DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Empyrium


Empyrium'un yeni albüm çıkartmadan önce yapması gereken çok önemli bir iş var bence : Demo albümlerini yeniden derleyerek dinleyiciye ulaştırmak. Demo albümlerinin, demo olarak kalması kendilerine belki daha değerli geliyor olabilir, ancak kalitesiz enstrumanlar ve kötü stüdyo koşullarında yapılmış olduğu her halinden belli olan bu albümü daha temiz dinlemek benim gibi bir çok dinleyicinin hoşuna gidecektir eminim. Hatta misyonlarını tamamladıklarını ve artık albüm yapmayacaklarını açıkladıkları zaman da "tamam ama en azından şu demoyu bi toparlayın da ondan sonra bırakın" diye içimden geçirmişliğim vardır.

Fakat evet, kıymetli gruptur Empyrium... Albümlerindeki karanlık hava, bir benzerinin olmayışı, yaptıkları işi anlamlı bir felsefik altyapıyla süslüyor oluşları bir başkadır. Bana uzun süredir en iyi parçaları videosunu paylaştığım "Lover's Grief" gibi geliyor.

Lover's Grief'in sözleri ise şu şekildedir :

One gothic moon thy shine encharmest me tonight
Bereavest me of sleep, makest me wander under thy light.
Thou letst abloom my heart until the very last of thy ray,
Shine! Bereaver of sleep, ere black clouds hide thee away....

I know this can't be eternal!
No love hath ever conquered the borders of time!
No beauty is everlasting, not even thine!
But o how I wished your heart would fore'er be mine...

Thy eyes caress myself to endure these painful lies...
The moon's persistance makest me ask...
Why can't we be stars?
Stars that shine forever...
Stars that unite with the night...

At the horizon the dark stormclouds of sorrow have gathered their might,
neither the moon nor the stars reveal their light this night
...and rain is falling, pouring down into my soul,
while wild weeping clouds enwrapp me in their woe
1994 yılında Almanya'da Ulf Theodor Schwadorf isimli melankolik Alman genci tarafından grubun temelleri atılmıştır. Kendi halinde melodiler yaratmaya çalışan Ulf daha sonraları yakın arkadaşı Andreas Bach'ın da katılımıyla şuanki Empyrium'un temelini çıkmaya başlamışlardır. İlk zamanlarda grupta sanatçı eksikliğinden dolayı ilk demolarının çıkması zaman alsa da sonraları sanatçı eksikliğinin giderilmesiyle grup ufak prova stüdyolarına veya ormanlara kendilerini atarak çalışmaya başladılar. Fakat grup içerisinde yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle sürekli bir parçalanma sıkıntısı meydana geliyordu. Ulf ise kalabalığın yarattığı bir sıkıntı olarak açıklıyordu bunu.

Ulf ve Andreas grupta kalan yalnızca iki kişiydi. Nihayet "Prophecy Production" tarafından keşfedildi ve 1996 yılında "A Wintersunset" isimli albümleri çıktı.Albüm konsept olarak o zamanda yer alan gruplardan çok farklı idi ve bu yüzden çok dikkat çekti. Ulf ve Andreas dışında yan flütte Nadine yerini aldı. 1996 yılında ilk konserlerini verdiler; fakat konserde çok fazla kişinin intihar sonucu hayatını kaybetmesinden dolayı gruba konser yasağı geldi. Grup uzun bir süre konser veremedi ve ikinci albümleri olan "songs of moors & misty fields" albümünü çıkardılar. Grup artık underground doom dinleyicisi tarafından tanınıyor ve albümleri geniş kitlelerce satın alınıyordu. Grup en çok kendisini "ode to melancholy" parçasıyla tanıttı ve bu parçayla prochecy production oldukça kara geçti.

1999 senesinde piyasaya sürülen albüm diğer albümlerine hiç benzemiyor aksine çok soft ve çok sade bir albümdü. "Where at night the wood grouse plays" isimli albümlerini diğer albümlerden ayıran 4 tane büyük fark vardı; 1. si elektro gitar hiç kullanılmamıştı. Albümün gitarları sadece klasik gitardan oluşuyordu. 2. si ; davul hiç kullanılmamıştı, 3. sü ise kesinlikle brutal vocal yoktu. 4. sü ise, ikinci bir erkek vocal kullanılmıştı. Almanya'nın tanınan operetlerinden olan Thomas Helm bu albümde konuk sanatçı olarak görev almış ve ulf ile beraber vocallere eşlik etmiştir. Tamamen saf sade ama bir o kadarda hüzün dolu bir albüm olmasına karşın bu 4 büyük farkın yarattığı nedenle olsa gerek bir kısım hayran tarafından albüm hayal kırıklığı olarak nitelendirildi. Ulf'un bu albüm için söylediği tek şey ise , "çocukluğumdan beri hayalim olan kuzey avrupa destanlarından esinlenerek onları sade bir biçimde anlatmaya ve aktarmaya çalıştım" demesiydi. "Hayranlarımız bizi ve albümün içeriğini zamanla anlayacak ve bize hak vereceklerdir." ibaresiyle albüm piyasada elden ele dolaşmaya başladı ve Ulf'un dediği gibi oldu da. albüm sattı... sattı... sattı...

Yine 2002 yılında "Weiland" isimli albümlerini piyasaya süren grup dinleyicileri tarafından eleştirilere maruz kaldı.Diğer bütün albümlerden daha çok düşünülmüş ve uğraşılmış olmasına rağmen bu albüm pek sevilmedi. Halbuki albüm içerisinde yer alan "Die schwäne im schilf" parçası benim en sevdiğim parçalardan biri olup, albümdeki diğer şarkılar da her dinlediğimde tüylerimi diken diken eden parçalardır.

Ulf nedenini tam açıklayamadan 2002 yılında grubu dağıttı ve bu durum Empyrium hayranlarını çok üzdü.
8 yıl aradan sonra ise 2010 yılında "whom the moon a nightsong sings" adlı toplama albümle geri döndüler, 2013 yılında ikinci konserlerini verdiler ve 2014 yılında "the turn of the tides" adlı albümü çıkardılar.


Empyrium, tarzı itibariyle underground ve popülerlikten uzak bir doom metal grubu olması gerekirken, şimdilerde Empyrium'u bilmeyen kalmadı gibi. Özellikle Empyrium videolarını Youtube'da en çok izleyen kesimin Türkler olması da ayrıca ne kadar melankolik ve depresyona eğilimli bir millet olduğumuzu gösteriyor.
"Music of the nature and mystics" olarak kendi müziklerini tanımlayan Empyrium, ilhamlarını doğadan ve doğayla ilgili olan herşeyden aldıklarını belirtmiş ve gönlümde taht kurmuştur. Parçalarının birçoğunu ormanın derinliklerinde doğayı hissederek oluşturmaları kendilerine saygımı ve sevgimi sonsuz kılmıştır. Umarım Empyrium hep daim olur.

(bknz: Der Weiher
(bknz: Many moons ago
(bknz: mourners
(bknz: ode to melancholy
Sayfa: