DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.

Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.
Sayfa:

Godot'yu Beklerken



Toplam 2 fotoğraf bulunmaktadır
Samuel Beckett'ın en ünlü eseri ve absürt tiyatronun yapı taşlarındandır Godot'yu Beklerken.
Oyunun kahramanları Vladimir ve Estragon (kısaca Didi ve Gogo) bir ağaç altında Godot isimli bir "şey"i beklerler. Godot'nun kim ya da ne olduğu, hatta var olup olmadığı dahi bilinmemektedir. Didi ve Gogo'nun tek bildiği şey, Godot'yu beklemeleri gerektiğidir. Bu bekleyiş sırasında saçmasapan ve sıradan muhabbetler döner.
Oyunu izlerken (ya da okurken) izleyici de bir bekleyişe girer ve böylece izleyici aynı zamanda oyunun bir kahramanı olur.

Beckett, bireylerin sürekli birilerini, bir şeyleri bekleme arzusunun absürtlüğüne değinir Godot ile. Godot'ya bağlı olmak, modern insanın zavallılığıdır. Sonuçsuz kalacağını bilmesine rağmen hep bir "şey"i bekler ve kurtuluşunu bu gelmeyecek olan şeye bağlar. Birey kendini hiçliği beklemeye mahkum eder sonunda.

İsim benzerliği nedeniyle birçok insan Godot'nun tanrı (god) olduğu yanılgısına kapılır bu eserde. Fakat oyunun orijinalinin Fransızca olması ve Fransızca'da tanrının "dieu" olması bu ihtimali düşürür. Ayrıca Samuel Beckett "Eğer tanrıdan bahsetmek isteseydim, oyunun adını Godot'yu Beklerken değil, Tanrıyı Beklerken koyardım." diyerek bu tezi çürütmüştür.
Godot, umuttur.
Ve herkesin bir Godot'su vardır.

Estragon: Ayrılırsak belki daha hayırlı olur.
Vladimir: Yarın asarız kendimizi (bir an) Godot gelmezse.
Estragon: Ya gelirse?
Vladimir: Kurtuluruz.
Estragon: Ee gidelim mi?
Vladimir: Pantolonunu çek.
Estragon: Pantolonumu çıkarayım mı?
Vladimir: Pantolonunu çek.
Estragon: (pantolonunun düştüğünü fark eder) ha, evet (pantolonunu çeker)
Vladimir: Ee gidelim mi?
Estragon: Evet, gidelim.

(Kımıldamazlar)
Sayfa: