DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Metal müziğin yok oluşu


Bizim neslimiz metal müziğin var oluş anını yakalayamamış olabilir belki ama maalesef yok oluşunu acı bir şekilde tecrübe etmiş bir nesildir. Hem de "heavy metal will never die!" sloganları eşliğinde. Bu bizim "şehitler ölmez, vatan bölünmez" sloganımıza benziyor. Bişeyin olmamasını istiyoruz, olmaz-olamaz, imkan yok-yapılamaz diyoruz fakat oluveriyor. Acı ama gerçek. Sloganların pek uzun vadeli şeyler olmadığının kanıtı gibi...

70-80 lerde ciddi bir çıkış yaşadığını düşündüğüm metal müzik ve türevlerinin 90larını yaşadık biz. Hemde ergenlik çağımızda. 90ların sonlarına doğru "millenium geliyor, her şey yok olabilir, kıyamet kopabilir, en iyi ihtimalle birçok bilgisayarın tarihi 1999'dan 2000'e geçemeyecek" diye söylentiler kulaktan kulağa yayılırken bişeylerin yok olacağı veya en azından yeni dünyaya ayak uyduramayacağı izlenimini almıştık. Fakat bunlardan birinin metal müzik olacağı aklıma gelmezdi. Metal, aslında müziğin de ötesinde bir yaşam tarzı iken, dünyaya dayatılan ticari modellerin tam karşısında duruyor ve dejenere edilmesi gerekliliği ortaya çıkıyordu.

Metal müzik, öyle ya da böyle nesilden nesile aktarılabilen bir olgu iken, bunun önüne geçilmesi bana göre hardcore ve nu-metal tarzı metal(miş) "gibi" gözüken müziklerle gençliğe hedef saptırtılarak oldu. Örneğin Evanscence'nin hafif dekolteli, teknolojiye uygun görsellerle gökdelenlere tırmanan,onca kattan aşağı düşmekten korkmayan, masum ve hayattan sillesini yemiş görünümlü "hatunlu" klipleri bizden sonraki ergenlerin gönlünde taht kuracaktı. Nickelback gibi sözde "sert"ler de MTV'lerde boy gösterecek, Korn gibi gruplar hardcore ile metalin sözde marjinalleri olacaklardı. Üzerine rap ve hiphop Amerikayı s.kip atmışken, sıra Amerika'nın küçük modeli olan Türkiye'ye de gelecekti elbet.

Metal müziğin devam etmesi için metal ruhu olan insanların yaşayabilmesi gerekirdi. Yaşamak için de herşeyde olduğu gibi onlar da paranın alabileceği bazı maddi olanaklara ihtiyaç duydular : biraz bira-sigara belki biraz gitar, bas ve davul gibi. Bu imkanlar azaldıkça, geriden gelenler, ruh ve kitle yavaş yavaş çökünce meydan diğerlerine kalmış oldu. Üstelik bizim ülkemizde 2000li yıllardan sonra bu sigara-bira ve müziğin fiyatı gerçekten çok yukarılara tırmandı. (10-15 kat pahalılaştı)

Bugün kendime şöyle bir baktım, hala eski şarkıların yerine yenilerini koyamıyorum. 10-15 yıldır dinlediğim şeyleri tekrar tekrar dinliyorum. Belki artık bir başka hayatta tekrar buluşuruz, kapıyı çarpıp gidenlerle, köprü altındakilerle, alacakaranlık çocuklarıyla ve bileklerinde intiharlar taşıyanlarla...
Sayfa: