DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Çin hükümetinin teknoloji firmalarını yasaklı tutmasının gerçek nedeni


Bildiğiniz gibi Facebook'un veri sızdırma vukuatları geçtiğimiz dönemde ayyuka çıkmıştı. FB'nin kullanıcılardan topladığı verileri yüzlerce kategori altında algoritmik şekilde düzenlediğini ve bu bilgiler ile uluslar arası politikada dahi analiz yapabilecek bir veri devi haline geldiğini günümüzde bilmeyen zaten zır-cahildir. Ama nedense pek çok ülke halen facebooka karşı önlem almış görünmüyor. Buna Türkiye'de dahil.

Hal böyle olunca biliyorsunuz bu veri savaşlarına ilk önlem alan ülke Rusya oldu. Facebook yerine Vk'leri, google yerine Yandex'leri ve whatsapp yerine ICQ'ları var-Gerçi icq müthiş bir şekilde hack saldırısına uğradı ve pert olmuştu en son- Dünya'da belki de güç dengelerinin sağlanması, teknoloji ve para devi olan ABD'ye karşı Rusya gibi önemli bir ülkenin aynı internet potasına girmemesi çok önemliydi. Zaten biliyorsunuz FB, Youtube ve google gibi devler artık dünyada web-masterlığın sonunun gelmesine sebep olacak gibi görünüyor ki bence bu pek hoş bir durum değil.

Bütün bunlar olurken Çin'de neler oluyor peki? Çin bir dünya devi konumunda olduğu halde kullandığı dil ve alfabe genel kabul görmüş latin harflerinden uzakta olduğu için biliyorsunuz sesini dünyaya duyurmakta hala güçlük çekiyor. Bu alanda son zamanlarda önemli adımlar atmaya başladılar ve önümüzdeki yıllarda göreceksiniz Çin'de neler olduğu ile ilgili daha fazla bilgi sahibi olmaya başlayacağız.

Konumuza geri dönecek olursak, Çinliler internet devlerinin veri savaşlarında hamlelerini çok önceden yaparak FB, Youtube ve Google gibi siteleri büyük ölçüde ülkelerinden uzakta tutmayı başardılar. Bu sitelerin yerine Rusya örneğindeki gibi başka hizmetler sunarak uluslarını çağın sömürgecilerinden koruma hususunda şu anda başarılı olmuş gözüküyorlar. Bazı Çinli vatandaşlar bunun "özgürlük" karşıtı olduğunu düşünseler de bunun ilk önce bir veri-analiz yani bir başka sözle ticari ve teknolojik bir savaş olduğunu görebiliriz. Çin'de halkın bir kesimi VPN servisleri aracılığı ile hala Amerikan sitelerini kullanıyor-kullanmaya çabalıyor. Tabi Çin aynı zamanda bir ticari dev ve inanılmaz bir insan kaynağı olduğu için gücünün farkında. Günümüzde Amerika'ya meydan okuyabilen ender ülkelerden. Bu anlamda Amerika'nın önde gelen teknoloji firmalarını ülkelerine sokmuyorlar.

Çin'in yasakladığı firmalara bir göz atalım:

*Google, Duckduckgo, Bing
*Youtube
*Facebook, Instagram, Twitter
*Wikipedia
*WSJ (Wall Street Journal)
*The Economist
*Bloomberg
*Reuters

ve niceleri...

TV programları ve filmler Çin'de yayınlanmadan önce dikkatle seçiliyor. Netflix gibi servisler özel lisanslarla süzgeçten geçirilerek hizmet verebiliyorlar. Çin'in batıdan ithal ettiği filmler çok genellikle sadece çizgi film ve animasyon kategorisinde. Tarihi veya politik içeriği olan veya herhangi bir manipülatif-provakatif etkisi olabilecek hiçbir filmi asla ve kata yayınlanmıyor. Ve hatta herkesin kendi istediği gibi yazabildiği blog siteleri dahi Çin'de yasaklı durumda. Bu durum açıkça bize gösteriyor ki Çin bilginin nereden geldiğini, içeriğini, nasıl ve ne sıklıkta kullanılacağını kontrol etmek istiyor.

Tabi bununla yetinmiyorlar; ani mesajlaşma ve iletişim servislerini de banlamış durumdalar. Bunların içerisinde çok bildiğiniz messenger, whatsapp, viber, line, telegram ve çok fazla bilmediğiniz 500'ün üzerinde google mesajlaşma servisi de var.

Bütün bu yukarıda aktardığım servislerin yerine Çin kendi yazılım ve teknolojileri ile hizmet vererek bilgiyi kontrolü altında tutmak istiyor. Onların Wechat, weibo ve taobao'ları var.

Google maps, google drive, dropbox ve hatta zamanında ülkemizde neden banlandığına dair her kesimin çokça tartıştığı uber'i bile banlamış durumdalar. Yalnız bu noktada Uber'in Çin'de farklı bir yeri var.

Çin'in kopyalama üzerine bir dünya markası olduğunu hepimiz biliyoruz öyle değil mi? Her türlü ürün ve teknolojiyi gelişmiş ters mühendislikleri ile çok kısa sürede kopyalayabiliyorlar. Bu özelliklerinden faydalanmak için zaman zaman kendi ülkelerinde olmayan teknoloji, ürün ve hizmetlerin ülkeye girmesine izin veriyorlar. İzin verdikleri ürünün veya hizmetin nasıl çalıştığını-işlediğini iyice anladıktan sonra onu bire bir kopyalıyorlar ve daha da geliştiriyorlar. Sonra da izin verdikleri yabancı menşeeli ürünü ülkelerinden banlıyorlar veya hizmetlerini sınırlıyorlar. Bu şekilde kendi şirketlerinin önünü açıyorlar.

Çin ve Amerika'nın kağıt üzerinde barış halinde olan iki ülke olduğunu biliyoruz. Ama dünyada siber savaşların devam ettiğini ve kullanıcılarının hemen hemen tüm bilgilerini elinde bulunduran ve genellikle Amerikan menşeeli olan firmaların bu verileri yeri geldiğinde bir silah olarak kullanabileceğini artık hepimiz tahmin edebiliyoruz.

Bu anlamda birçok teknoloji şirketinin büyük umutlarla Çin piyasasına girmeye çalıştığını fakat hayal kırıklığı yaşadıklarını görüyoruz. Hayal kırıklığı yaşayanların en başında da Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg geliyor.
Peki Mark, Çin piyasasına girebilmek için bugüne kadar neler yaptı:
1- Çin'e defalarca gitti ve görüşmeler yaptı.
2- Çinliler'e hoş gözükebilmek için Çince (Mandarin) öğrendi.
3- Tsinghua Üniversitesi'ne üye oldu.
4- Xijinping'le arkadaş oldu.
5- Bir Çinli olan Priscilla Chan ile evlendi.
6- Ve ilk doğan çocuğunun ismini Xijinping koydu. (4.maddeye dikkat)
*Paylaştığım videoda Mark Zuckerberg'in Çinliler'in yeni Çin Yılını Mandarince konuşarak kutladığını görebilirsiniz.
.
.
Ve Facebook, Instagram ve Whatsapp Çin'de hala yasaklı...
Sayfa: