DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Konuşma Terapistliği


Doğruluğuna yüzde yüz inandığım bir cümle varsa o da : "her mesleğin kendine göre bir zorluğu vardır"

Aslında öğrenciyim ama aynı zamanda kendi alanım olan ingilizce'den de ders veriyorum. Bu durumu bilen eski bir öğretmenim, bir öğle vakti beni aradı. Kendisi de ingilizce öğretmeniydi ve müsait olamadığı zamanlarda kendi öğrencileriyle ilgilenmem için benden ricada bulunur, eğer ki ben de müsaitsem onun yerine öğrencileriyle ilgilenirdim. Ricasının yine o olacağını sanarak telefonu açtım ve bana ders ücretimin ne kadar olduğunu sordu. Ancak daha sonra ricasının farklı olduğunu anladım. 6 yaşındaki kızı Deren için aramıştı. Onunla özel olarak ilgilenmemi istemişti. Olay bakıcılıktan biraz daha farklı. Deren konuşma geriliği yaşayan bir küçük kız çocuğu. Haftada dört gün onun yanına gidip onu konuşturmaya çalışacaktım. Ücretim de bir öğrenci için gayet iyiydi ve alt tarafı bir çocukla ilglienecektim. Ricasını geri çevirmedim ve ertesi gün kapılarını çaldım. Kapıyı Deren'in annesi açtı hemen arkasında da Deren duruyordu. İçeri ders yapacağımız odaya girdik, annesi Deren'i tam karşıma oturttu, kapıyı çekip çıktı. İkimiz baş başa kalmıştık. Deren gözlerini gözlerime dikti boş boş bakmaya başladı. Sırıtıp, bir konu bulmak için etrafıma bakındım. Beni tanımasına rağmen kendimi tanıttım. Onunla benim ilgileneceğimi, onun için burada bu sandalyede oturduğumu söyledim. Söyledim söylemesine de kız sadece yüzüme bakıyordu. Adını sordum cevap vermedi. Yaşını sordum, ses yok. Kreşe gidip gitmediğini sordum yine ses yok. Bu defa cesaretim iyice kırılmıştı. Karşımdaki çocuk başını önüne eğmiş bana kirpiklerinin arasından bakıyordu. içimden "lan acaba cin falan mı kaçtı bu kızın içine?" diye geçirdim. Kız ne yaparsam yapayım tepki vermiyordu. Oturalı on beş dakika olmuştu tık yok. Sonra aklıma kuzenim geldi ve konuşmaya başladım." Deren biliyor musun benim senin yaşlarında bir kuzenim var ismi Sude? Çok güzel tatlı bi kız tıpkı senin gibi. Kreşe gidiyor hafta içleri. Sen de gidiyor musun?" dedim kız ilk defa tepki verdi ve başını evet der gibi bir aşağı bir yukarı salladı. Tepki alabilmenin mutluluğuyla anlatmaya devam ettim: "ne kadar güzel Deren. Onun arkadaşları var en sevdiği arkadaşının adı Özge. Eminim senin de vardır. Üstelik Sude o kızla hiç kavga etmiyormuş. Sen arkadaşlarınla kavga ediyor musun?" diye sordum. Bu defa aldığım somut bir cevap vardı: "hagır". Hayır diyemiyordu. "hmm" diye düşündüm. Ama en azından bana cevap vermişti ve çok da mutlu olmuştum. Bu arada ders başlayalı yarım saate geliyordu ki annesi içeri elinde boyama kitaplarıyla girdi. Önümüze bırakıp çıktı. Alıp onlarla ilgilenmeye başladık, gördüğüm her hayvanın taklidini yapıyor, onun da yapması için onu cesaretlendirecek sözler söylüyordum. Onun da bu oyun hoşuna gitmiş olacak ki ben havlayınca "öpek" diye bağırıyordu. Anladım ki kızımızın sorunu konuşamama değildi. Sadece bazı şeyleri yanlış telaffuz ediyordu.Bundan sonraki derslerde artık hep yanlış telaffuz ettiği kelimelerin üstüne gittik, sayı saymayı, günleri ve saatleri çalıştık. Üçüncü ayın sonunda ben evinde Deren in gelmesini beklerken kapı çaldı ve Deren içeri bağırarak girdi. Hararetli hararetli bir şeyler anlatmaya çalışıyordu. Daha sonra anladık ki okulda sınıfının önünde ilk defa sayı saymış ve öğretmeni de ona ödül olarak lolipop vermişti.

Derslerimiz yaklaşık altı ay sürdü. Son dersimiz için eve gittiğimde Deren kapıda beni görünce "ders!" diye bağırdı ve koşarak masamıza geçti. Üniversite sınavını kazandığım için ve artık burada uzun süre olamayacağım için evden çıkarken Deren bana kocaman sarıldı. O zaman bir şey fark ettim: Ne kadar kendimi paralamış olsam da ufaklığın şu an hiç değilse eskisi gibi çekingen değil daha öz güvenli oluşu ve konuşmak için çabalamış olmasını görmek her şeye değerdi. Umarım bundan sonrası o ve ailesi için daha kolay olur.
Sayfa: