DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski - İnsancıklar



Toplam 1 fotoğraf bulunmaktadır
Romanın ana teması "acıma"dır. Mektup-roman tarzında kaleme alınmış kısa ve toplumsal içerikli bir romandır. Konusu hakkında ise yaşlı bir katibin, genç bir kıza olan aşkını ve bu kıza karşı gösterdiği saygınlık çabaları olduğu söylenebilir.

İnsancıklar, romantik bir romanın şefkat unsurunu alır ve bunu St. Peterburg'da 1840lı yıllardaki fakirlik ve yokluğun gerçekçi tasviri ile birleştirir. Günlük hayatta sıklıkla göz ardı edilen veya aşağılanan bu fakir insanların acımasız gerçekliğini sempati ile tasvir ettiğinden dolayı "duygusal doğalcı" bir eser olarak ilan edilir.

Bir tür aşağılık hissi ve düşük öz değerlilik duygusuyla eziyet çeken roman kahramanı Devuşkin, kendisini "basit ve sönük bir adam" olarak betimlemektedir. Devuşkin duygusal doğalcılığın "küçük adamıdır." Ancak herşeye rağmen kendisine olan saygısını kazanmaya çalışan biridir. Çok çalışarak en azından dürüstçe geçinebilmesini sağlayan işi ile ilgili neyin bu kadar yüz kızartıcı olduğunu sürekli sorgular.

Bu düşüncelerle, Dostoyevski'nin bu yapıtında "küçük insan" imgesine farklı bir yaklaşım söz konusudur. Bu küçük insanların betiminin, onların sosyal tutum ve düşüncelerinden yola çıkarak yapıldığını görmekteyiz. Böylece söz konusu insanlar, gözlem nesnesinden anlaşılmak istenen, benzerlerine karşı acıma duygusu uyandırmaya çalışan bir özneye dönüşür. İnsana saygı, ezilenlere karşı acıma duygusu, 40'lı yılların başındaki denemelerde Rus Edebiyatı'nda ağırlıkta olan komiklik öğeleri yerine, bu dönemde trajik ve dramatik öğeler yer alır. Bu tür yapıtlarda duygusalcılık ve gerçekliğin iki farklı sentezi göze çarpmaktadır. Örneğin; Gogol, Palto öyküsünde bize kahramanın bir palto uğruna çektiği sıkıntıları komiklik öğeleri ile anlatmıştı, fakat Dostoyevski'nin yapıtındaki Devuşkin bir palto uğruna değil, bir insana yardım etmek uğruna sıkıntı çeker ve Dostoyevski bunu dramatik bir şekilde bize yansıtmaktadır. Ayrıca Dostoyevski, Palto öyküsünde Akakiyeviç'in palto alabilmek için akşamları içtiği çayından vazgeçmesini, insanların çay içmek zorunda olmadığını söylemiş ve bunun zavallılık gibi gösterilmesini eleştirmiştir.

Devuşkin'in bu trajik durumu, toplumu genel olarak haklı bulması, dünyadaki güçlü insanlara saygı duyması, onların farklı bir konumda olmaya, yönetmeye ve zengin olmaya hakları olduğunu düşünmesiyle daha trajik bir hal almıştır ve o dönemde Rus Edebiyatı'ndaki eserlerden oldukça farklı bir eserin(düşüncenin) meydana gelmesini sağlamıştır.

Dostoyevski'ye göre insanları birleştirecek olan olgular sınıfsal, mesleki vb. çıkar değil hoşgörü ve insancıllıkla beslenen duygulardır.
Sayfa: