'nın en önemli şemsiye markalarından biri olmayı başarmış.

"Şemsiye dediğin nedir ki?" derdim. Ara sıra aldığım ucuz dandik şemsiyeler çok geçmeden kırılınca, iş yerimden her yıl 2 adet verilen über şemsiyeler rüzgarda ters dönüp kullanılamaz hale gelince genel olarak şemsiyelerin ömrünün kısa olduğunu zannederdim.

Bundan yaklaşık 5 yıl önce yine yağmurlu bir günde Mecidiyeköy civarlarında o dönemdeki kız arkadaşımla yürüyerek bir yere yetişmeye çalışıyorduk. Aniden yağmur başladı.Tabi işte o anda piyasaya çıkmıştı o 5-10TL'ye şemsiye satanlar. Tam şemsiyecinin yanından geçerken kız arkadaşımın "şemsiye alalım" şeklinde gelen talebini, "bu kadarcık yağmurda şemsiye ile ne işimiz var" diye geri çevirince o anda dırdır başladı. Kız arkadaşımın "ne cimrisin sen, bi 5 liralık şemsiye almıyorsun!" gibi sözleri eşliğinde yürümeye devam ediyorduk. Tabi bana göre "çiseleyen" yağmur kız arkadaşıma göre "bardaktan boşalırcasına" yağıyordu. Birazdan fönü bozulacaktı ve işte o zaman kıyamet kopacaktı. Bu arada hem yağmur hem de dırdır şiddetini arttırıyordu...

Hemen birkaç dakika sonra Cevahir'in önünde bir şemsiye standı gördüm. Hemen standa gidip kaptım bir şemsiye ve cüzdanımı çıkardım. Ne kadar diye sordum ve gelen cevapla bir şok daha!

"Bugün kampanyalı %50 indirimle sadece 30TL!"

Kendime göre güzel gözüken bir şemsiyeyi alıp pakedini açmış ve ödemeyi yapmak üzere cüzdanımı çıkarmıştım bile. Ancak az önce 10 liralık şemsiyeleri almamış olan yine bendim ve "sadece 30TL" olan fiyat kulağımda çınlıyordu. Bu da bir Celal Birsen tecrübesiydi işte!
"Evet" dedim içimden. Yağmur, stand ve kız arkadaş faktörü "kazığı" yememe sebep olmuştu. Tecavüz kaçınılmaz ise zevk almaya bakacaktım. İtiraz etmeden parayı ödedim...

Yağmurda-karda klasik kullanım dışında bu şemsiyeyi rüzgara karşı dahi kullandım! Aradan geçen onca yıla rağmen şemsiyeye hiç birşey olmadı. Sapasağlam kullanmaya devam ediyorum. Şunu farkettim ki : Celal Birsen şu ana kadar aldığım en ucuz ve en kaliteli şemsiyeydi!
Hatta artık benim için şemsiye olmaktan çıktı. Kendisine şemsiye değil Celal diyorum. Öyle kalitelidir işte Celal Birsen. Tavsiye ediyorum!
Sayfa: