DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Milgram deneyi


Nazi Almanya'sının Yahudiler hakkındaki politikasında etkin rol oynayan Alman subayı Adolf Eichmann 1961 yılında yargılanıyordu. "Soykırım uzmanı" ve "Hitler'in sağ kolu" olarak da bilinen Eichmann'ın iki milyona yakın Yahudi'yi öldürttüğü biliniyordu. Adolf Eichmann ise "Ben sadece bana verilen emri yerine getirdim." diyerek savunmasını yapıyor; ömrü boyunca tek bir cinayet işlemediğini, olsa olsa yardım ve yataklık suçuyla yargılanabileceğini iddia ediyordu.
Aynı yıllarda Yale Üniversitesi'nde sosyal psikolog olan Stanley Milgram'ı, bu deneyi yapmaya yönelten de Alman subayının savunmasıydı.
Bir otoritenin varlığında komutalara ne kadar uyulduğunu test etmek amacıyla, bilim dünyasında büyük tartışmalara yol açacak deneyini yapmaya başladı.
Deneyin ayrıntılarını anlatmaktansa, videoları izlemenizi tercih ederim. İlk video, Milgram deneyini konu alan filmden bir bölüm. İkinci video ise, Milgram deneyinin yakın zamanda tekrarlanmış hali. (Yazıyı okumaya videoları izledikten sonra devam ediniz.)
Denekler gazete ilanlarıyla ve posta yoluyla bulunmuştu. Bir hafıza testi sandıkları deneyin ardından 4 dolar gibi bir ücret alacaklardı. Her eğitim düzeyinden ve çeşitli mesleklerden kadın ve erkekler vardı.
Denekler düşük voltajdayken sorgulamaksızın elektrik şoku uyguluyorlardı ve ancak 135 üstü voltlara gelince yaptıklarını sorguluyorlardı. Sonuçlardan sorumlu tutulmayacaklarına dair teminat aldıktan sonra ise devam ediyorlardı.
Deneyi yarıda bırakmak isteyen deneğe sırasıyla şunlar söyleniyordu:
1. Lütfen devam edin.
2. Deney devam etmenizi gerektiriyor.
3. Devam etmeniz kesinlikle çok önemli.
4. Başka seçeneğiniz yok, devam etmek "zorundasınız".
Denek hala devam etmeyi reddediyorsa deneye son veriliyordu ama çoğunlukla "gerektirmek" sözcüğü işe yarıyordu.

Deney farklı ülkelerde, farklı koşullarda tekrar tekrar yapıldı. "Öğrenci" ile "öğretmen" farklı odalardayken elektrik uygulama oranı daha yüksekti. Denek, araştırmacıların talimatlarını yüz yüzeyken aldığında yüksek oranda yerine getiriyordu fakat talimatlar telefon aracılığıyla verildiğinde bu oran düşüyordu. Kadınların itaat oranı erkeklerden farklı değildi.
Deneklerin %63'ü 450 volt (insan vücudunun kaldırabileceğinin 2 katı) elektrik uygulamıştı.
Büyük ihtimalle hiçbiri "Kurada ben çıksaydım, şu an elektrikli sandalyede oturan denek ben olurdum." benzeri bir düşünceyi aklından geçirmemişti.

Denekler arasında sonradan yapılan bir ankete göre; katılımcıların %84'ü bu deneye katılmış olmaktan "memnun" ya da "çok memnun" olduklarını, %15'i nötr olduklarını ifade ediyorlardı. Pek çoğu sonradan teşekkür mesajları yolladı. Milgram, eski katılımcılardan art arda asistanlık ve ekibe katılma teklifleri aldı.

Altı yıl sonra, Vietnam Savaşının en ateşli olduğu günlerinde, deneyin katılımcılarından biri Milgram'a bir mektup göndererek deneyde çektiği strese rağmen neden "memnun" olduğunu açıkladı:
"1964'te deneye katıldığımda, her ne kadar birisine acı çektirdiğimi sansam da bunu neden yaptığım hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Ne zaman kendi inançları doğrultusunda hareket ettiklerini ve ne zaman uysalca otoriteye itaat ettiklerini ayırt edebilen çok az insan var. Kendimi otoritenin çok yanlış şeyler yapmamı isteyen emrine teslim edeceğimi bile bile askere alınmama izin vermem, kendimden korkmama sebep olacaktı. Eğer bana vicdani retçi statüsü verilmezse hapishaneye gitmeye tamamen hazırım. Bu, gerçekten de inançlarıma sadık kalmamın tek yolu. Tek umudum, kurul üyelerinin de kendi vicdanlarına göre aynı şekilde hareket etmesi."

Stanley Migram, tartışmalı deneyinin sonunda iki kuram geliştirdi.

1.Uyum Kuramı : Milgram, başvuru grubu ile birey arasındaki temel ilişkiyi tanıtır. Karar verme konusunda, özellikle bir kriz ortamında karar verme konusunda hiçbir deneyimi veya yeteneği olmayan bir denek, kararı gruba ve gruptaki hiyerarşiye bırakır. Grup bir davranışsal model oluşturur.

2.Araçlaşma Kuramı : "İtaatin özü, bir insanın kendisini başka bir insanın isteklerini gerçekleştiren bir araç olarak görmesi, böylece kendi davranışlarından kendisini sorumlu hissetmemesidir. Kişinin bakış açısındaki bu kritik kayma gerçekleştiği zaman, itaatin tüm öznitelikleri bunu izler."
Bu, temel olarak askersel açıdan otoriteye saygının temelidir; askerler üstlerinin emirlerini ve komutlarını, sorumluluğun subaylarda olduğunu bilerek yerine getirirler.
Sayfa: