DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Motosiklet kazası yapmak


Pazar günü yani ayın 14 ünde arkadaşımı Tekirdağ'ın ilçesi olan Çorlu'dan işe götürmek için motorsikletle yola çıktığımda Çorlu' nun Sağlık Mahallesi'nde ışıklarda kırmızıya yakalandık. Yeşilin yanmasını beklerken de konuşuyorduk. Yeşil yandığında da motorsiklet arabalardan daha seri kalktığı için ben kalkışı yapıp önümdeki aracın solundan sollamaya kalktım. Araba da o sırada ben aracı ortaladığımda sola sinyal verip dönüş yapmaya kalktı. Arkamda arkadaşım farketse de olanlar oldu. Çarpıştık ve ben motorla sol kapısından çarptım arabaya. Dengemi kaybedip yerde buldum kendimi. Motor ilerde ben ortada arkadaşım da arkada bir yerdeydi. Çarptığım anda bir çangırtı koptu ve etrafa birkaç parça uçtu. Arabadan mı motordan mı çözemedim ilk baştan. Düşme esnasında ben tecrübeli olduğum için kafamı yere çarpmasından korudum. Ama arkadaşın ilk düşüşüydü. Benim de ilk kazam. Arkadaşımın kafası vurmuş. Bana öyle söyledi. Çok şükür ki kaskı ona vermişim. Çarpma hızımız 15 kmyi geçmese de arabanın kapısı kağıt gibi buruşmuş, içe göçmüştü. Ben dizimi yere vurduğum için dizim şişti. Arkadaşım da kalçasını ve dirseğini vurmuş. Biz kalktığımızda birbirimize bakıp gülüştük. Normalde bu gibi durumlarda insanın içini korku kaplar. Fakat bende öyle bir şey olmadı. Sadece hissizleştim. Bir tek diz kapağımın ağrısı vardı. Arkadaşımla birbirimizi kontrol ettikten sonra araba sürücüsüne döndük. Ben şokta mıydım bilmiyorum ama çevremi kontrol etmeye başladım. Aracın içindekilerde bir problem var mı, insanlar nasıl bu kadar çabuk toplandı diye olduğum yerde dönüp bakıyordum. Çarptığım aracın sahibi Silivri'den Gümüşyaka'ya gidiyormuş. Etrafa uçuşan parçalar da motordan değil arabadanmış meğer. Aynası kırılmış parçalanmış. Motorun da buji kablosu çıkmış ve granaj ek yerlerinden patlamıştı. Neyse adam aracından indi "İyi misin bir şeyiniz var mı?" diye sorduktan sonra "Ben yola gideceğim nasıl yapacağız bunu para mı ayarlayacaksın tamircide mi yaptıracaksın. Yoksa kimliğini ver telefon numaranı da sonra halleşiriz." dedi. Resmen para koparmaya çalışması sinirimi bozdu. Yanında ailesi olduğu için hata benim gel oturup konuşalım dedim. Zaten yine de yapmamam gereken bir hareketti. Evraklarımızın tam oluşu, her iki tarafta sigorta olması ve sağdan soldan esnafın yardımıyla anlaştık. Polis de sadece "tutanak tutun tamam anlaştıysanız" dedi. Tutanak tuttuk, evrakların fotokopilerini aldık. Sen sağ ben selamet diyerek ayrıldık. Sağolsun yine iyi adammış. Biz orada can derdindeyken sen suçlusun araba suçlu yok efendim motor suçlu diye didişen insanlar da vardı. Netice de ben arkadaşımın düğününü, arkadaşım da işi kaçırdık. Adam da yola sol aynasız devam etmek zorunda kaldı. İnşallah hiç kimse bu veya bundan büyük bir kaza yaşamaz. Başkasının yaralanmasına sebebiyet vermek bile vicdanen sömürüp yiyip bitiriyor insanı. Bu vurup kaçanlar nasıl yapıyor çözebilmiş değilim. Kaza sayesinde iyi insanlarla tanıştım. Sonra bu hızla böyleyken daha süratli çarpışmaların nasıl olabileceği konusunda sağlam bir fikir sahibi oldum. Arabanın kapısının o yavaş hızla bile yamulmasından da aslında arabanın da güvenilecek pek bir özelliği olmadığını anlamış oldum. Şimdi ikimizde sağ ayaklarla topallaya topallaya yürüyoruz. Doktor 3 gün rapor verdi. Herhangi bir kırık çıkık olmadığını, kas zedelenmesi olduğunu söyledi.
Sayfa: