DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Fernando Pessoa - Pessoa Pessoa'yı Anlatıyor



Toplam 3 fotoğraf bulunmaktadır
Fernando Pessoa’nın, Pessoa Pessoa'yı Anlatıyor isimli eserinde kendini samimi bir şekilde ifade etmesi takdire şayan. Kitapta genel anlamda hiçlikten bahsediyor Pessoa. İnsanlığın ne kadar çabalasa da bir arpa boyu yol kat edemeyeceğini ve dünyanın en iyi buluşunun Magellan’ın dünyanın yuvarlak olduğunu ispat ederken denizde başladığı noktaya geri gelmesi olduğunu söylüyor. Yaptığımız ve yapacağımız her şeyin yok olmaya mahkûm olduğunu dile getiriyor.

Pessoa ile sohbet etme imkânım olsaydı ona neden bu kadar çok yazdığını, hayatı boyunca niçin şiirler karaladığını, kitaplar yayımladığını sormak isterdim. Madem hiçbir şeyin anlamı yok, bu noktada bir şairin (Pessoa’nın) kendini ifade etmesi de bir anlam ifade etmemeli. Ömrü boyunca çok kıymetli bir şair olduğunu çevresine anlatmaya çalışmış olan Pessoa’nın niçin kitaplar yazdığını, sayfalar dolusu eserler yayımladığını kendisine sormak gerek. Aslında belki de anın önemine vurgu yapmak istemiştir. İnsanoğlu ne olursa olsun bir şekilde kendini ifade etmek istiyor işte değil mi sevgili Pessoa? Aslında her şey hiçbir şey olsa bile. Bu duygunun bir tezahürü müydü acaba Pessoa’nın yaratıları.

Bir yandan da 20. Yüzyılda birçok eser vermiş bir düşünürün Kurtuluş Savaşı’na, Atatürk’e ve Türk halkına onca eserinin içinde hiç yer vermemesi bana o kadar da evrensel olamadığı imajı veriyor. 7 Düvel emperyalist bir anlayışla bir milletin evine bütün olanakları ile savaş açmış ve çılgın Türkler’in buna akıl almaz karşı koyuşu tam da o dönemde yaşamış bir düşünürün nasıl olur da hiçbir eserinde konu etmediği bir olay olur. Yoksa bu da Pessoa’nın hiçlik anlayışından bir kesit mi? Gerçi Portekiz’in ve Portekiz halkının karakteristik özelliklerinden yer yer bahsetmeden de geçememiş. Buradan anladığım da; aslında tüm dünya halkına mal olabilecek kurtuluş mücadelemiz ya Pessoa’nın ilgi alanına girmemiş ya da onun bu büyük savaştan haberi olmamış. Ya da en kötü ihtimalle ben henüz Pessoa’nın Atatürk’e veya Kurtuluş Savaşı’na değindiği bir eserine rastlayamadım. Bir ihtimal daha sunarsam; belki de Pessoa her defasında sadece kendi çevresinden gelen bir etkiyle kalemine sarılan bir “şairdi”.

Zaten onun kendini asıl belli ettiği yer, insan doğası. Bu da bir çoğumuz için yeterlidir değil mi? Şahsen ben Pessoa’yı okurken dili iyi kullandığını düşündüm. Burada Kırmızı Kedi yayınlarının ve bilhassa okuduğum kitabın tecrübeli çevirmeni Işık Ergüden’in hakkını vermem lazım. Gayet güzel bir çeviri ve açıklayıcı dipnotlarla dolu bir kitap olmuş. Sayelerinde ülkemizde henüz yeni yeni adını duyurmaya başlamış olan Pessoa’yı bir nebze anlamış oldum.

Pessoa Pessoa’yı Anlatıyor isimli eserde birçok yerde yok oluştan ve intihar düşüncelerinden bahsedilmiş. İntihar düşüncesi dediysem Pessoa’nın intiharı değil, ki Pessoa eceli ile ölmüş bir şair. Pessoa intiharı her defasında genel olarak ele almış. (Örn: Bknz: (#1421) Tabi bunu kendi içinde içselleştirdiğine ve kendisinin de zaman zaman intiharı düşündüğünden eminim.
Kitabın son kısmında Seçmeli Kronoloji başlığı altında Fernando Pessoa’nın doğumundan ölümüne kadar olan önemli olaylara kısaca yer verilmiş. Bu başlık bize Pessoa’nın yaşantısına da özet niteliğinde göz gezdirebilmemiz için güzel bir fırsat sunmuş.
Sayfa: