DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.

Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.
Sayfa:

Maksim Gorki - Çocukluğum



Toplam 1 fotoğraf bulunmaktadır
Eserin türü : otobiyografi – повесть
Yazılış yılı : 1913
Basım yılı : 1913

Eser birbirleriyle bağlantılı ve aynı zamanda birbirinden özgün 13 bölümden oluşmaktadır.
Povest (Повесть) türü uzun hikaye olarak tanımlanabilir. Kişi ve olay sayısının fazla olmasıyla asıl hikaye türünden ayrılır.
Otobiyografide ise kişi kendini anlatır. Kişinin iç dünyasına yöneliktir. Bu nedenle öznel yargılarda bulunulabilir.
Gorki Çocukluğum eserinde bu iki türü bir araya getirmiştir.

Karakterler:
акулина ивановна (nine), дед(dede)
Варвара(anne), максим савватевич(öz babası) евгений максимов(üvey babası)
Михаил ve яков(dayıları), саша(kuzeni) наталя (yengesi)
цыганский иван, григорий(evde çalışanlar)
харошое дело, пётр (kiracılar)

Nine : Toparlak ve kocaman kafalı, koca gözlü, yumuşak ve gülünç burunlu, siyah gür saçlı. Gorki’ye annelik yapmıştır. İyi kalpli, merhametlidir.
Anne : Gri gözlü, kırmızı dudaklı, sarı saçlı iri. Her zaman sert ve konuşkan değil.
Dede : Sarı-kızıl sakallı, yeşil gözlü, gaga burunlu, kısa boylu ve aksi. Eskiden zengin bir boya ustasıdır fakat oğulları onu hep sömürmüştür.
Mihail dayı : Zayıf, düz, siyah saçlı biri.
Yakov dayı : Sarı kıvırcık saçlı, sürekli içki içen biri.
Yevgeni Maksimov : Gorki’nin üvey babasıdır. Ondan nefret eder.

Özet
Eser Astrahan’da Gorki’nin babasının ölümü ve o anda annesinin babasının cesedi başında doğum yapması ile başlar. Gorki’nin ninesi Akulina İvanovna bu olay üzerine Nijniy’den gelmiştir. Gorki ninesiyle bu yolla tanışır. O dönemde 5 yaşlarındadır. Nine, kızı Varvara’yı , Gorki’yi ve yeni doğan kardeşini yanına alarak onları Nijni’ye götürür. Ancak yolculuk sırasında yeni doğan kardeşi Maksim ölür. Gorki ninesi ile zaman geçirmeye başladıkça onu kendisi için en değerli insan olarak görmeye başlar. Nijniy’e vardıklarında ailedeki herkesle tanışmış olur.
Gorki için bundan sonra ‘yoğun, renkli, anlatılamayacak kadar garip bir hayat’ başlar.

Varvara’nın baba evine dönmesiyle drahoma sorunu ve kimin kentte kimin ise Kunavina’da boya işliği açacağı konusundaki tartışmalar alevlenir. Kavga çıkar. Bu gibi olaylar yaşanırken
Gorki insanları tanımaya çalışmaktadır. Dedesi ona korkutucu gelir. Dedesinin zoruyla diğer kuzenleriyle beraber Natalya yengesinden dua öğrenmeye başlar. Bir gün Yakov dayının oğlu Saşa yüzünden yaramazlık yapar ve dedesi onu kendinden geçene kadar döver. Gorki günlerce yataktan çıkamaz. Annesinin onu dedesinden kurtarmaması ve baba evinde yaşamasını ona bağlıyor olması Gorki’yi derinden yaralar ve annesi bu olaydan sonra bir yerlere konaklamaya gider. Gorki hasta halde yataktan çıkamazken bütün ev halkı onu odasında ziyaret etmeye başlar. Ama onu en çok etkileyen Çingene’dir ve bu ziyaretlerin ardından ikisi arasında güzel bir arkadaşlık başlar. Evde genel olarak mutlu ve huzurlu tek zamanlar dedenin pazar akşamları ayine gittiği zamanlardır. Bu süre zarfında nine ve çingene dans eder, Yakov dayı şarkılar söyler, çingene hamam böcekleriyle oyunlar oynar ve evdekileri eğlendirirdi.Evin bahçesinde koca bir haç vardır. Yakov dayı bu haçı ölen eşinin mezarına taşımak ister. Haçı Çingene taşımaya çalışırken haç çingenenin üstüne düşer ve henüz 19 yaşındayken ölür.

Dördüncü bölümde nine ve torunun arasındaki ilişki iyice pekişir. Nine Gorkiyi her zaman gözetir, annesi gibi ilgilenir. Ona kendi hikayelerini, masalları, cinleri ve şeytanları anlatır. Nine ve torun güzelce geçinip giderken sorunların ardı arkası kesilmez. Evde yangın çıkar, yangın Ninenin çabasıyla söndürülür ve o gece Natalya yenge doğum yaparken ölür. İlkbahara doğru Mihail dayı nehrin karşısına geçti, Yakov dayı kentte kaldı, dede ise Polevoy Sokağı’nda yeni bir ev aldı. Bu evde kiracılarla birlikte yaşıyorlardı. Dede yardımcı olmak için Oğullarının işliklerine gider; akşam yorgun ve sinirli olarak eve gelirdi. Nine ise yemek yapar, dikiş diker ve bahçesiyle uğraşır aynı zamanda kiracılara yardım eder; aile içi kavgaları, tartışmaları ayırırdı. Yaşamının bu döneminde zamanını hep ninesiyle geçirirdi. Annesi ise çok kısa süre için gelirdi. Soğuk, gururlu, sert bakışlarıyla hiçbir anı bırakmadan giderdi. Dedesi Gorki’ye bu günlerde okumayı öğretmeye çalışıyordu. Gorki harfleri insanlara, hayvanlara benzetiyordu.

Yeni taşındıkları mahallede Gorki’nin arkadaşları vardı. Aslında çocuklar ondan pek hoşlanmıyordu ve ona ‘kopil’ diyorlardı. Gorki’yi görünce ona taş atmaya başlıyor ve kavga ediyorlardı. Gorki’nin bu durumdan şikayet etmiyor tam aksine onlara karşı tek başına mücadele etmekten mutluluk duyuyordu. Evde ise dedesi ona karşı daha dikkatli davranıyor, onu daha az dövüyordu. Beraber Zebur okuyorlardı. Bir akşam yine dedesiyle birlikte Zebur okurken dedesi ona 1982’de Fransızların Rusya’ya geldiği zamanı anlatmaya başlar. Dede o günleri anlattıkça Rus halkının Fransız esirlere olan tutumunu, dedenin kendi ailesi ve kutsal kitapla ilgili görüşlerini öğreniriz. Dedeyle Zebur okumaya başladıktan sonra Gorki ninesinin ve dedesinin birbirinden farklı olduğunu düşünmeye başlar. Ninesinin tanrısı merhametliydi, gün boyu insanlıkla beraberdi, dünyadaki herkese ve her şeye karşı eşit ölçüde iyiydi. Dedesinin Tanrısı ise acımasız, sürekli ceza veren, insanları diri diri ateşte yakan bir tanrıydı. O yıllarda tanrıya ilişkin duygu ve düşünceleri Gorki’nin ruhsal besin kaynağı ve yaşamındaki en büyük güzellikti. Diğer her şey onda tiksinti ve keder uyandırıyordu.

Dedesi ani bir kararla evi satar ve Kanatnoy sokağında yeni bir ev alır. Bu evde de yeni kiracıları vardır. Bu kiracılar arasından Gorki en çok Haroşeye Delo’dan etkilenir. Horoşeye Delo kendi odasında kurşun eritir, çeşitli işler yapardı. Bir sürü kitabı vardı. Böylelikle Gorki’nin dikkatini çekiyordu. Günler sonra Horoşeye Delo ile arkadaşlığı başlar. Horoşeye Delo ile her şey özel bir anlam kazanıyor, gördükleri belleğine kazınıyordu. Ona her zaman en gerekli olanı söylüyor, fazla konuşmuyordu. Genelde beraber hiçbir şey yapmadan sessizce oturuyorlardı. Horoşeye Delo’yu Varvara gelecek diye evden yollarlar ve bu dostluk böyle biter. Gorki bu ayrılık için şöyle der :“ Kendi ülkelerinde bir yabancı gibi yaşayan, gerçekteyse o toplumun en iyileri olan
binlerce insandan ilkiyle olan dostluğum böylece sona erdi…” Evde yaşayan bir diğer kiracı Pyotr amca onunla arkadaşlık kurar ve bu arkadaşlık bir süre sonra soğuk savaşa dönüşür. Bir gün bahçede Pyotr amcanın cesedi bulunur. Annesi çıkagelir. Annesi, dedesi ve ninesi annesinin doğurup bir başkasına verdiği bebekten bahsediyorlardı. Bu konuşmanın ardından dede üzüntü içinde nineye sarılır ve ağlamaya başlar. Nineye tatlı şeyler söyler, Gorki bundan mutluluk duyar ve onlara sarılarak ilk defa mutluluktan ağlar.
Gorki bu dönemde okula başlar. Çiçek hastası olur. Kabuslar görmeye başlar ve bir gün sırf bir kabustan dolayı camdan atlar. Gorki tekrar yürümeye başladığında üvey babası ve onun annesiyle tanışır.

Annesi evlenir ve Moskova’ya gider. Gorki hissizleştiğini düşünür. Nine sürekli içki içmeye başlar. Güz mevsimi evi sattılar ve eski bir evin bodrum katında iki oda kiraladılar. Bir gün annesi ve üvey babası çıkageldi. Annesi hamileydi. Güya Moskova’daki evleri yanmıştı. Halbuki üvey baba her şeyini kumarda kaybetmiştir. Daha sonra Sormov’da yeni bir eve taşındılar. Bu ev fabrika civarındaydı ve Gorki’yi kahrediyordu. Gorki’yi annesinin gebeliğinin son günlerinde dedesinin yanına, Kunavino’ya yollarlar. Gorki daha çevresini inceleme fırsatı bulamadan ninesi, annesi ve bebeği bu eve geldiler. İşçileri dolandırdığı için üvey babasını işten kovdular ve o da başka bir yerde çalışmaya başlar. Burada okula tekrar başlar. Okuldan nefret eder. Okula gitmek istemez ama Piskopos Hrisanf sayesinde okulda işler yoluna girer. Ama bir gün planlamadığı halde annesinden bir ruble çalar ve bu ortaya çıkar. Okulda hırsız lakabı takarlar. Kardeşi ölür. Üvey babası annesini aldatır. Gorki bunu duyunca adama bıçak fırlatır. Bunun üzerine dayak yiyen yine Gorki olur. Dedesinin evine geri yollarlar. Dedesi ve ninesi her şeyi birbirlerinden ayırmıştır. Dede bundan sonra ninesinin onu besleyeceğini söyler. Dedesi bir nevi dilencilik yaparak geçinmektedir. Gorki de ninesine destek çıkmak için çöplerden hurda toplamaya başlar. Mahallede çete kurar. Güzel dostluklar edinir. Bütün arkadaşları kendi gibi zor geçinen insanlardır, hepsi çocuktur.

Okulda arkadaşları Gorki ile dalga geçerler, kötü kokuyor diye öğretmene şikayet ederler. Bu olay Gorki’yi derinden yaralar. Bahar gelir. Annesi ve kardeşi üvey baba onları bırakıp gittiği için dedenin evine gelirler. Annesinin sağlığı günden güne kötüleşir. Kardeşi de hastadır. Annesi ağustosta bir pazar sabahı ölür. Gorki bütün sahneye tanıklık eder. Eserin sonunda dedesi Gorki’ye “Madalyon değilsin ki seni boynumda taşıyıp durayım…var git insanların arasına karış…” der. Böylece Gorki insanların arasına karışır.
Sayfa: