DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

"Eti senin, kemiği benim"


90lı yılların başlarında ilkokul okudum.İstanbul'da 1. sınıfken siyah önlük giyip sonradan mavi önlüğe geçiş yapılan dönemdi.Her sabah Atatürk büstünün önünde sıra olunur, istiklal marşı veya andımız okunurdu.Öğretmenler günü, 10 Kasım gibi özel günlerde şiirler okunur, yağmur da olsa çamur da olsa saygıyla beklenilirdi.60 küsur kişilik sınıflarda sıralarda 3erli oturanlar şanslı kabul edilirdi.
Bugün o dönemden aklımda kalan bazı anılarım depreşti.İlkokulda okulun en sert öğretmenlerinden biri bizimkiydi.Her derse o girerdi.Biz birinci sınıfken "iyiydi" ama ikinci sınıftan itibaren sert-otoriter yanını göstermeye başlamıştı öğretmenimiz.4. sınıfa geldiğimizde ise verdiği ödevler yapılmadığında, veya kendisine göre bilinmesi gereken bir soruyu bilemediğimizde cetveli parmak uçlarımıza patlatıverirdi.
Bir gün öğretmenimiz bir derse gelememişti.Biz de sınıfça gürültü yaptığımız için aniden sınıfımıza okul müdürümüz girdi ve sınıf başkanının kim olduğunu sordu.Sınıf başkanı kolluğunu takan arkadaşımız çekingen bir tavırla "ben" diyiverdi.Sınıf başkanını tahtaya çıkartan okul müdürü çocuğa okkalı bir tokat patlattı ve çocukçağız oracıkta ağlamaya başladı.
O zamanlar "Eti senin, kemiği benim" anlayışına sahipti annelerimiz-babalarımız.Okul müdürünün davranışı iyi midir kötü müdür tartışılır ancak bugünkü eğitim sistemini değerlendirirken aklıma birden bunlar geliverdi.O dönemde çocuklar bu tip olayları ebeveynlerine pek anlatmazlardı.Anlatsalar da aileler okula gelip öğretmenlerle tartışmaz veya şikayetçi olmazdı.
Şimdi adeta keser döndü sap döndü.Hesap dönünce öğrenciler ve aileler öğretmen döver oldu.Ama görünen o ki hala doğru yol bulunamadı...
Sayfa: