DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Eğlence bağımlılığı


Televizyonu açıyorum; her yerde reality şovları, insanların birbirinin kuyusunu kazdığı yarışma formatları, siyasi propagandalı haberler, algı operasyonları, dandik diziler... Programların içinde de dışında da her yer reklam olmuş.
İnternete bakıyorum; internet dediğin “sosyal olduğunu zanneden” medyadan ibaret olmuş. İnsanları kutuplaştırmaktan başka bir şeye yaramayan içerikler, ruhsuz fotoğraflar-videolar… Arama motorlarında çıkan çöp yığını içerikler ve adresler. İnsanlarda anormal bir dikkat çekme çabası, herkes kendisini pazarlamaya çalışıyor. Dışarı çıkıyorum her yer insan. Herkes yolda durup özçekim yapıyor. Eve gittiklerinde sanal profillerine koyacaklar fotoğraflarını. Gerçek dünya sanalın kısa bir hazırlığı artık. Gerçeklik sanal, sanallık gerçek olmuş. Kafelerde, restoranlarda insanlar cep telefonlarından kafalarını kaldırmıyorlar. Dışarıda kurabileceğim bir iletişim yok. Herkes faydacı, nerden menfaat geleceğine odaklı.
Kendime bakıyorum; yozlaşmışım! Çabuk eğlence arıyorum herkes gibi. İlgi çekemediğim zaman bunalıma giriyorum. Her şeyin acilini, hemen olanını seviyorum. Bir fotoğraf paylaşıyorum, hemen beğenilsin istiyorum. Bir yazı yazıyorum, yorumlar-özel mesajlar yağsın, herkes benimle ilgilensin istiyorum. Herkesin kendi çabaları, umutları olduğunu unutuyorum. Çünkü tek önemli olan benim! Ben! Ben! Ben! Başka hiçbir şey yok! Dünyayı kendi gözlerimden görüyorum. Karşımdakinin yerine geçip empati kuramıyorum. “Kursam da fayda etmiyor nasıl olsa” diye düşünüp denemiyorum da artık.
Yeni bir şey keşfetmek, yeni bir kitap okumak, yeni bir insan tanımak mı? Enerjim yok, zamanım yok. Zaten dikkatim çabuk dağılıyor. Yani aslında bunları yapabilecek kabiliyetim yok! Ama ne hikmetse yine de özel hissediyorum kendimi. Ben farklıyım! Beni fark etmeli insanlar!
Sonunda ne oluyor? Yalnızlaşıyorum herkes gibi. Ama kendimce bundan da bir pay çıkarmaya çalışıyorum hemen. Bunun için ne mi yapıyorum? Yalnızlığımla övünüyorum. Yalnızlığı kendim tercih etmiş gibi yapıyorum. Zaten bir yerden sonra da yalnızlığa alışıyorum. Sıkıyor beni insanlar. Onları sıradan ve bencil olmakla suçluyorum. Kendi sıradanlığımı fark edemiyorum. Aslında herkes gibi olduğumu kendime itiraf edemiyorum. İnsanlar samimiyetten uzaklar. Aynı benim gibi. Davranışlarım dalga dalga toplumsallaşmış, en samimi olanları bile yok olmaya mahkûm etmişim. “İnsanlar beni anlamıyorlar” diyerek üstüne tüy dikiyorum iticiliğinin zirvesindeki bir ergen gibi. Ama nasıl oluyorsa, asıl samimi olanın “ben” olduğunu iddia ediyorum hala!
Sayfa: