DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Kan bağışı


Bir arkadaşımın annesine kan vermek için gittiğim ve yaşadığım, daha doğrusu yaşayamadığım tecrübeyi anlatayım.

Ben Kartal Eğitim Ve Araştırma Hastanesi'ne gittim. Burada bana bir form doldurttular. 40 ya da 50 küsur soru vardı yanlış hatırlamıyorsam. Bu formda normal bulduğum sorularla birlikte gayet detaylı ve özel bulduğum sorular da var. Örneğin; son 1 sene içinde cinsel partner değiştirdiniz mi?, Son bir sene içinde para karşılığı cinsel ilişkiye girdiniz mi?, Son bir sene içinde hem cinsinizle cinsel ilişkiye girdiniz mi? gibi. Bunlar haricinde son bir sene içinde şu, şu şu ülkelere gittiniz mi? Hangi ülkelere gittiniz? vb. Yaklaşık 6 ay kadar önce günü birlik Gürcistan'a gitmiştim. Bende bunu yazdım.

Neyse alakalı alakasız birsürü soruya cevap verdikten sonra bir doktor ve asistanı beni bir odaya aldı ve formu incelemeye başladılar. Doktor "ooo sen Gürcistan'a gittimişsin." dedi. Ben de "Evet gittim." dedim. Biraz gülümseyerek senden kan alamayız dedi. Ben de şaka yaptığını zannederek, "öyle mi" dedim gülerek. Baktım ki formumun üzerine "RED" yazıyor o zaman şaka olmadığını anladım. Dedim ki "ne alakası var?" Doktorun cevabı; "son 1 sene içinde bazı ülkelere gitmiş olanlardan kan alamıyoruz" oldu. Nedeni olarak ise bu ülkelerde (hangi ülkeler olduğunu bilmiyorum, sadece Gürcistan'ın bu ülkeler arasında olduğunu biliyorum) çeşitli hastalıklar kapılabildiğini ve testlerde de çıkmadığını söyledi. Ben de şaşkınlık için de odadan çıktım. Daha sonra hangi ülkelere gidenlerin kan veremeyeceğine dair hızlı bir araştırma yaptım fakat bir sonuç bulamadım. Ama aşağıda yayınlayacağım Kan verme kriterlerini buldum. Belki birilerinin işine yarar diyerek paylaşıyorum.


18-65 Yaş arasında, ağırlığı 50 kg üzerinde, önemli bir sağlık sorunu olmayan kan merkezine kan vermek için geldiğinde yapılan muayenede sağlığı uygun olduğu tespit edilen ve hemoglobin ölçümü normal olan herkes en az 2 ay aralıklarla kan bağışında bulunabilir.

KAN BAĞIŞINA UYGUNLUK İÇİN ARANAN KRİTERLER
(NewYork Blood Center “Criteria For An Acceptable Donation”dan kısmen alıntı yapılmıştır)

1. Kendinizi iyi ve sağlıklı hissediyor musunuz?
Kan bağışı öncesinde yorgun ve uykusuz olmamanız tercih edilir. Kan bağışından önceki öğünde bir şeyler yemiş olmanız ve aç karına kan bağışlamamanız önerilmektedir.

2. Viral hepatit geçirdiniz mi?
Viral hepatitlerle ilgili test sonuçlarınızda herhangi bir pozitiflik var mı? 10 yaşından sonra bulaşıcı sarılık geçirenler, B ve C sarılığı testlerde pozitif olduğu tespit edilmiş olan bireyler hiçbir zaman kan bağışında bulunamazlar.

3. Son 12 ay içinde size; kan transfüzyonu yapıldı mı?
Organ veya doku nakli yapıldı mı? Akupunktur, dövme, cildinizin herhangi bir yerini deldirme (kulak deldirme vb) işlemi yaptırdınız mı? Bu sorulara cevabınız evet ise 12 ay süreyle kan bağışı yapmamalısınız.

4. Son 12 ay içinde; bulaşıcı sarılığı olan biri ile yakın temasınız (örneğin cinsel ilişki) oldu mu?
Bu soruya cevabınız evet ise 12 ay kan bağışı yapmamalısınız.

5. HIV (AIDS) testiniz pozitif mi ?
HIV pozitif olanlar hiçbir zaman kan bağışı yapamazlar.

6. Son 3 yıl içinde sıtma (malarya) hastalığı geçirdiniz mi?
Son 3 yıl içinde sıtma hastalığı geçirenler kan veremezler. Sıtma hastalığının salgın olarak bulunduğu coğrafi bölgelerde 6 aydan fazla kalanlar 2 yıl süre ile; 6 aydan az kalanlar ise 12 ay kan bağışında bulunamazlar.

7. Aşağıda sıralanan ilaçları kullandınız mı?
Tegison, Akutan, Proscar, Propecia, Soriatane. Tegison (etretinat) sedef hastalığının tedavisinde kullanılan bir ilaçtır ve bu ilacı alanlar hiçbir zaman kan veremezler. Soriatane (acitretin) de aynı hastalığın tedavisinde kullanımakla beraber son doz alımından 3 yıl sonra kan bağışı yapılabilir.

Aşağıdaki ilaçları alanlar, ilacın son dozunu aldıktan 1 ay sonra kan bağışında bulunabilirler:

Akutan (isotretinoin) akne tedavisi için kullanılır.
Proscar (finasteride) iyi huylu prostat bezi büyümesinin tedavisi için kullanılan bir ilaçtır.
Propecia (finasteride) saç dökülmesi için kullanılan bir ilaçtır.

8. Hiç beyin ameliyatı oldunuz mu?
Dura mater grefti uygulanan kişiler kan bağışı yapamazlar.

9. Son 12 ay içerisinde hangi aşıları oldunuz?
Bazı aşılar kan bağışı için süre kısıtlaması getirmezken bazıları 12 aya kadar kan bağışı için engel teşkil edebilmektedir.

10. Şu anda mevcut bir solunum yolu rahatsızlığınız var mı?
Soğuk algınlığı geçirenler şikayetlerinin kesilmesinden 3 gün sonra kan bağışı yapabilirler. Diğer solunum rahatsızlıkları olanlar muayene sonucuna göre kan merkezi doktoru tarafından değerlendirilirler.

11. Herhangi bir kalp, akciğer, böbrek hastalığınız; kan hastalığınız, anormal kanamalara eğilim, kanser hastalığınız var mı?
Bu tür hastalıklar hastalığın derecesine ve tipine göre kan merkezi doktoru tarafından değerlendirilerek donörlük için uygun olup olmadığınıza karar verilir. Örneğin kalp enfarktüsü geçiren bir kişi kan veremez. Burada değerlendirme kriteri; kan bağışının kanı verecek kişinin sağlığını olumsuz etkilememesi ve bağışlanan kanın verilecek hasta için güvenli bir kan olmasıdır.

12. Son 1 ay içinde her hangi bir tıbbi tedavi gördünüz mü, bununla ilgili ilaç kullandınız mı?
Esasen ilaçların büyük bir çoğunluğu kan bağışı için engel teşkil etmemektedir. Örneğin hipertansiyon için kullanılan ilaçların çoğunluğu kan bağışı için engel teşkil etmemektedir. Ancak kanı verecek kişinin tansiyonu kabul edilir sınırlarda olmalıdır. Diğer taraftan aspirin gibi trombosit fonksiyonlarını etkileyen bazı ilaçların alımı söz konusuysa bu ilaçları alan donörler 3 gün süre ile trombosit süspansiyonu için kan veremezler, ancak tam kan veya eritrosit süspansiyonu için bağışçı olabilirler.

Lütfen kullandığınız ilaçları kan merkezi doktoruna bildiriniz!


13. Son 1 yıl içinde herhangi bir ameliyat geçirdiniz mi? Özellikle kan kaybının söz konusu olduğu ciddi bir kaza geçirdiniz mi?
Kadınlar için: hamilelik, doğum oldu mu? Ameliyat geçirenler, ameliyat sürecinde kan nakli almışsa 1 yıl süre ile kan veremezler. Ameliyat sürecinde kan nakli alınmamışsa iyileştikten 6 hafta sonra kan bağışı yapabilirler. Hamile kadınlar, hamilelik döneminde kan veremezler. Doğumu takiben 6 hafta sonra kan bağışı yapılabilir.

14. Ağırlığınız 50 kg ve üzerinde mi?
50 kg altında olanlar kan bağışı yapamazlar. Ayrıca boyuna göre olması gereken ağırlıktan çok düşük olan kişiler kan bağışında bulunamazlar.

15. Yüksek risk içeren aktiviteler:
Damardan uyuşturucu bağımlılığınız var mı?
Erkek erkeğe cinsel ilişkiniz oldu mu?
Pıhtılaşma faktör konsantresi ile tedavi oldunuz mu?
HIV (AIDS) Pozitif misiniz?
Para karşılığı cinsel ilişki yaptınız mı?
Cinsel yolla bulaşmış bir hastalık geçirdiniz mi?
Yukarıda sayılan riskli aktiviteleri yapan biri ile cinsel ilişkiniz oldu mu?
AIDS hastaları, damardan uyuşturucu kullananlar, HIV pozitif olanlar, erkek erkeğe cinsel ilişki yapmış olanlar, faktör konsantresi kullanan hastalar ve bütün bu gruplardan herhangi biri ile cinsel ilişkisi olanlar hiçbir zaman kan bağışı yapamazlar!

16. Hemoglobin ve hematokrit düzeyleriniz normal mi?
Hemoglobinin normal seviyesi Erkeklerde:13-18 gr/100ml
Kadınlarda:12-16gr/100ml
Kan bağışı yapabilmek için hemoglobin düzeyi en az 12.5/100ml gr ve en çok 20 gr/100 ml olmalıdır. Bunun üstü ve altı değerler söz konusuysa kan bağışı alınamaz. Hematokrit normal seviyesi Erkeklerde:%45 - %52
Kadınlarda:%37 - %48
Kan bağışı yapabilmek için hematokrit düzeyi en az %38 ve en çok %60 olmalıdır. Bunun üstü ve altı değerler söz konusuysa kan bağışı alınamaz.

17. Vücut ısısı miktarı:
Muayenede 37.5 C0 den fazla vücut ısısı olanlar kan bağışlayamaz.

18. Nabız atış sayısı:
Dakikada 50 - 100 olmalıdır. Bu değerlerin altında veya üstünde ise kan bağışı alınamaz. Ayrıca nabız normal ritimde olmalıdır.

19. Kan basıncı (tansiyon):
Sistolik (büyük) tansiyon 90 - 180 mmHg arasında
Diyastolik (küçük) tansiyon 50 - 100 mmHg arasında olmalıdır.
Yapılan muayenede tansiyonu bu değerler arasında çıkmayan bağışçılardan kan alınamaz.

20. Yaş sınırı:
18 - 65 yaşında olanlar kan bağışlayabilirler.

21. Ne sıklıkla kan bağışlanabilir?
Erkekler 3 ay ara ile yılda 4 kez, bayanlar ise 4 ay arayla 3 kez kan bağışlayabilirler.

Toplam 1 fotoğraf bulunmaktadır
Bu tecrübeyi dün işyerimde çalışan Nuray abla için Edirne Trakya Üniversitesi Hastahanesi'nde yapmış olduğum kan bağışından dolayı paylaşıyorum.Ben normal bağış için gittiğimde kanımdan Beyaz kan bağışı yapılabileceği söylenildi.Ameliyat olan ablanın ameliyatı sırasında çok kan kaybettiği,bu yüzden de trombositli beyaz kanın kullanıldığı söylenildi.Nuray ablanın doğumu sonrası kanamasını durduramayınca trombositli kan kullanılmış.Eğer o kan olmasaydı şu an hayatta olamayacaktı.Tabi doktorlarımızn da.Her ne kadar 1,5 saat boyunca canınız sıkılsa da uyuşsa da belirlibölgeleriniz bağışlamaya değer.Sonuçta hayat kurtarıyor. Aşağıya bir siteden kan bağışları hakkında aldığım detaylı bilgiyi paylaştım."Kan ver can ver" sloganıyla da kapatalım.

KANIN YAPISI VE GÖREVLERİ:

Vücudumuzdaki kanın en önemli görevi hücrelere oksijen taşımaktır. Ayrıca hücrelerimiz için gerekli besin maddelerini de taşırken, atık maddelerin de taşınıp atılmasını sağlar. Erişkin bir insanda yaklaşık olarak 5-6 litre kan bulunmaktadır. Bu kanın yaklaşık 1/3’ü hücrelerden, geri kalan kısmı da plazma denilen ve içerisinde çeşitli proteinler içeren sıvı kısımdan oluşmaktadır. Bu plazma kısmı özellikle kanın pıhtılaşmasıyla ilgili maddeleri içerir. Kanımız sürekli olarak yenilenmektedir, yaşlanan hücreler ortadan kaldırılırken yerine kemik iliğinden yeni hücreler gelmektedir. Kemik iliği durmaksızın çalışan bir fabrika gibidir. Kanımızda her birinin farklı görevleri olan birçok hücre bulunmaktadır. Bunlar alyuvarlar, akyuvarlar ve trombositlerdir.

Alyuvarlar (Eritrositler):
Kana kırmızı rengini veren hücrelerdir. İçinde bulunan hemoglobin isimli madde ile hücrelere oksijen taşırken, hücrelerden açığa çıkan karbondioksiti alarak akciğerlerden atılmasını sağlamaktadır. Bir alyuvarın normal koşullarda kandaki yaşam süresi ortalama 3 aydır.

Akyuvarlar (Lökositler):
Vücudumuzun asker hücreleri olarak adlandırılabilir. Herhangi bir yolla vücudumuza giren yabancı mikroorganizmalara karşı savunma görevini üstlenmişlerdir. 5-6 çeşit savunma hücremiz vardır ve farklı görevler için programlanmışlardır. Vücudumuzdaki yaşam süreleri değişkendir, ortalama 2-3 gün yaşayıp ortadan kalkarken yerine hemen kemik iliğinden genç hücreler gelmektedir.

Trombositler:

Bir yaralanma halinde yaralanan bölgeyi ilk tamir etme ve bu bölgede pıhtı oluşması için bir dizi olayı başlatma görevi olan hücrelerdir. Bu hücrelerin yaşam süresi 7 - 9 gündür.
Görüldüğü gibi kan hücreleri kemik iliğinde sürekli olarak yapılan, yaşayan ve ölen hücrelerdir. Bir bakıma kan hücreleri sürekli olarak yenilenen hücrelerdir. Kemik iliği ise sürekli olarak çalışan ve gereksinime göre hücre üreten bir fabrikadır.

KAN BAĞIŞI

Sağlıklı yetişkinlerin çoğu kan bağışında bulunabilir.
Genel kurallar :

* 18 yaşından büyük
* En az 50 kg ağırlığında ve
* Kan bağışı nedeni ile daha önceden red edilmemiş olmak
1. Kan merkezimize gelen kan bağışcıları (Donör) önce Sağlık Bakanlığınca kullanımı zorunlu tutulan donör sorgulama formunu doldururlar. Bu form, sağlığınızla ilgili sizi ve alıcıyı korumak üzere düzenlenmiş sorulardan oluşmaktadır.
2. Kayıt işlemleri yapılarak her bağışçıya onları tanıtıcı bir donör numarası verilir.
3. Sağlık durumu ve formdaki verilerde herhangi bir sorun yok ise bağışçının kan sayımı yapılır. Kan sayımı sonuçları da normal ise (erkeklerde 13,5 g/dl'nin, kadınlarda ise,12,5 g/dl'nin üzerinde olmalı) kan bağışını aşamasına geçilir.
5. Özel olarak tasarlanmış kan alma yatağında cilt temizliği ardından steril ve tek kullanımlık kan torbası iğnesi ile kolun ön kısmındaki büyük damarlardan birine girilerek torbaya kan alınmaya başlanır.
6. Yaklaşık 10 dakikalık bir sürede 0,45 litrelik kan alma işlemi tamamlanır. İğne damardan çekilip üzeri steril bant ile kapatılır.
7. Kan torbasına bitişik olan küçük numune kısmından kan grubunuz tekrar kontrol edilir, ayrıca mikrobik yönden testleriniz çalışılır.
8. Kan Bağışından sonra yaklaşık 10-15 dk. dinlenmeniz gerekecektir. Ayrıca bağış sonrası gün içinde aşırı fiziksel aktivitede bulunmamanız ve bol sıvı almanız önerilir. Aşırı dikkat gerektiren pilot, şoför vb gibi mesleklerde çalışanların ve aktif sporcuların kan bağışladıkları gün istirahat etmeleri önerilir.


BAĞIŞLADIĞINIZ KAN HANGİ AŞAMALARDAN GEÇER?

* Kan bağışından sonra sizden alınan örnek kanlar ile öncelikle kanınızın hangi grup (A,B,O,AB ve Rh tipi) olduğu tespit edilir.
* Daha sonra kanınızda AIDS, sarılık virüsleri (Hepatit B, Hepatit C) ve Frengi(sfiliz) hastalıkları ile ilgili testler çalışılır.
Kan merkezimizde tek bir bağış kanından hücre ve plazma ayırımı yapılarak 2 ayrı hastanın plazma ve eritrosit ihtiyacı karşılanabilmektedir. Bu kanlar hemen kullanabileceği gibi daha sonradan ihtiyacı olan hastalara verilmek üzere özel kan dolaplarında saklanmaktadır.

AFEREZ TROMBOSİT SÜSPANSİYONU

* Aferez tam kanın bir kısmını toplayan bir yöntemdir.
* En sık trombosit elde etmek amacı ile kullanılmaktadır.
* Normal bir kan bağışından en önemli farkı işlemin yaklaşık 1–1,5 saat sürmesi ve bu sürede bağışçının aferez cihazına bağlı durmasıdır. Bir kolundan kanı verirken diğer kolundan trombosit dışında kalan kan bileşenleri bağışçıya geri verilmektedir.
* Aferez işlemi için gerekli setler steril ve tek kullanımlıktır.
* Tam kan bağışı yapan kişiler 3 ay aralarla kan verebilirken, trombosit bağışı yapanlar 72 saat aralarla trombosit bağışı yapabilirler. Vücudumuz trombosit eksiğini 24 - 48 saat içinde hızlıca yerine koymaktadır.
* Özel saklama koşullarına rağmen trombosit ürünü 5 gün saklanabilmektedir.

Bağışın Yapılabilmesi için:

* Trombosit vericisi için işlemden önce kan bağışı için gerekli kuralların tamamı geçerlidir. Özel olarak aspirin ve aspirin benzeri ilaçlar işlemden en az 48 saat önce kesilmelidir. Kan bağışından farklı olarak süresi yaklaşık 1,5 saate yakın sürer ve vericiye hiçbir zararı yoktur.

* Trombosit vericisinin 18-60 yaş aralığında ve50 kgüzerinde olması gerekir. Ayrıca hemoglobin değerinin 13 gr/dl ve üzerinde trombosit sayısının ise 150 binin üzerinde olması gereklidir.


Kan bağışının vericiye olan faydaları

* Kan yapımı canlı tutularak kemik iliği yağlanması önlenir
* Verilen kanın yerine, vücuttan genç hücreler dolaşıma katıldığı için, bağışçı daha dinç ve canlı olur.
* Kandaki kolesterol, trigliserid gibi yağlar düşer
* Kalp krizi ihtimalini azaltır.
* Baş ağrısı, stres, yüksek tansiyon, yorgunluk gibi rahatsızlıkların giderilmesinde çok büyük katkısı olur.
* Yaşam kurtarmanın verdiği sınırsız mutluluk.

KAN BAĞIŞINA ENGEL OLAN BAZI DURUMLAR

* HIV + olmak
* Hepatit B, Hepatit C enfeksiyonu ve taşıyıcıları
* Kanser
* Diyabet
* Kalp krizi geçirmiş
* Kronik Böbrek Hastalığı olanlar yaşam boyu kan veremezler.

Bazı durumlarda kişi geçici olarak kan bağışında bulunamaz.

* Soğuk algınlığı, Grip, Sinüzit; şikayetler geçtikten 5 gün sonra kan verilebilir
* Doğum yapanlar, kan bileşeni transfüzyonu yapılanlar, operasyon öyküsü olanlar, dövme veya delici takı yaptıranlar; ancak 1 yıl sonra kan verebilir.
Sayfa: