DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Heybeli Ada



Toplam 31 fotoğraf bulunmaktadır
Heybeli Ada, şehir hatları vapurları ile ulaşabileceğiniz adaların ikinci en büyüğü. Zamanında bakır çıkarılan adaya önceleri bakır anlamına gelen Halki deniliyor olsa da daha sonra görünümü itibari ile heybeyi andırdığından Heybeli Ada ismi verilmiş.
Heybeli Ada, Büyük Ada'dan sonra en çok gidilen ada. Nüfusu da yine Büyük Ada'dan sonra en fazla olan ada. Dolayısı ile Büyük Ada'dan sonra en çok yozlaşmış ada. Ancak yine de güzel. Vapur iskelesinden indikten sonra her zamanki gibi soldan devam ediyorum. Gerçi bu sefer ilk etapta vapur iskelesi taraflarında biraz oyalanıyorum ve orada takılan köpeklerle haşır neşir oluyorum. Bu eylemimin sonucunda Heybeli Ada gezimin tamamında bana eşlik edecek iki arkadaşım oluyor. Fotoğraflarda elbette onlara da yer veriyorum.
Aslına bakarsanız her ne kadar "gezi" desem de bu sefer farklı bir plaj tecrübe etme amacı ile Heybeli Ada'da bulunuyorum. Yavaş tempo bir yürüyüş ile yaklaşık 10 dakika sonra Heybeli Ada Mezarlığı'na gelmiş oluyorsunuz. Benim bu gezimde mezarlıkla işim olmadığı için direkt pas geçiyorum ve yola devam ediyorum. Bir 10 dakika sonra da Heybeli Ada Senatoryumu'na ulaşıyorum ama burayla da işim olmadığından yine devam ediyorum. 10 dakika kadar sonra da Ada Beach&Club'a ulaşıyorum. Burada da işim olmaz diyip devam ediyorum ve Ada Beach&Club'dan sonra yolun yokuşlaşmaya başladığı yerden yine sol taraftan kendimi ormanlık alandaki patika yola veriyorum. Buradan birkaç dakika daha ilerlediğimde Can isimli bir arkadaşın işletmesini üstlendiği, her tarafa şezlonglarını yaydırdığı bir alanla karşılaşıyorum. Ben kararsızca etrafıma bakınırken elinde sigarası, esmer ve kaslı vücudu ile kollarını iki yana hafifçe açmış vaziyette maganda bir tavırla üzerime gelen Can ile tanışıyorum. Şezlongun kaç para olduğunu kendisine soruyorum. "10TL" diyor. "Oldu" diyorum. Şezlong almamaya karar veriyorum. Bu arada Can beni uyarıyor. Köpeklerimi kovacağını, yoksa kendisinin bilmemne cinsi vahşi köpeğinin onları paramparça edeceğini bana söylüyor. Derken yanına gelen kendisinden daha yaşlıca olan arkadaşlarıyla birlikte uzaklaşıyor. Ben de deniz gözlüğümü takıp denize giriyorum...

Biraz sonra Can tekrar geliyor. Hafif sertçe " Arkadaşım" diye sesleniyor. Bende daha disiplinli bir ses tonu ile "arkadaşım" kelimesine vurgu yaparak "efendim arkadaşım!" diyorum. Denize girmenin de paralı olduğunu söylüyor Can, tehditkar bir tavırla. Denizden para isteyemeyeceğini, onun şezlonglarını kullanmadığımı söylememe rağmen Can oraların mesire yeri olduğunu ve ücretli olduğunu söylüyor. İşletme belgesi olup olmadığını soruyorum. "Var" diyor. "Adın ne senin?" diyorum. "Can" diyor ve "Hayrola" diye sertçe ekliyor. Ben de ona "şimdi senin işletme hakkın olup olmadığını soracağım" dediğim anda uzaklaşıyor Can. Sonra polisi arıyorum ve Can isimli şahsın denize girmek için benden ücret istediğini, duruma müdahele etmeleri gerektiğini belirtiyorum. 15 dakika içerisinde geleceğiz diyen Heybeli Ada polisi 15 değil, 5 dakikada geliyor. Yanlış duymadınız 5 dakikada oradaydılar. Sonra benden olayı tekrar anlatmamı istediler. Ben de olduğu gibi anlattım. Kısa süre içerisinde Can'ı bulup karşıma getirdiler...Şikayetçi olup olmadığımı sordular. Can'a birkaç nasihatte bulunup, serseliği bırakmasını öğütledikten sonra, şikayetçi olmayacağımı söyledim. Can da benden özür diledi ve konu kapandı. Daha sonra Can'ın ücretli olan şezlonglarını "köpeklerimle" birlikte ücretsiz olarak kullandım. Türkiye'de görevini gerçekten yapan ve vatandaşa yardımcı olmaya çalışan türünün son örneği polisleri görünce yüreğimde bir umut kıvılcımı oluştuğunu söyleyebilirim. Yardımcı olan polislere buradan da teşekkürlerimi sunarım.

Akşam vakti dönüş yolunda şehir merkezine uğrayıp birkaç ada sakini ile sohbet ediyorum. Yolculuk boyunca bana eşlik eden köpek dostları da bırakıp eve dönüyorum...
Sayfa: