DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Devrim arabaları



Toplam 1 fotoğraf bulunmaktadır
Devrim Arabaları, projede çalışan o muhteşem kadronun olağan üstü çabasını izledikten sonra, Türkiye'nin ilk yerli otomobili cumhurbaşkanı Cemal Gürsel ile ilk yolculuğuna çıktığında sonucu bildiğimiz halde "hadi olsun, gitsin bu araba" hissiyatı yaratan bir film. Filmde devrim arabasının benzininin bitmesi sebebiyle durması üzerine meclis meydanından bu tarihi anı canlı yayınlayan radyoda "Devrim aniden durdu muhterem dinleyiciler" denilmesi sanki Türkiye'de üretim için yapılmış onca devrimin durduğunun anons edilmesi gibidir.

Devrim Arabaları, cumhuriyetin ilanından sonra her alanda özgürleşen Türk insanının toplumsal özgüven eksikliği ile kendi kendisini zincirlediğine dair mesajlar içeren çok özel bir film. Filmin Türkiye'de yaşayan herkes tarafından izlenmesi gerekir. Nitekim bugünün Türkiye'sinde birçok kişi eminim ki kendini eli kolu bağlanmış hissediyordur. Ne iş yaparsanız yapın, illaki saçma sapan engellerle karşılaşıyorsunuzdur. Maalesef "Türkiye'de hiçbir başarı cezasız kalmaz."

Devrim Arabalarını'nın yapılmasındaki üstün başarının bu denli bastırılması ve dönemin yöneticilerinin bu tarihi olayın farkına varamamaları ise derin bir vizyonsuzluk örneğidir. Duran otomobilden inen reis-i cumhurun "Garp kafasıyla otomobil yaptık ama şark kafasıylan benzin koymasını unuttuk." sözü her ne kadar karizmatik bir söz gibi gözükse de aslında o anda söylenmesi gereken söz gayet açıktır. Ben Cemal Gürsel'in yerinde olsam, "Siyah otomobilin ilk yerli otomobil olması dışında aynı zamanda ilk makam aracı olarak kullanılmış araç olması sebebiyle tarih boyunca hatırlanacak uygun bir yerde özel olarak sergilenmesini istiyorum. Bu esnada beyaz otomobili kullanacağım." minvalinde bir açıklama yapardım.

Ama Cemal Gürsel ne yapar? "Garp kafasıyla otomobil yaptık ama şark kafasıylan benzin koymasını unuttuk." sözünden hemen sonra projenin durdurulmasını emreder. Proje kapsamında yapılmış 4 otomobilin Devlet Demiryolları'na dağıtılması için talimat verir. Demiryolu fabrikalarının muhasebesinde otomobiller için ayrılmış ayrı bir masraf kalemi olmadığından kimse bu işi üzerine almak istemez. Bu nedenle otomobillerden üçü bir hafta sonra hiç denenmeden hurdaya çıkartılır.

Aslına bakarsanız Cemal Gürsel ilk yerli aracın yapılmasını en çok isteyenlerden biridir ve projenin başlatılması için bizzat kendisi talimat vermiştir. Ancak projeyi yeterince sahiplenmemiş ve ufacık bir olumsuzlukta arkasını dönüp gitmiştir.

Fotoğraftaki tecrübe plakalı otomobil ise Eskişehir'de kalır ve Devrim Arabaları projesinde görev alan mühendislerden Kemalettin Vardar tarafından yıllarca kullanılır. Otomobil hala çalışır durumdadır.

Toplam 1 fotoğraf bulunmaktadır
Devrim arabaları, Devlet Demiryolları' nda yetişmiş, neyi nasıl yapacakları konusunda bilgisi olmayan hatta otomobil sahibi bile olmayan 23 mühendis tarafından 130 gün gibi kısa bir süre içinde yapılmıştır. "Otomobil üretmek pembe bir rüya, paramızı sokağa atıyorsunuz." şeklinde zihniyete sahip olan halka ve bu üretime engel olmaya çalışan gazeteci ve bürokratlara karşı Devrim arabaları büyük bir emek ve gayret sonucunda tamamlanmıştır. Ama maalesef Cumhuriyet Bayramı törenleri sırasında Cemal Ağa'yı taşıyan siyah devrim benzin probleminden dolayı durmuş ve tüm gazeteciler bunu, "Devrim yolda kaldı" olarak manşetlerine taşımışlardır.Bu büyük başarı yok sayılmıştır."Türkiye'de hiçbir başarı cezasız kalmaz" düşüncesini doğrulamıştır.
Projede yer alan mühendislerin en genci Kemalettin Vardar bu günlerde tepkisini şöyle dile getirmiştir: "Devrim bizim için ’yapamazsınız’ diyenlere karşı bir namus davasıydı. Yaşadığımız birçok şey hiç kolay olmadı. 75 yaşındayım ve hálá çok öfkeliyim." devrim namus davamızdı
Tolga Örnek de bunu sinemaya aktarmıştır. Her ne kadar çok başarılı bulmasam da belgesel tadında olup bize bazı gerçekleri göstermesi filmi izlenilebilir kılmıştır.
Sayfa: