DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Filipinler



Toplam 1 fotoğraf bulunmaktadır
Bir aşağıdaki tecrübeyi yazalı birkaç sene geçti. Filipinler'e ilk gittiğimde bir gün oraya sadece tatil yapmak için değil, yaşamak için gitmeyi dilemiştim. Bu isteğim gerçekleşti ve Filipinler'de 2. yılımı doldurmak üzereyim.

Evvela bir yere kısa süreliğine gitmek ile orada yaşamak arasında dağlar kadar fark olduğunu söyleyerek tecrübeye giriş yapmak istiyorum. Yepyeni bir ülkede yaşamaya başladığınızda oradaki politik düzene ve günlük rutinlere ayak uydurmanız gerektiği aşikar.

Filipinler bu anlamda çok kolay bir ülke. Biliyorsunuz Filipinler binlerce adadan oluşan bir yer. Adalar arasında farklı dillerin konuşulması eskiden Filipinliler'in kendi aralarında iletişim kurarken sıkıntı yaşamalarına sebep oluyormuş. Hal böyle olunca 2. dil olarak ülke genelinde İngilizce konuşmaya karar vermişler. Dolayısıyla yediden yetmişe herkes en azından temel düzeyde ingilizce bilir hale gelmiş. İngilizce konuşulan tropikal bir yaz ülkesi olunca da haliyle tüm dünyadan turist çekmeye başlamışlar. Ayrıca ülkenin en büyük gelir kaynaklarından birinin turizm olmasından mütevellit turistlere büyük kıymet veriliyor. Bu durum benim gibi "expatların" işine geliyor.

İngilizce'nin direkt ana dil değil de 2. dil olması çok büyük bir avantaj. Bu durum mükemmel İngilizce konuşmak zorunda olmadığınız anlamına geliyor. Hatta çat pat ingilizce bilen turistler bile cana yakın Filipinliler'le az çok anlaşabiliyor.

Filipinler'de yaşamanın Filipinler'i ziyaret etmekten kat kat daha güzel olduğunu söyleyebilirim. Hiçbir konuda acele etmeden aheste aheste hayatı yaşamak, Filipinler'in Türkiye'ye göre çok daha kolay olan günlük yaşamının, Filipinliler'in relax hayat tarzlarının içine girmek çok güzel birşey.

Ben Filipinler'in en popüler expat şehri olarak bilinen Cebu City'deyim. Gerçi arada Manila 'ya da gidiyorum. Filipinler'de her şehrin kendisine has bir yaşam tarzı ve standardı var. Bugüne kadar Filipinler'de birçok yer gördüm ve her yeri ayrı ayrı seviyorum.
İstanbul'daki yaşantımla Filipinler'i kıyaslayınca, aklıma İstanbul'da işe giderken her sabah metroda omuz omuza mücadeleye girdiğim insanlar geliyor. İtiş kakış arasında, -sıraya girmek filan yok tabi- zor bela kendimi metroya atar, metro kapısının camına yapışan burnumdan nefes almaya çalışarak işe giderdim. Yürüyen merdivenlerin sol tarafında bekleyenlerle tartışmaya girenleri izleyip her gün patronun melun yüzü ve 5 kuruşluk işi 1 kuruşa yaptırmak isteyenlerle sıkıntılı sohbetlere gitmek cabası. Liyakat düzeni sıfır, torpil almış başını gitmiş. Bir huzursuzluk, depresyon ve sinir harbi içerisinde herkes. Psikopatlık diz boyu, kadına şiddet tartışmaları, her zamanki gibi erkeklerin ne hissettiğinin önemsenmediği toplum düzeni, şehirlerin kalbinde patlayan bombalar, terör, Suriyeliler, cehalet, saldırganlık, birbirini çekememe, hoşgörüsüzlük, her televizyon kanalında ayrı bir yalan...

Ve sonrasında Filipinler. Cennet kumsalları, masmavi okyanusu, dünyaca ünlü adaları ile insana yaşam enerjisi veren Filipinler. Aslında Filipinler'in nesi iyi diye yazmaya başlasak yaz yaz bitmez.

Ben en iyisi Filipinler'in nesi kötü onu anlatmaya çalışayım:

* Türkiye ile kıyasladığımızda çok net bir şekilde yemekleri kötü diyebilirim. Malzeme kalitesi ve dünya mutfağından bihaber olan Filipinler'de yemek namına kalite beklemek büyük bir hata olur zaten. Ama paraya kıyarsanız elbette güzel şeyler yersiniz.

*Hayat burada Türkiye'dekinden daha pahalı onu da eklemek lazım. Ama insanları cana yakın, saldırganlık düzeyi Türkiye'ye kıyasla çok düşük. Burada bir iş tutturdunuz mu mutlu olmamanız mümkün değil. Profesyonel düzeyde freelance çalışabilen arkadaşlar neden bu taraflara gelmezler acaba? Burada bir cafede içtiğiniz bir çayın-kahvenin ayrı bir değeri var. Gece gittiğiniz bir pubda 1 dolara içtiğiniz biranın tadı bir başka. Zaten deniz-kum-güneş kısmını anlatmaya gerek yok sanırım. Manila 'nın trafiği çok kötü bir de. Kıpırdamıyor. Bir araca bindiğinizde oturuyorsunuz. Uyuyorsunuz. Saatler geçiyor. İlerleyemiyorsunuz. (Motosikletiniz varsa başka tabi)

*Bürokrasi büyük sıkıntı. Devlet dairesi ve bankalardaki işler çok can sıkıcı ilerliyor. Hatta ilerlemiyor. Bununla ilgili Filipinliler'in ilginç bir sözü bile var: "Filipinler'de problemler kendi kendine çözülürse çözülür, senin çabalaman bir anlam ifade etmez"

*Herşey çok yavaş işliyor. Marketlerde kasada sıra bekliyorsunuz, fast foodda sıra bekliyorsunuz, bilimum heryerde bekliyorsunuz ve bu bazen insanın tepesini attırıyor. Ama ne hikmettir sadece benim tepem atıyor. Filipinliler memnun. Türk olmakla ilgili bir sıkıntı sanırım.

*Filipino Time. Bunun ne demek olduğunu ancak burada yaşarsanız tam olarak anlayabilirsiniz. Filipinliler her yere geç kalırlar. Mesela saat 1.00'de bir arkadaşınızla buluşmak üzere sözleştiniz. Saat 2.00'dan önce gelirse şanslısınız. Buluşma yerine saatinde gelen insanlarla ender karşılaşırsınız Filipinler'de. Bulursanız kıymetini bilin.

Toplam 1 fotoğraf bulunmaktadır
Filipinler uzak doğuda 7107 adadan oluşan bir ülke. Başkenti Manila . Nüfusu 100 milyon civarında. Geçen seneye kadar Türkiye’den Filipinler’e direkt uçuş imkanı yoktu. Artık Türk Hava Yolları ile İstanbul’dan Manila’ya yaklaşık 11 saat sürecek bir yolculuk ile direkt gidebilirsiniz. Gerçi Türk Hava Yolları’nın Manila uçuşlarının hala gereğinden pahalı olduğunu düşünüyorum.

Filipinler, ülkeye giriş için Türk vatandaşlarından vize istemiyor. Vizesiz olarak 21 gün boyunca Filipinler’de kalabilirsiniz. (Düzenleme: Türk pasaportu için vizesiz kalış süresi 30 güne uzatılmış) Daha uzun kalmak isterseniz konsolosluktan 50 dolar karşılığında 29 gün daha sürenizi uzatabilirsiniz. Böylece ilk gidişinizde ülkeden ayrılmadan 59 gün kalma şansınız oluyor. Ülkeye girdiğinizde bir dönüş biletinizin olması gerekiyor. Bu ne ölçü bir titizlikle kontrol ediliyor bilmiyorum. Dönüş bileti olmadığı halde sorulduğunda "dönüş biletim var" diye cevap veren birçok turistin ülkeye serbestçe girebildiğini öğrendim. Bu herkes için geçerli olmayabilir ki internette dönüş bileti gösteremediği için hava limanından ülkeye giriş yapamayan kişilerin tecrübelerini okudum. Kural olarak her ne tarihe olursa olsun dönüş biletiniz olmalı. Yani dönüş biletinizin vize süreniz içerisinde olması şart değil. Dönüş bileti almak istemiyorsanız çoklu uçuş seçeneğini kullanabilirsiniz. Filipinler'den ucuza uçabileceğiniz bir başka ülkeye gidiş biletinizin olması da onlar için yeterli. Filipinliler oturma-çalışma izni olmayanların ülkelerinden gideceklerine emin olmak istiyorlar. Filipinler’e giriş yapabilmek için ayrıca yapılması gereken bir sağlık ve seyahat sigortası yok. Ülkeye girişte sizden havalimanında bir form doldurmanız isteniyor. Bu formda Filipinler’e hangi amaçla geldiğiniz, ne kadar kalacağınız, sağlık probleminizin olup olmadığı, yakın zamanda herhangi bir rahatsızlık geçirip geçirmediğiniz, kimi ziyaret edeceğiniz, nerede kalacağınız gibi sorular soruluyor. Ben formun büyük bölümünü boş bıraktım. Ayrıca ülkeye girerken herhangi bir rezervasyon yaptırmamıştım. Nerede kalacağıma dair sorulan soruyu boş bıraktığımı gören görevli o kısmı vurgulayarak boş bıraktığım yerleri doldurmamı istedi. “Tamam” diyip formu kendisinden alıp yine doldurmadım ve diğer görevliye verdim. Herhangi bir problem çıkmadı.

Filipinler’e gitmeden evvel bizim resmi kuruluşlarımız tarafından yapılmış Filipinler önerilerini okumuştum. Salgın hastalıklara karşı dikkat edilmesi, musluklardan su içilmemesi gerektiği önemle belirtilmiş. İçeceklere buz koydurmamamız önerilmiş. Ülkeye girişte genel anlamda salgın hastalıklara karşı aşı olduğunuza dair resmi bir belge istenmese de sarı humma hastalığının yaygın olduğu ülkelere daha önce gitmişseniz Filipinler’e girişte ilgili hastalığın aşısını olduğunuza dair belge göstermeniz gerekebilir deniyordu. Sırf ülkeye girişte problem çıkmasın diye çeşitli aşılar olan ve bir de üzerine sağlık sigortası yaptıran insanlarla karşılaştım. Ben hiçbirini yaptırmamıştım ve herhangi bir problem yaşamadım. Ama tedbirli olmakta fayda olabilir diye düşünüyorum. Filipinler’de herhangi bir sağlık problemi yaşarsanız hastanede kalmanız gereken gün başına ödemeniz gereken minimum tutar 70 dolarmış. Bu rakam hastanede ne tip bir rahatsızlıkla ilgili kaldığınıza göre 170 dolara kadar tırmanabiliyormuş. Sağlık sigortanızın olması olası bir problemle karşılaşmanız dahilinde bu masraflardan kurtulabilmeniz için faydalı olabilir. Tabi seyahat sigortası yaptırırken sigortanızın neleri kapsayıp neleri kapsamadığını çok dikkatle incelemelisiniz.

Gelelim Filipinler ve Filipinliler’e… Filipinliler güler yüzlü cana yakın insanlar. Yanlarına yaklaştığınızda, bir şey sormak istediğinizde size gülümseyerek karşılık verirler. Sürekli şarkı söylerler. Taksicilerin, tezgahtarların, hava yolu çalışanlarının ve orada karşılaşabileceğiniz hemen her meslekteki insanların işlerini yaparken bir yandan da şarkı söylediğini göreceksiniz. Nüfuslarının büyük bir bölümü Katolik. Katolik inançta boşanmak yasak olduğundan erkekler evlilikten iyice korkar olmuşlar. Aynı zamanda kürtaj da yasak olunca ülkede birçok “single mom” türemiş. Hatta genç annelerin iftiharla “i am a proud single mom” dediklerine şahit olabilirsiniz. Ben başta bu yalnız annelerin eşlerinden boşanmış kişiler olduğunu düşünmüştüm. Ancak sonradan birçoğunun hiç evlenmemiş olduğunu öğrendim. Bu durum orada kesinlikle yadırganmıyor. Çünkü hiç kimse başkasının özel hayatı ile ilgilenmiyor. Yaşı 24-25 olup hala çocuk yapmamış kadınların birçoğunun ciddi kariyer peşinde olduklarını gözlemleyebilirsiniz. Fakat yine de kadınların en büyük hayali bir yabancı ile evlenip “rahat etmek”.

Filipinliler'in muhafazakar olduğu söylenir. Evet, kırsal kesimde insanların biraz daha çekingen olduğunu gözlemlediğim oldu ama kimse bana götlerini zor bela örtecek kadar kısa şortlar giyen kızların, AVM'de köşeye kıstırınca 'Sana blowjob yapayım mı?' diye soranların bulunduğu bir halkın muhafazakar olduğunu düşünmemi beklemesin benden. Belki eskiden muhafazakarmıştırlar. Ama bence artık pek değiller.

Ülkenin genelinde ciddi bir yozlaşma ve yabancı özentiliği göreceksiniz. Filipinler’in kendilerine dair kültürel değerleri hızla yitiren ülkeler arasında zirveye oynadığına kanaat getirdim. Gerçi kırsal kesimde çok fazla vakit geçirme fırsatım olmadı, ama bilhassa Manila bana bu duyguyu verdi. Ülkenin ana dili Filipince olarak bilinen Tagalog dili. Ancak birkaç nesil sonra bu dilin yok olacağını düşünüyorum. Çünkü Filipinler’de hemen herkes İngilizce ile haşır neşir olmuş durumda. Merhaba derken birbirlerine “Hello” diyorlar. Teşekkür ederken “Thank you” diyorlar. Para birimi ve sayılar hep İngilizce konuşuluyor. Küçük çocuklar birbirleriyle İngilizce konuşmaya çalışıyorlar ve aileleri bu konuda onlara örnek oluyor. Bazı ilkokullarda İngilizce dışında konuşmanın yasaklandığını öğrendim. Bütün resmi binaları, alış veriş merkezleri, trafik işaretleri, tabelaları İngilizce. İngilizce kitaplar okuyorlar. İngilizce filmler izliyorlar. Televizyon kanallarının büyük bölümü İngilizce yayın yapıyor. İngilizce yayımlanan gazeteleri var. Ve tabi İngilizceyi gerçekten iyi konuşuyorlar. Bu da turistlerin işine geliyor.
Filipinler Dünya’nın çağrı merkezi olarak biliniyor. “Nerede çalışıyorsun, ne iş yapıyorsun?” gibi sorular sorduğunuzda gençlerin çoğunun çağrı merkezi çalışanı olduğunu göreceksiniz. Bu da diksiyonlarının düzgün olduğu anlamına geliyor. İngilizce konuşurken de genel olarak telaffuzları düzgün ve anlaşılır.

Filipinler ile ilgili en çok sorulan sorulardan birine de cevap vermeye çalışayım. Filipinler ucuz mu?
Hayır. Kesinlikle değil. Bakın bu konuyu o kadar net söylüyorum ki bunun bana göresi, sana göresi yok. Filipinler ucuz değil arkadaşlar. Bir markete girdiğinizde fiyatlara bakın ve ona göre karar verin derim. Market fiyatları istanbul’dan pahalı! Oraya gitmeden evvel ucuz diyenleri de pahalı diyenleri de görmüştüm. Fiyatlar ortanın bir tık üstü diyebilirim. Özellikle bir turist olarak bulunmak isteyeceğiniz hemen her yer İstanbul ayarında veya biraz daha pahalı. Sokakta satılan tezgahlardan bile yemek yeseniz 7-8 liranın altında doymanız mümkün değil. Oysa bu fiyata istanbul’da bir tavuk döner ayran çekersiniz değil mi? Orada öyle bir imkan yok. Sıradan retoranlarda tek bir çeşit yemeğe yaklaşık 10-15TL gibi rakamlar ödersiniz. Su bile nispeten daha pahalı diyebilirim. Mesela pirinç tarlaları ile ünlü bir memleket olmasına rağmen pirinç bile ucuz değil. Tropikal meyveler dahi marketlerde pek ucuz sayılmaz. Herşeyin daha ucuza bulunabildiği semtler elbette vardır. Ama unutmayın ki siz oraya gitmiş bir misafir olarak bunları turistik ve merkezi yerlerde tüketmek zorunda olacaksınız. Bu şuna benziyor, istanbul’a turist olarak gelseniz Bağcılar’da mı takılırsınız, Taksim’de mi? Bağcılar mı daha pahalıdır, Taksim mi? İnternette Filipinler’in çok ucuz olduğuna dair birçok makale okumuş biri olarak bu kısmı tekrar etmiş olayım arkadaşlar: Ucuz diyenler belki çok eski yıllardan bahsediyor olabilirler. Ben güncel ve net bir şekilde belirtmiş olayım; Filipinler kesinlikle ucuz değil!
Elbette ucuz olan şeyler de var. Marketten alacağınız deniz ürünleri ucuz diyebilirim. Ama ne kadar ucuz diye sorarsanız, bizde 10 lira olan şey orada 1 lira gibi bir durum yok mesela. Az bişey ucuz, hepsi o. Hatta ben evde yemek yapmanın çok mantıklı olmadığını düşündüm orada.
Ne çok ucuz derseniz, alkol ucuz. Gerçi o da Türkiye dışında nereye gitseniz ucuz! Mesela bir birayı bakkaldan 2,5 lira gibi bir fiyata alabilirsiniz. Barda 3-6 lira civarı. Hatta pek sevdiğim bir birayı 1.8TL’den aldım bir kez ve çok sevindim. Sigara ucuz. Bir paket sigara 2,5 liradan başlıyor 5 liraya kadar çıkıyor. Standart markalarda 5 liranın üzerinde sigara görmedim. Bunun dışında taksiye binmek Türkiye’ye göre ucuz.
Filipinler’de konaklama ucuz diyeceğim bir de ama o da çok değil. 1000 pesonun (60TL) altında bir konaklama ücreti ödüyorsanız muhtemelen merkeze uzak ve kötü yerlerde kalıyorsunuz demektir. Daha paylaşımlı konaklamalar size göreyse 10 dolar civarında fiyatlarla hostellerde kalabilirsiniz. Konakladığınız yerde mutlaka klima olmalı, çünkü sıcaktan uyuyamayabilirsiniz.
Filipinler’de yeme içme konusunda zorluklar yaşayabilirsiniz. Yemeklerinin içine tatlımsı bir yağ katıyorlar ve işte o yağ yemekleri alıştığımız Türk damak tadının dışına çıkarıyor. Benim yiyemediğim pek az yemek oldu. Gerçi daha önceden uzak doğu tecrübem olduğu için ne sipariş vermem gerektiğini az buçuk biliyordum. Ama değil yemek yemek, yemeğin kokusuna bile dayanamayan Türk turistler gördüm. Velhasıl uzak doğuda bir ülkeye gidiyorsanız “ben her şeyi yerim, bana bişey olmaz” artistliğini yapmadan önce bir kez daha düşünmenizi tavsiye ederim. Ve Filipinler’e gelirken yemeğe günlük en az, bakın en az diyorum 10 dolarlık bir bütçe ayırmanızı öneririm.

Yurt dışına çıkarken benim gibi plansız hareket eden, anlık hissiyatına göre gideceği yeri belirleyen biri iseniz Filipinler’de adalara giderken maddi sorunlar yaşayabilirsiniz. Önceden plan yapıp uçak bileti almış olsam 100 liraya Puerto Princesa’ya gidip dönebilecekken orada karar verip uçak bileti fiyatlarına baktığımda 800 lirayı görünce afalladığımı belirtmek isterim. Bu diğer adalar için de geçerli. Dolayısı ile Filipinler’e giderken en azından kaba taslak bir plan-program yapmanız ve ara uçuşları önceden almanızın kesenize faydası olacaktır.
Birkaç haftalık seyahatin Filipinler’e yeteceğini sanmayın. Filipinler’e yıllarınızı verseniz yine de doyamazsınız. Filipinler’de öne çıkan en önemli unsurların doğa ve insan olduğunu unutmayın. Görülmesi gereken şehir ve adalar kaba taslak Manila , Baguio, Boracay, Cebu , Palawan, Coron, Bohol, Camiguin, Mindoro… Bu listeyi uzatmak çok kolay, kısaltmak ise çok zor. Ben şahsen bir gün yeniden Filipinler’e gidebilmeyi ümit ediyorum ve eminim ki oraya giden herkes tekrar gitmek ve hatta dönmemek isteyecektir.
Sayfa: