DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Manila



Toplam 12 fotoğraf bulunmaktadır
Manila, Filipinler’in en kalabalık şehri ve aynı zamanda da başkenti. Hatta artık dünyanın özçekim(selfie ) başkenti olarak biliniyormuş, çünkü en çok özçekim yapılan yer burasıymış. Manila’da iki hava limanı bulunuyor. Biri Clark diğeri de Ninoy Havalimanı. Manila’nın dünyaca ünlü gece hayatı semti Angeles City’e gitmek isteyenler için Clark Havalimanı daha uygun gözüküyor. Ninoy Havalimanı ise Clark’a göre daha çok kullanılan bir havalimanı.
Angeles City ile işim olmadığından ben Ninoy Havalimanı’nı tercih ettim. Ninoy Havalimanı’ndan şehir merkezi denilebilecek Makati, Malate gibi bölgelere yaklaşık yarım saatte ulaşabilirsiniz. Şehirde herhangi bir yerden herhangi bir başka yere ulaşım süreniz o anki trafik yoğunluğuna bağlı olarak anormal değişiklik gösterebiliyor. Nüfusunun 20 milyona yakın olduğu belirtilen Manila’da trafiği sakin bulabilirseniz kendinizi şanslı sayabilirsiniz. Çünkü bazen öyle durumlar oluyor ki trafik gerçekten ilerlemiyor.
Ninoy Havalimanı’ndan şehre inmek için otobüs ve taksi tercihlerinden birini kullanabilirsiniz. Havalimanında çalışan taksiler genelde taksimetre açmıyor ve 500-750 peso(100 peso yaklaşık 6TL yapıyor, 1 dolar 45-46 pezo) gibi bir fiyata sizi merkezi noktalara bırakabiliyorlar. Ben otobüsü tercih ettim. 375 peso olan fiyatı pazarlıkla 240 pesoya düşürdüm ve otobüs görevlisinden beni meşhur Adriatico Caddesi üzerinde bırakmasını istedim.
Manila’ya bu ilk ayak basışımda Adriatico’yu tercih etme sebebim internette okuduğum bilgilerden öğrendiğim kadarı ile merkezi bir konumda olması ve ciddi sosyal imkanlar barındıran bir cadde olarak anılması idi. Sonrasında ise bir jeepneye bindim ve nereye gitmek istediğimi soran şoföre “götür beni gittiğin yere” dedim. Sonrasında her nasıl olduysa kendimi SM Manila Shopping Mall’da buldum.
Manila’ya giderken herhangi bir rezervasyon yaptırmamıştım. Alışveriş merkezinde otururken Airbnb üzerinden nerede kalabileceğimi araştırırken oturduğum masanın tam karşısına bir hatun oturdu. Bu arada hostlara attığım mesajlara cevap gelmiyor, internet bir gidip bir geliyordu. Derken hatuna bir laf attım. Şehirde yeni olduğumu, bana verebilecek tavsiyesi olup olmadığını sordum. “İlk önce…” dedi. “Parlıyorsun, zaten sarışın ve beyaz tenlisin. Bu seni bizim hırsızların, gasp ve kapkaççıların hedefi haline getirir. Bu ülkede turist demek, cebinde parası olan kişi demektir. Ve o boynundaki koca fotoğraf makinesi ile iştahlarını daha da kabartacağına eminim.” “Ne yapmalı?” diye sordum. “Buraya ilk gelişin mi?” diye soruma soru ile karşılık verdi. “Evet” dedim. “İlk gelişin olduğunu belli etmemeli, tecrübeliymişsin gibi davranmalısın, çok gösterişli kıyafetler giymemelisin ve o fotoğraf makinesi ile olduğun her an normalden çok daha dikkatli olmalısın.” Bu hatunun şu ana kadar söyledikleri internette okuduğum bilgilerle örtüşüyordu. Bir takım sitelerde okuduğum bilgiler, biz turistlerin pek arka sokaklarda takılmamamız gerektiğini, Filipinler’in genel anlamda tehlikeli bir yer olduğunu, her daim kendimize ve özel eşyalarımıza çok dikkat etmemiz gerektiği yazılıydı. Pek tabi, öneri isteyecek fakat bu önerilere uymayacak ve Manila’nın arka sokaklarına da gidecektim. Varoşların dibine kadar yolum vardı. Sonrasında konaklama için semt tavsiyesi istedim hatundan. Sonraları birçok Filipinli’nin de aynı görüşte olacağını fark edeceğim BGC semtini önerdi. “Makati merkezi ve turistiktir” dedi. İnternette backpackerların vazgeçemediği adres olarak gösterilen Malate’de ise çok dikkatli olmam gerektiğini salık verdi. “Ben bir Filipinli olarak Manila sokaklarında rahat edemezken sen bir yabancı olarak Filipinler’in hiçbir yerinde asla tedbiri elden bırakmamalısın.” Diyerek bir şeye ihtiyacım olursa ona ulaşabileceğimi söyledi ve bana telefon numarasını verdi.
Daha sonra Makati’de kalacağım ilk eve ulaştım. Gil Puyat bölgesinde bulunan ev merkezi bir konumda ancak Makati’nin nispeten varoş sayılabilecek bir bölgesindeydi. Sokaklarda alman hamam böcekleri ve fareler cirit atıyordu. Uzak doğunun metropol kentlerine has pis yağ kokusu, mazot ve egzoz kokuları ile karışıyordu. Bangkok ’tan sonra Manila’da bu kokuyu alınca kendi kendime söylendim: “Özlemişim!”
Manila’da bolca alışveriş merkezi var. Şehirde bulunduğunuz süre boyunca bu AVM’lerin Manila halkı için ne kadar önemli olduğunu göreceksiniz. Halk adeta AVM’ler ile yaşıyor. Sıcak havadan kaçabilmek için AVM’lere sığınmak şart. İnsanlar AVM’lerde buluşup sosyalleşiyor ve tatil günlerini AVM’lerde değerlendiriyor.
Eğer Manila’ya giderseniz AVM’lerin ve birçok dükkanın önünde bekleyen polis tipli güvenlik görevlileri göreceksiniz. Kimisinin elinde pompalı tüfekler var. Elleri tetikte bekleyen tipler. Ama gayet kibar ve güler yüzlüler. Daha önce bu güvenlik görevlilerinden rahatsız olduğunu belirten kişilerin bloglarını okumuştum. Ben hiç rahatsız olmadım. Ve hatta yanlarına gittiğimde “Günaydın efendim, iyi geceler efendim, size nasıl yardımcı olabilirim” tarzında bir yaklaşımları oldu bana karşı. Hatta adres sorduğum bir güvenlik görevlisi sorumu cevapladıktan sonra kendisi ile muhatap olduğum için bana teşekkür bile etti. Sadece güvenlik görevlileri değil bence hemen hemen bütün Filipinliler genel anlamda gayet kibar insanlar. Ben bu tutumun kamu çalışanları ve turistle bire bir muhatap olan görevliler nezdinde bir nevi devlet politikası olduğunu sezdim. Nitekim Filipinliler’in en büyük gelir kaynaklarından biri turizm. Dolayısı ile turiste iyi davranmak en nihayetinde ekonomik olarak onlara yarıyor. Bence bunu bizim de öğrenmemiz gerekiyor. Her daim misafirperver olduğunu, dünyanın en iyi niyetli uluslarından biri olduğunu iddia eden milletimizin uzak doğu halkının tavrını görmesini isterim. Nezaket öğrenmek açısından bize büyük katkısı olacaktır.
Manila’da zaman geçirecekseniz mutlaka konakladığınız yere yakın olan AVM’leri bir an evvel öğrenin ve hatta AVM’lere yakın yerlerde konaklayın. Nitekim yemek-içmek, eğlenmek ve sosyalleşmek için AVM’lere çok ihtiyacınız olacak. Örneğin, Makati’de konakladığım ilk bölge olan Gil Puyat bölgesindeki Cash&Carry Filipinliler için önemli bir landmark noktası. Cash&Carry’nin üst katında yemek yiyebilir, entertainment alanında oyun oynayabilir, döviz bozdurabilir ve sim kartınızı yükletebilirsiniz.
Ben daha sonra Green Hills AVM’nin olduğu bölgede konakladım. Green Hills bölgesi Müslüman nüfusun biraz daha yoğun olduğu bir bölge. Hatta bu bölgede bir de cemaat okulu varmış. Şehir merkezinden biraz uzak bir yer. Yeni rezidanslar yapılıyor diyeceğim ama şehrin her yerinde hızlı bir yapılanma var. Bolca şantiye alanı göreceksiniz. Küresel ısınmadan dolayı önümüzdeki yüzyılda yok olması beklenen Filipinler’e inşaat alanında bu kadar yatırım yapılıyor olması bana biraz ironik geldi. Yoksa küresel ısınmanın önüne geçecek bir formül düşünüldü de bizim mi haberimiz yok diye içimden de geçirmedim değil. Yolda gayrimenkul satışı yapmak için görevli temsilciler size yeni inşaatlarını gösterip form doldurtmaya çalışıyorlar. İlgili iseniz belki dinleyebilirsiniz. Fakat kısa sürede elinize bir şeyler tutuşturup adınızı, soyadınızı yazıp imza atmanızı istiyorlar. Ben şahsen imzalamak istemedim. Denk gelirse yabancı bir ülkede ne idüğü belirsiz bir kağıdı imzalamak ister misiniz bilmem.
Manila’da konakladığım en son bölge Makati’de Pasong Tamo bölgesi. Konakladığım yerler arasında en çok sevdiğim yer olduğunu söylemeliyim. Alphaland AVM’nin dibindeki bölgeden bir jeepney ile Waltermart’a ve Waltermart’tan bir jeepney daha kullanarak Greenbelt’e geçebilirsiniz. Greenbelt Ayala bölgesinde bulunan konumunun en iyi AVM alanı. Greenbelt-1-2-3-4-5 şeklinde adlandırılmış birden fazla AVM bu bölgede. Hatta SM Manila’da buraya bütünleşik vaziyette. Bir AVM’nin içinden geçip bir diğerine girmeniz mümkün. Yalnız mekanlar birbirine o kadar benziyor ki kaybolabilirsiniz. Greenbelt sanırım Filipinliler’in en sevdiği alışveriş merkezlerinden biri. Yalnız fiyatlarının diğerlerine nazaran biraz daha pahalı olduğunu söylememde fayda var.
Pasong Tamo’dan bir jeepney ile Mall of Asia’ya da geçebilirsiniz. Mall of Asia sanırım dünyanın en büyük AVM’lerinden bir tanesi olsa gerek. Mall of Asia’nın komşusu olduğu sahil şeridinde turlayabilir, küçük çaplı lunapark aletlerinde eğlenebilirsiniz. Hafta sonları AVM’lerin hınca hınç dolu olduğunu göreceksiniz.
Manila’yı turistik açıdan değerlendirirsek Rizal Park, Intramuros, National Museum gibi yerleri gezmenizi önerebilirim. Yalnız bu tip yerleri gezmek ciddi vaktinizi alacaktır, nem oranın yüksek olduğu bir ortamda 35 derece üstü seyreden sıcaklıkta enerjinizi iyi ayarlamanızda fayda görüyorum. Elinizde her daim bir pet şişe suyunuz olsun ve su içmek için susamayı beklemeyin. Mümkün olursa Çinli nüfusun yüksek olduğu China Town’ı da ziyaret edin.
Manila’da bulunacaklar için kendi tecrübelerimden yola çıkarak naçizane birkaç tavsiyem olacak:
1-Mutlaka toplu taşıma araçlarını ve özellikle jeepneyleri kullanmayı öğrenin. Evet, Manila’da taksi ucuz. Ancak bir yerden bir yere giderken sürekli taksi kullanmaya kalkarsanız bunun size pahalıya patladığını göreceksiniz. Taksiye her binişinizde 100-200(6-12TL) peso civarı bir para bayılırsınız. Jeepneye bindiğinizde ise 7-14 peso. Aradaki fiyat farkını siz hesap edin. Ayrıca taksicilerin para üstü ödemediklerini unutmayın.
2-Her zaman güler yüzlü olun. Bana göre bu Asya’nın genel bir kuralı. Karşılığını görürsünüz.
3-Size hizmet verecek olan biri ile fiyat konuşurken sonucun net bir şekilde anlaşıldığından emin olun. Örneğin faytonları kullanan seyislerle yapılan pazarlıklar sonucu neye karşılık ne ödeyeceğinizi net bir şekilde söyleyin ve mümkünse karşınızdaki kişiye de söylettirin. Ben faytoncu bir amcayla genel bir şehir turu üzerine 1000 pesoya anlaşmıştım. Daha sonra adam çakala yatıp “yarım saatinin” 1000 peso olduğunu söylemeye başlamıştı. Ödeme kısmında yine güler yüzle adamı kendi dediğime getirmiştim ama zor olmuştu.
4-Kimseyle sert bir tartışmaya girmemeye özen gösterin. Asla sesinizi yükseltmeyin. Filipinler’de turist olmak sizi zaten her yerde saygın ve birinci sınıf bir konumda tutacaktır. Ama bu duygunun sizi gaza getirmesine müsaade etmeyin ve yabancı bir memlekette olduğunuzu asla unutmayın.
5-Tricycle gibi araçları kullanırken mutlaka nereden nereye gideceğinizi söyleyin ve bunun size maliyetinin ne kadar olacağını sorun.
6-Sabah işe gidiş saatlerinde ve akşam mesai bitiminde metro kullanmamaya özen gösterin. Şayet bunu yapmazsanız İstanbul metrobüslerini hatırlayacaksınız demektir.
7-Üzerinizde kendinize yeteceğini düşündüğünüz miktarın biraz üzerinde bir para olsun. Paranızı üzerinizde tek bir yerde değil, bölüştürerek birden fazla yerde bulundurun. Böylece bir cebinizdeki parayı düşürmeniz veya çaldırmanız durumunda diğer cebinizdeki para sizi kurtarsın. Cebinizde her zaman bozuk para bulundurun. Bolca 100lük, 50lik ve 20lik pesolarınız olsun. Muhtemelen standart bir Filipinli’nin üzerinde taşıdığı paradan çok daha fazlasını taşıyacağınız için olur olmadık yerde cüzdanınızı açmayın. Paranızı herkese göstermeyin.
8-Gece klüpleri ve barlarda happy hours zamanlarının kıymetini bilin. Birçok yerde happy hours vakitlerinde fiyatlar yarı yarıya düşecektir. Go go barlara kendinizi kaptırmayın. Yolda sizi çevirip “hizmetlerinden” faydalandırmak isteyen ladyboyları reddederken nazik ve net olun. Bazı gece klüplerinde oturduğunuz masaya göre ücret ödemeniz gerektiğini bilin ve temkinli olun.
9-Manila’da konaklayacak yerinizi mutlaka önceden ayarlayın. Zira bu kadar çok turistin ziyaret ettiği bir şehirde uygun fiyatlarla konaklamak zor olabiliyor. Benim gibi anlık planlar yaparsanız işinizi şansa bırakmış olursunuz.
Sayfa: