DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Hermann Hesse - Bozkırkurdu



Toplam 2 fotoğraf bulunmaktadır
Bozkırkurdu, kendisini "bozkırkurdu" olarak dualist kişiliğiyle tanımlayan bir adamın psikanalizidir. Dualist kişiliğinde tanımladığı "insan" yüceltilmiş yapısıyla kültürel bir duygu ve düşünce dünyası, toplum ve uygarlık tarafından yontulmuşluk, burjuvaziye uyum sağlama; "kurt" ise ilkelliği, yabansılığı, vahşiliği, medeniyetten uzak, topluma ayak uyduramayan yapısını anlatmakta ve iç dünyasında yer alan bu iki kişiliğin birbirleriyle çatışmalarını, "kurt" kişiliğinin onu çoğu kez yendiğinin ve yaşadığı bu ikilemde yoğun acılar çektiğinin çarpıcı bir biçimde anlatımıdır.Bu hikaye toplumun üstünde, çok derin düşünebilen bir aydının öyküsüdür.

"Nietzcsche gibi biri bugünkü sefaleti bir kuşaktan çok daha fazla süre önce yaşamak zorunda kaldı; onun tek başına, hiç anlaşılmadan yaşadığını bugün binlerce insan yaşamakta."
Nietzcshe'nin kendi ekininin üstünde bir düşünür olması ve çağdaşları tarafından anlaşılamaması sorunu; bugün bir çok aydın kişinin karşı karşıya kaldığı bir sorundur. Ve yine kitapta yer alan ve bugün birçok kişinin sosyal platformlarda paylaştıkları ve çağdaş insanların yaşadıkları problemlerin bir özeti niteliğinde bir alıntı: "'insanların büyük çoğunluğu yüzmesini öğrenmeden yüzmek istemez.' ne anlamlı bir söz, değil mi? yüzmek istememeleri doğal çünkü karada yaşamak için dünyaya gelmişler, suda değil. ve düşünmek istememeleri de doğal, çünkü yaşamak için yaratılmışlar, düşünmek için değil! evet, kim düşünürse, kim düşünmeyi kendisi için temel uğraş yaparsa, bunda ileri bir noktaya ulaşabilir; ne var ki, karayla suyu değiş tokuş etmiştir böyle biri ve bir gün gelip suda boğulur. " Bozkırkurdunun düşünme işiyle yaşama işini bir arada götürememesi ve bunun sonradan tanıştığı ve onu tekrar hayata döndürmek isteyen bir kadın Hermine'nin "tılsımlı tiyatro"yla çözüme kavuşturma isteği anlatılıyor ki önsözde belirtilen Harry'nin intihar ettiği gerçeği bu tılsımlı tiyatronun başarısızlıkla sonuçlandığını gösteriyor.

**Dostoyevski'nin kitabı "Suç ve Ceza"dan bahsederken Raskolnikov'un derme çatma dairesinin gözler önüne gelmesi gibi "Bozkırkurdu"nda Harry'nin de çatı katındaki dairesi, merdivenleri tırmanırken arokarya kokulu dairenin önündeki basamaklarda oturması ve burjuva yaşantısına özlem duyması gözünüzde canlanır.
Bu anlamda Bozkırkurdu'nun okunması gereken çok önemli bir eser olduğunu belirtmekle birlikte "Suç ve Ceza" gibi bir kitabın kendisini birçok yapıtta hatırlatması ne kadar büyük bir eser ve Dostoyevski'nin de ne kadar büyük bir yazar olduğunu göstermektedir.
Sayfa: