DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Çıkar ilişkileri


Geçen gün arkadaşımla konuşuyorduk. Karşılıksız sevmek istediğimiz kadınlardan konu çıkar ilişkilerine geldi. Ben karşılıksız sevdiğimiz insanlarla bile aramızda bir çıkar ilişkisi olduğunu savunuyorudum. Arkadaşım çıkar ilişkisi diyemeyeceğin bir ilişki var mı diye sordu bana. Düşündüm bir süre. Sonra herkesin aklına bu konuda Aile fertleriyle olan ilişkilerin geleceğini söyledim. Fakat bu bile bir çıkar ilişkisiydi benim görüşüme göre. Acımasızca bir teoriydi fakat doğru olduğuna emindim. O andan itibaren arkadaşımla sorgulamaya başladık.

Ona bir annenin çocuğunu karşılıksız sevemeyeceğini anlatmaya çalıştım. Bir annenin çocuğunu sevmesini çok rahat bir şekilde çıkarlara dayandırabileceğimi anlattım. Tezimi şu görüşlerle destekledim.
-Bir anne çocuğunu, kendinden bir parça olduğu için seviyor, aslında kendi parçasının çıkarları için seviyordur. Yani kendisini ne kadar seviyorsa, çocuğunu da o kadar sevebilir, daha fazla sevme şansı yoktur. Karşı tez olarak annenin çocuğu uğruna ölümü göze almasını gösterdi. Fakat işin aslı, herhangi bir insan bile kendisinin daha önemli bir parçasının çıkarı için başka bir parçasını feda etmeye hazırdır. Zehir içeren vucudun herhangi bir uzvunu, geri kalanı kurtarmak için feda etmek ne kadar mantıklıysa, bir annenin daha uzun yaşamasını istediği parçasını korumak için vakti azalmış kalan parçasını feda etmesi o derece mantıklıdır.
-Bir anne aslında çocuğunun başarılarını görmek için seviyor. Onun nasıl büyüdüğünü görebilmek, onun ne kadar iyi bir insan olduğunu ayakta nasıl durabildiğini görmek istiyor. Onun gururlanabilmeyi istiyor. Etrafından ne kadar iyi bir evlat yetiştirdiğine dair geri dönüşler alabilmek istiyor.

Bu sunduğum görüşlerden sonra arkadaşımda görüşlerime karşı çıkamadı. Bu kez bakış açısını değiştirmeyi denedi. Aslında her ilişkide çıkar vardır, fakat bu her zaman kötü olmak zorunda değildir. Bazı çıkarlar iyi olabilir. Mesela çocuklarını dilendirip onlardan para kazanmak isteyen bir baba kötü çıkarlara sahiptir. Fakat her gün evine ekmek getiren, çocukları reşit olduğu zaman bile onlara karşılıksız bakan baba ise vicdanını rahatlatmak için, iyi çıkarlarla yapmaktadır.

İlk görüşte mantıklı gelen bu görüşü şu şekilde çürütmeyi denedim. Çocuklarını dilendiren baba aslında ailesine bakamayacağını bildiği için yapmaktadır bunu. Aslında tek isteği ailesinin geçinebilmesi için iş gücünü çocuklar arasında bölüştürmektir. Ve ailesine karşılıksız ekmek getiren baba ise aslında çocuklarının işini eline almasını beklemektedir, bu sayede kendisi çalışmayacak ve ona çocukları bakacaktır. Bu babaların çıkarlarının kötülüğü ve iyiliğinden bahsedemeyiz. Bu fark bakış açısından ortaya çıkmaktadır. Bir seyin sadece iyi yada sadece kötü olmasından bahsedilemez. Bu sadece bizim yorumlamamızdan ibaret birşeydir. Ortadaki tek gerçek ise, bir çıkar olduğudur. Çünkü ne baba çocuklarımı kötü amaçla kullanayım diye dilendirmektedir, ne de iyi çıkarlarım için onları besleyeyim diye düşünmektedir. Sadece kendi çıkarlarını karşılamaktadır.

Buda bizleri başlangıç noktasına, yani çıkar ilişkilerine getiriyor. Sevgilinizle olan ilişkinin çıkar içermemesini beklemek yanlış bir düşüncedir. Siz çıkar sağlmadığınızı düşünsenizde, ortada karşılıklı bir çıkar vardır. Çıkar hiçbir zaman tek taraflı değildir, hiçbir zaman tek taraflı olmamıştır ve hiçbir zaman olamayacaktır. İnandırıcı gelmiyorsa kendi yaşadıklarınızı sorgulayın. Tek taraflı bir çıkar olduğuna inandığınız bir olaya bakın. Çıkarları için sizi kullandığını düşündüğünüz bir insanın, o çıkarlarını farkettiğiniz zamana kadar sizin çıkarlarınızı karşılamadığını iddia edebilirmisiniz?

Ha birde şöyle komik bir tez vardır ki, bu çıkar ilişkilerini yaşayanları, manevi eksiklikleriyle, dini inançlarının yetersizliğiyle ve dinsizlikleriyle suçlarlar. Onlara sorun bakalım, cennet ve cehennem olmasaydı ne yapacaklardı? Neden sadece cennetteki sınırsız huri imkanını kaçırmak istemediklerini itiraf etmekten kaçındıklarını sorun. Cehennem ateşinden kaçmak ne zamandan beri bir çıkar olmaktan çıkmış.

İnsan önce sorgulamalı. Ve bu sorgulamaya kendinden başlamalı.
Sayfa: