DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

İlk adımı kadın mı atmalı erkek mi?


İlk adımı kadın mı atar erkek mi? İşin içine bir "ilk adım mevzusu" girdiğinde adım atılan kişi yüceltilmiş olur. Bizim gibi egosu ile yaşayan toplumlarda birine bir teklif gelmeye görsün. Hemen coşar, duramaz arkadaşlarına anlatır. Olayın "özel" bir mevzu olduğu, özellikle duygularla ilgili bir vakayı sağa sola saçmaması gerektiğini bilemez teklif alan. Patlatır içindeki kaynayan volkanı. Susamaz, hem reddeder, hem anlatır. Konunun iki kişi arasında olduğunu farkedemez. Aynı ortamda bulunmak durumunda kalıyorlarsa hele, teklif edenin egosunu yerden bir cm havaya kaldıramazsın artık. Hele reddedilmiş kişi erkekse, başkasının reddettiğini diğer kadınlar da kabul edemez bir daha.

Ben konuyu biraz erkek açısından ele alıyorum elbet. Bir de sosyal bir ortam düşünün. Arkadaşlar diğer tecrübelerde toplumda kadın sayısının erkek sayısından az olduğuna hem fikir. Doğru tabi. Bu beraberinde neyi getiriyor? Erkeklerin arasındaki anormal rekabeti tabi ki. Siz hiç bir cafede veya barda bir erkeğin bir kadına bir "teklifte" bulunmasının erkek için ne anlama geldiğini düşündünüz mü? (Elbette bunu kadınlara soruyorum) Sen kalkıp bir kadının ayağına gittiğinde, bütün gözler üzerindedir artık. Herkes merak eder sonucu. Merak etmekle kalmaz, sana o anda düşman olurlar. Teklif alamayan kadınlar ve kadınsız erkekler hasetlerinden çatlarlar. Onlar için ilk adım atandan çok en hafif ifade ile bir "abazasınızdır". Mekan sahibi ve orada çalışanlar "acaba müşterimizi rahatsız mı edecek" diye düşünürler. Yani ilk adımı atacak olan erkek -reddedilme ihtimali bir yana- o an için bütün dünyayı karşısına almış olur. Hele kadın ufacık kezbani bir tepki versin; herkes ilk adımcı erkeğin üzerine çullanmaya hazırdır artık. Hani arkadaşımız yazmış ya, kadınların profillerinde milyonlarca mesaj var diye. Niye erkekler hep internetten yürüyor kadınlara? Sebebi bu olmasın? Mantıklı geldi değil mi?

Sonra; Mesela oturdunuz bir yerde, karşı masaya da hoş bir hatun geldi yalnız başına oturdu. İşte şimdi ilk adım zamanı. Değil mi arkadaşlar? Buradan hepinize sorayım; yalnız başına oturan kaç hatun görürsünüz ki mekanlarda? Hatunlar asla yalnız durmazlar bu memlekette. O yüzden sadece hayal kuralım istedim. Yalnız oturan hatun nerede allah aşkına ki gidip teklifte bulunalım? Ya erkek arkadaşları vardır, ya naz yaptıkları bir adam. Ya da kız arkadaşları ile gelirler otururlar. Bu kız arkadaşları da bilirsiniz. Gözünüze kestirdiğiniz kıza annelik yaparlar. İllaki bir kulp bulurlar size. Sanki tehlikeli bir mahlukattan arkadaşlarını uzaklaştırırcasına bir tavır takınırlar. Kızı babasının yanında tavlamaya çalış, daha rahat edersin. Aslında hep kıskançlıktandır ama göremez o anda hatun bunu veya görse de arkadaşına bir laf edemez, olan size olur. Hatun kaçırdığı adama niye üzülsün ki? Açar sosyal medyasını istediği adama cevap verir icabında. Orada ayağına gelmiş adamın emeğini hiçe sayar. Neden? Empati kabiliyeti sıfırdır da ondan, kafası çalışmaz. Adamı beğenmiş olsa bile, adam ona o kadar "o koca ilk adımı" atmış olsa bile küçücük bir hamle yapamaz. Kıymet bilemez.

Hadi diyelim ki oldu be! Hatun harbiden yalnız başına geldi oturdu. Artık ilk adımı atmaya hazırsınız. Ama o cep telefonunu bırakırsa tabi. O telefonda mesajlaştığı 8-10 erkek olduğunu artık hepimiz biliyoruz. O yüzden, maalesef yine gol değil.

Aslına bakarsanız erkeğin bu şartlar altında kendi ortamı dışında bir yerlerde biriyle tanışması bir mucizedir. İş bizde hep sanal aleme kalır, çünkü mantıklı gözüken hakikatten odur. Yani sonuç olarak şunu diyeceğim, ya hiç kimse adım atmasın neslimiz kurusun da rahat edelim, ya da madem şartlar bu; harbiden kadınlar teklif etsin artık.
Geçen İstiklal'de yürürken iki hatun arkadaşım beni aradılar. Rock N Rolla'da oturduklarını yakınlardaysam beni görmek istediklerini söylediler.
Yanlarına gittiğimde biralarını yudumluyorlardı. Konu Türkiye'de kadın-erkek ilişkileriydi.

Biri şöyle söyledi :
-Geçen yine beraber oturuyoruz bir cafede iki hatun, bir eleman geldi yavşadı hemen. Soğuk davrandım. İlgilenmedim. Daha 5 dakka geçmedi sonrasında garson yanaşmaya çalıştı. Uyuz oluyorum bu topluma. İki dakka bir arkadaşımla rahat rahat sohbet edemeyecek miyim ben?

Bunu söyleyen arkadaşımın bir sevgilisi de var. Aynı zamanda kendisi sosyal medyaya filan da pek takılmayan, bu tip mecralarda hesapları olmayan birisi. Ancak yine de ara sıra kapatıp sonra tekrar açtığı bir face hesabı var. Sevgilisini de bu hesap ile bulmuş.(Ya da sevgilisi onu bulmuş)

Diğeri onaylar bir tavırla:
-Hakkatten, bir yerde rahat oturulmuyor, sosyal medya desen her gün bir sürü mesaj geliyor. Ben de bıktım artık.

Sonra ben:
-Çevrenize bakın, kaç erkek kaç hatun var? (Bunu hep söylerim) Toplumun ve sanal alemin %80ini erkeklerin oluşturduğu bir ülkedeyiz. Ne olmasını bekliyorsunuz?

ilk arkadaş:
-Bir rahat dursun şu erkekler. Biz de bi rahat edelim. (Elbette toplumun ne kadarını kadın ne kadarını erkek oluşturduğu filan onun umrunda değil)

Ben:
-Erkekler her an avucunun içindeyken bunu söylemesi kolay. Açıyorsun kapalı sosyal hesabını ihtiyaç duyduğunda, buluyorsun istediğin tipte bir adam. Oh ne ala memleket. Erkeğin de doğası bu, elbette hamle yapacak.

Diğer arkadaş:
-Öyle ya da böyle, sonuçta rahatsız ediliyoruz.

Ben:
-O halde siz teklif edeceksiniz. Davar gibi yatıp, istediğini alıp sonrasında erkeği eleştirmek kolay.

(Sonuç değişir mi, belki çok yıllar sonra ama biz görmeyiz herhalde)
Bir kadının bir erkekle ilk konuşmayı yapması gayet doğaldır, fakat kadın beğendiği bir erkekle karşılaştığında mantıksız bir korku yaşar. Ona yaklaşamaz, neden?

Erkeklerin kendilerine yaklaşan kadınlar hakkında doğru olmadığını düşündüğüm inanışlar vardır. Toplumdaki bu genel inanış, kadınların ilk girişimi yapmasını engellemektedir. Örneğin; erkeğin kadında bir terslik olduğunu düşüneceği korkusu veya erkeğin bu girişimden rahatsız olacağı korkusudur.

Bu düşünceler tamamen yersizdir. Bir erkek, kadın ne yansıtıyor ise onu görür. Eğer kadın gayet sempatik, güler yüzlü ve içten bir yaklaşım sergiliyor ise, erkek kadın hakkında olumsuz hiçbir şey düşünemez. Aksine erkekler ilk girişimin kadınlar tarafından yapılması fikrinden çok hoşlanmaktadırlar. Erkekler için kadının ilk söylediklerinin dolambaçsız olması ve ilgilendiğini açık bir biçimde göstermesi önemlidir sadece. Kadının "Merhaba!" demesi yeterlidir. Erkek anında cevap verecektir. Özellikle erkeğin ne yaptığını sorduğu, okuduğu gazete ve dergilerle nazik bir biçimde ilgilendiğini belli ettiği sürece kadının reddedilme şansı neredeyse yoktur.

Her zaman reddedilen kişi olmak erkekler için zor olsa gerek ki neredeyse hepsi ilk adımı atma sorumluluğunu paylaşma düşüncesinden memnuniyet duymaktadırlar. Fakat birkaç arkadaşımın tecrübelerinden öğrendiğim birşey var ki, o da kadınların kendi çıkarları doğrultusunda kendilerine sıcak bir biçimde yaklaştıkları. Haliyle böyle bir şey yaşadıklarında kendilerine yaklaşan her kadın için bir şüphe duyacakları çok açıktır.
Sayfa: