DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Kavgayı ayırmaya çalışırken dayak yemek


Öğrenmek için biraz geç kaldığım bir şeyi öğrendim dün: Kavga eden iki kişinin arasına girilmez!
Bu kuralı böylesine geç öğrenmemin nedeni bugüne kadar bir kavgaya sıcağı sıcağına tanık olmayışımdı sanırım. Dün edindiğim tecrübe sayesinde, kavgayla karşılaşınca ne yapmamam gerektiğini biliyorum artık.
(#949) nolu tecrübemde anlattıklarımı yaşamamın ardından sinirli sinirli işe gittim. İki iş arkadaşım her zamanki gibi birbirlerine sataşıyordu. Bu alışılageldik bir durumdu ve birçok kez yöneticiler tarafından uyarılmışlardı. Dün iş yerinde tek yönetici vardı ve o da yemeğe çıkınca bu arkadaşlar rahat rahat tartışmak üzere bir köşeye çekildiler. Sanırım belirtmeyi unuttum; tartışan arkadaşlardan biri XX, diğeri XY kromozomlara sahip.
Kısa süre sonra tartışma sesleri ciyak ciyak bağırışmaya dönüşünce, "Biraz daha sessiz tartışır mısınız lütfen?" demek üzere yanlarına gittimde bir ne göreyim?!
XX ve XY birbirinin boğazına yapışmış, allah ne verdiyse vuruyorlar. XY, XX'in kafasını demir raflara çarptırıyor, XX pençeleriyle, XY'nin suratına tren yolları çiziyor falan...
Hiç düşünmeden kendimi bu ikisinin arasına girmiş vaziyette buldum, kavgayı ayırıcam derken paravan görevi görmekten kurtulamadım. Benim arada olmamı umursamadan birbirlerine tokatlar, yumruklar, tırmıklar yollamayı sürdürüyorlardı ve kaçınılmaz şekilde darbeler hedefine ulaşamadan beni buluyordu. Bu şekilde ne kadar kaldığımızı kestiremiyorum. Duvara dayalı vaziyette duran portatif merdiven XY'nin üzerine düşmeseydi tam gaz devam ederdik diye tahmin ediyorum.
Kavga sona erince iyice hırpalanmış vaziyette dışarı çıktım ve kendimi toparlamaya çalıştım. XX zırıl zırıl ağlıyor, XY sakinleşmeye çalışıyordu. Biraz geçtikten sonra yutkunduğum sıvının tükürük olduğundan şüphe duymaya başladım ve aynaya baktığımda ağız içimin kanla dolduğunu fark ettim. Ağzımı çalkalamak için tuvalete gidip geldiğimde, yemeğini sipariş edip de yiyemeden dönen yöneticinin tutanakları hazırlamakta olduğunu gördüm. XX ve XY işten çıkarıldılar. Giderlerken benden defalarca özür dilediler. O an XY'nin yüzündeki tren yollarının bir eşinin de benim kolumda olduğunu fark ettim.
Sayfa: