DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Kedilerin semti "Cihangir"



Toplam 1 fotoğraf bulunmaktadır
2012 senesinde tanıştım bu güzel semtle. Taksim'in o kalabalık ve gürültülü İstiklal Caddesi'nden aşağıya doğru indiğimde eski-tarihi binalar, arabaların tepelerinde şekerleme yapan kediler, sakin- huzur dolu sokaklarla karşılaştım. 3 dk mesafedeki Taksim kalabalığından eser yoktu bile, birbirlerinden tamamen bağımsızdı bu iki semt. İşte belki de en çok bu yüzden sevdim ben bu semti. İstediğimde kendimi şehrin eğlencesine atabilecek, istediğimde ise huzur dolu evimde oturabilecektim.

Başkurt sokak, gördüğüm ilk sokaktı Cihangir'de. En uzun sokağıymış Cihangir'in. Yol boyunca ağaçlar ve kediler karşıladı beni bu sokakta yürürken. Yürüyüşümü sokağın sonuna vardırmadan ilk gördüğüm merdivenden yukarı tırmandım, geriye doğru baktığımda dehşet uzunluktaki merdivenlerle karşılaştım, yaşlılar için burda yaşamak pek bir sıkıntılı olsa gerekti. Cihangir merdivenlerini tırmandıktan sonra adı "Cihangir Caddesi" olan bir cadde çıktı karşıma. Başkurt sokaktan sonra bu cadde geniş ve işlekti, genelde zengin kesimin uğradığını tahmin ettiğim restoranlar ve kafeler sıralanıyordu.
Yürüyüşümü Cihangir Camii'ne varıncaya kadar devam ettirdim. Bu cami Kanuni Sultan Süleyman tarafından oğlu Cihangir için yapılmış.Cihangir, Kanunî’nin çok sevdiği sakat doğan, şiir ve sanata önem veren en küçük oğluymuş. Tarihçilerin anlattığına göre, ağabeyi Şehzade Mustafa’nın, babaları tarafından boğdurulması üzerine üzüntüsünden ölmüş. Cihangir, zaman zaman, şimdi caminin kurulu olduğu yere gelir bir çardak altından Boğaz manzarasını izlermiş. Kanunî de saraydan rahatlıkla gördüğü bu ormanlık yamaçta, oğlunun anısına küçük bir cami yaptırmış. Şehzade Cihangir de camideki türbeye defnedilmiş.Camiden dolayı burası zamanla yerleşim merkezi olmuş ve semt de Cihangir olarak anılagelmiş.
Camii'yi gördüğümde hem kendisine hem de manzarasına karşı büyülendim, gerçekten inanılmaz bir yapı. Hikayesi de bir başka anlam katıyordu bu camiiye.

Manzarayı ve küçük, sevimli, eski binaları izleyerek yoluma devam ettim. "Cihangir parkı" dedikleri yere gelmiştim. Biralarını kapıp gelen gençlerin , manzarayı seyrederek dostlarıyla derin ve sıcak görünen sohbetlerde bulunması çok hoş geldi ve bu semt bambaşka dedirtti bana. İşte dedim benim yaşamam gereken semt burası olmalıydı.
Sayfa: