DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Manny Pacquiao



Toplam 1 fotoğraf bulunmaktadır
Manila'ya indiğim gün, karşılaştığım otobüs şirketi çalışanına şehir merkezine inmek istediğimi söylediğimde yarın önemli bir boks maçı olduğunu ve izleyip izlemeyeceğimi sordu bana. "Lan oğlum dedim, 1- Ben boks sevmem 2- Ne güzel ülkenize gelmişim, neden vaktimi dandik bir boks maçı ile harcayayim". "öyle deme, çok önemli" dedi.
Sonra otobüse bindim. Şehir merkezinde bir Seven Eleven'a girdim. Yemek yerken yanıma bir eleman geldi. "Patron, yarınki maçı izleyecek misin?" dedi. Ne maçı olduğunu sorunca "boks" diye cevap verdi. "Ne gerek var şimdi boks maçına, nasıl tiplersiniz olm siz?" dedim. Tuhaf tuhaf baktı. "Çok önemli bir maç" dedi.
Sonra kendime fellik fellik kalacak yer aramaya koyuldum. Airbnb'den bir ev buldum ve oraya vardığımda hostum olan hatun yarınki mühim maçı izleyip izlemeyecegimi sordu. "Delirmişsiniz siz, geldiğimden beri boks dediniz başka birşey demediniz." dedim.
Vardığım cumartesi günü Manila'nin istanbul'u aratmayan trafiğine küfretmiştim. Pazar sabahına uyandığımda kahvaltı icin yollara düşüp bu trafikte telef olacağımı düşünüyordum. Alt kata indiğimde ev sahibemin annesi ile karşılaştım. Sevecen bir "günaydınla" tanıştı benimle ve hemen "Tin'in (Ev sahibimin) beni kahvaltıya davet ettiğini, bilmemne kafede melül melül beni beklediğini" izah etti. "Tamam" dedim. Haydi beraber kahvalti edelim.
Gittiğimde Tin mekandaydı. Boks maçı başlamıştı, ringde Manny Pacquiao vardı. Mekana giderken yolda trafik diye bişey yoktu. 20 milyonluk Manila'da sanki sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti. Herkes bir yerlerde Manny Pacquiao'yu izliyordu.
Tin sipariş vermemde bana hızlıca yardımcı olduktan sonra diğer herkes gibi maça odaklandı. Bu maçı dikkatle izlemem gerektiğini söyledi. "Tamam" desem de etrafımdaki insanların maça verdiği tepkiyi maçtan çok daha fazla izlediğimi ve hatta neredeyse maçı izlemediğimi söyleyebilirim.
Bu maç ile ilgili olan en önemli şey gerçekten koca bir milletin kalbinin o an için Manny Pacquiao için atıyor olmasıydı. Amerikali boksör Filipinli'ye yumrukları indirdikçe sanki hepsinin canı yanıyor, inliyorlardı. Pacquiao fırsat bulup atak yaptığında ise sanki enerjisini onu izleyen insanlardan alıyormuş gibi bir his uyandı içimde. Amerikali'ya aparkatları geçirdikçe hep beraber gülüyorlar, "yürü oğlum, hadi be" nidalari ile memleketlilerine destek veriyorlar, bir yandan da Amerikalı icin "Geber" diyorlardı.
Bizim milli futbol maçlarının bin kat ötesinde bir duygu vardı hepsinde. Çünkü Pacquiao onlar icin çok farklıydı.

Manny Pacquiao, Filipinler'in dış dünyaya açılan en bilinen markasıydı. Ayrıca Filipinliler için "onlardan biri" olma özelliği taşıyan birşey ve herşeyden öte onlar gibi bir insandı. Manny yokluk içinde büyümüştü. Annesi onu yetiştirebilmek için çok büyük bir çileye katlanmış, yememiş yedirmiş, giymemiş giydirmişti. Sonradan profesyonel bir boksör olan Manny kazandığı ilk maçlardan sonra parayı bulunca kendisini karıya-kıza, alkol ve kumara vermişti. Bu şekilde geçirdiği birkaç seneden sonra yanlış yaptığını kabul edip temiz bir sayfa açmış ve mütevazi bir yaşantıya başlamıştı. Rakiplerine her zaman saygı duyan, nereden geldiğini hiçbir zaman unutmayan ve kazandığı milyonları yoksullarla paylaşan biri haline gelmişti. Kötü alışkanlıklarını bırakmış ve zaman zaman annesinin yaptığı dini konuşmalara katılan biri haline dönüşmüştü. Filipinler'de kimileri kendisini "gerçek bir hristiyan" olarak tanımlıyordu artık.

Filipinliler için Manny Pacquiao ülkelerinin yurt dışına açılan penceresiydi. Kendi karakterlerini bir nebze izah etmelerine faydalı olan önemli bir semboldü.

İzlediğim ilk ve son canlı Manny Pacquiao maçına Filipinler'de denk gelmek benim için enteresan bir tecrübe olmuştu. Amerikalı'yı her yere düşürdüğünde, insanların birbirlerine sevinçle sarılmalarını görmek, pozisyon tekrarlarını televizyon yayınından telefonlarına kaydetmelerini izlemek tarif edilmez bir farklılıktı. Maçtan zaferle ayrılan 37 yaşındaki Filipinli Kahraman maçın sonunda emekli olduğunu ve artık ringlere dönmeyeceğini söyledi. Bir Filipin efsanesi olan Manny Pacquiao'yu son maçında kendi vatandaşlarıyla birlikte izleme şansına sahip olmak benim için gerçekten güzel bir deneyimdi.
Sayfa: