DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Kedilerde hamilelik ve sezaryen doğum



Toplam 4 fotoğraf bulunmaktadır
Bazı dişi kediler ergenliğe çok ufak yaşlarda girerler. Tıpkı bizim kedimiz gibi. 5-6 yaşlarındayken aldık onu eve. İlk başlarda zayıflıktan kemikleri görünürken sonradan sonraya kilo almaya, küçücük boyuna rağmen göbeği kocaman olmaya başladı. Tabi ki bu ufaklıkta bir kedinin hamile olduğunu düşünmemiştik ta ki karnındaki ufaklıklar bize el sallayana kadar. Yeni eve aldığımız kedimiz hamileydi ve biz ne yapmamız gerektiğini pek bilmiyorduk. İnternetten yaptığımız araştırmalar sonucunda onun mümkün olduğunca rahat bir biçimde hamilelik dönemini geçirmesini sağladık.

Bu süreçte tabi normalden daha fazla yemek yiyordu. Uykudan daha çok yemek yemeye gittiğini söyleyebilirim. Günlük hayatı yemek ve uykudan oluşuyordu zaten sadece. Hareket etmemeye özen gösterir ve 63-68 gün sürebilen doğum anının gelmesini beklerdi.

Doğuma yaklaştığımız günlerde onu ara sıra yatak odasındaki dolabın içinde bulurdum, acaba doğurdu mu diye de kontrol ederdim içerisini. Çünkü kediler genellikle dolap içi gibi kuytu ve gözden uzak bölgelerde doğum yapmayı isterler. Stresten uzak olmaları çok önemlidir. Bunun için ıssız bir köşeye içine temiz bir bez örtülü sepeti hazır bulundurdum hep.
Bir sabah kedimiz enteresan bir biçimde adeta yardım ister gibi miyavlamaya başladı. Doğum anı gelip çatmıştı. Ona arka odadaki sepeti gösterdim, içine girdi ve ıkınmaya başladı. Bu sırada rahatsız olmaması için odayı terk ettik ve kapıyı kapattık. Yine de bir sıkıntı olmasın diye kapı aralığından gizlice bakıyorduk. Bir yandan da internetten sürekli insanların tecrübelerini okuyorduk. Genelde söylenenler kedilerin bir gün hatta iki gün boyunca doğum yapabilecekleri yönündeydi. Şimdi çok pişmanım, ama akşama kadar bekledik doğum yapacak diye. Sonrasında veterineri aradım. İşin enteresan tarafı şu ki o da internette yazılanları doğruladı ve birkaç saat daha beklememizi söyledi. Kedimiz o kadar perişan bir hale gelmişti ki daha fazla bekleyemedim. Haftasonu olduğundan civardaki tek açık veteriner orasıydı ve ben de oraya götürmek zorunda kaldım. Muayene odasına aldıklarında yavrunun bir kuyruğu dışarıdaydı ve eldivenleri takarak yavruyu çekmeye çalıştılar. Tabi ki başaramadılar. Veteriner, bir sancı iğnesi yapacağını, bu iğnenin bir kaç saat içerisinde etki gösterebileceğini eğer ki gösteremezse de yarın sabah fakülteye sezeryan için götürmemiz gerektiğini söyledi. Bu iğne de işe yaramadı, hatta sanki hayvana daha fazla işkence çektirmek için iğne yapılmış oldu. Kediciğimiz acı içinde kıvransın diye 20 TL vermiş olduk üstelik.

O gece sabaha kadar hiç uyumadım, sürekli onun başındaydım. Öyle perişan bir hali vardı ki... Gözlerinin feri kaçmış ve adeta boşluktaydı. Ne yemek yiyor, ne su içiyordu. Sabah saat 9'da açılan Avcılar'daki fakülteye 8'de ulaştım. Tüm umudum, acil bir durum olduğundan belki bizi içeri alırlardı. Ama burası Türkiye. 9'da açılacak olan doğum bölümü bizim birilerine şikayet etmemizle 9 buçuk gibi açıldı. O saate kadar kimse yoktu içeride. Yine Türkiye'deki mevcut sistemlere dem vurduktan sonra kediciğimizi muayene odasına aldılar. Birtakım sorular soruldu bize, ben de 24 saatlik süreci anlattım. Veteriner, kedimizin %70 uyanamama ihtimalinden söz etti. Zaten perişan bir haldeyken neden hemen getirmediğimizi azarlar bir biçimde sorarak sorguya çekti bizi. Kedi,eğer 2 saat içerisinde doğurmaz ise mutlaka bir uzman hekime götürmek gerektiğini söyledi.Tecrübesiz olmanın acısını o an hissettim. Gözlerimden yaşlar boşalmaya başladı. Bu sırada kan testi, ilaçlar, ameliyat malzemeleri falan derken sürekli para veriyordum. O an milyarlar isteseler yine verirdim zannediyorum ki zaten tüm işlemler bittiğinde öğrenci halimle 1000 lira ücret ödedim. Ama olsundu bir canlının hayatını kurtarmak için o an paranın önemi yoktu benim için.

Kediciğimiz ameliyathaneye alındı. Yaklaşık 2 saat kadar sürdü operasyon. Her zamanki en kötü ihtimali size vermek zorundayız nutuklarını profesör hekimden dinledik ve kan değerlerinin beklenenin çok çok altında olduğu, kedilerde görülen FİP adlı hastalığa yakalanmış olma ihtimalinin olduğu ve bir de iç hastalıkları uzmanına görünmemiz gerektiği söyledi bize. Neyse ki başarılı geçmişti operasyon. Ameliyat sonunda da vücut ısısının beklenen değere ulaşması için küvezde beklettiler. Yavrulara ne olduğundan bahsetmeme gerek yoktur sanırım.Kedimize kavuştuğumuzda profesör hekimin uyarılarını dikkate alarak iç hastalıkları bölümüne götürdük, neyseki bir hastalık çıkmadı.
Karın bölgesinde bir dış kısımda bir de iç kısımda olmak üzere iki dikiş vardı. Dış dikişi bir hafta sonra, iç dikişi ise iki hafta sonra alacaklardı. Tabi bir de 1 hafta kullanmamız gereken ilaçlar yazdı veteriner. Nevakson adlı antibiyotik, Ranitab ve Hepargrizovim adlı vitamin ilaçları. Bunları bir hafta boyunca kullandık. Dış dikişlerini aldırdık, eve döndük ve kedimiz o zamandan itibaren hiçbir şey yememeye ve içmemeye başladı. Depresyonik bir halde sadece yatıyordu. Belli ki ölen yavrularına üzülüyordu bir anne olarak. Açlıktan ölmemesi ve vücut direncini biraz olsun sağlayabilmek için şırıngayla tavuk suyu falan içirdim. Yaklaşık bir ay sonra da tamamen kendine geldi ve sağlıklı bir kedi oldu.

Kedinizin sağlığı için güvenilir ve uzman bir hekime götürün. Piyasada veterinerim diye gezen fakat hiçbir şey bilmeyen bir çok kişi olduğunu unutmayın. İnternetteki bilgilere güvenmemek gerektiğini de anlamışsınızdır sanırım.
Sayfa: