DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Nikolay Vasilyeviç Gogol - Müfettiş oyunu



Toplam 1 fotoğraf bulunmaktadır
Biz "Müfettiş"te küçük tutkuların, küçük çıkarların kaynaştığı manasız, boş bir hayat görüyoruz. Komedyasını, gerçek bir sanat eseri haline getirebilmek için Gogol, kahramanlarının hayatından öyle bir an seçmiştir ki, onların yaşamalarının bütün manası, temeli, başlangıcı ve sonu bu an içinde bir araya toplanmış gibidir: bu da müfettişin beklenişi ve karşılanışıdır.

Bu bekleyiş ve karşılanışla ilgili olmayan şeyler, komedyada yer alamazlardı. Kaymakam'ın piyesteki vaka başlamadan önceki hayatı hakkında inceden inceye bilgi edinmenin hiç de lüzumu yoktur. Gençliğinde gerçek bir dini, ahlaki ve ahlak görüşleri kalmıştır. Bu hayatta mesud olmak için paraya ve mevkiye ihtiyaç vardır. Bunları elde etmek de rüşvet, ihtilas, üstlerinin, itibarlı ve zengin kimselerin elini eteğini öpmek, maiyetine karşı da hayvanca bir kabalık göstermekle olur.

Basit bir felsefe. Ama şuna dikkat ediniz ki, kaymakam ahlaksız bir adam sayılamaz. Bütün bunlar onun ahlak gelişiminin, hayattaki ödevlerini kavrayış tarzının tabii neticeleridir. Evlidir; karısına rahat bir hayat yaşatmak zorundadır. Babadır; kızına iyi bir çeyiz hazırlayıp, iyi bir koca bulmak, ona rahat bir hayat yaşatmak babalığın kutsal ödevlerindendir. O, bu amaçlara erişmek için kullandığı araçların, Allahın gözünde günah sayılacağını bilir. Fakat bunu, hayatına karıştırmadan, kendisinden uzak, kuru bir kaide gibi bilmekle kalır ve bütün aşağılık insanların kullandıkları şu basit mazeretle kendisini temize çıkarır: ben böyle hareket edenlerin ne birincisi ne de sonuncusuyum, herkes böyle davranıyor.

Bu pratik hayat telakkisi onun ruhuna öyle işlemiştir ki, artık bir ahlak kuralı olup çıkmıştır. O, tesadüfen bir hafta namuslu yaşayacak olsa muhakkak kendisini herkesten apayrı ve tahammül edilemeyecek kadar mağrur bulurdu. Zaten "herkesten apayrı olmak" korkunç bir şeydir. Herkes sizi parmakla gösterir; herkes aleyhinizde bulunur. Efkarı umumiye ile mücadele edebilmek için büyük bir ruh kuvvetine ve köklü bir ahlaka sahip olmak lazımdır. Bizim kaymakam, doğuştan cesaretsiz olduğu için " Herkes böyle yapıyor, dünyayı ben mi düzelteceğim?" mazereti, onun nasır tutmuş vicdanını tatmin etmek için çoktur bile. Buna, aşağılık ve bayağı bir insan için, daha kuvvetli bir mazeret de eklenebilir: "Karım var, çocuklarım var... aldığımız maaş çaya ve şekere bile yetişmiyor." Böyle bir adamın piyes başlamadan önce sürdüğü hayata gelince bu, piyeste gördüğümüzden farklı değildir; onun eser bittikten sonraki hayatıyla ömrünün sonu da pekala tahmin edilebilir. Karakterin çizilişindeki ustalık şurdadır ki, o size hayatının yalnız bir anında tanıttırıldığı halde, siz onun başlangıcını ve sonunu buna bakarak pekala tamamlayabiliyorsunuz.

"Korku dağları bekler." sözünde bir hikmet vardır. Yolda kumar yüzünden parası yutulan aptal bir çocuğun, bayağı bir züppenin kaymakam tarafından müfettiş diye karşılanması neden garip olsun? Bilakis bu derin bir buluştur. Gogol'ün kaymakamı, bir karikatür bir tuluat tipi, mübalağa edilmiş bir tip değildir; hatta o aptal bile değildir. Tam tersi, kendine göre zeki, çok zeki bir adamdır. Hırsızlık yapmayı, fakat karda yürüyüp izini belli etmemeyi, rüşvet vermeyi, tehlike bir adamı tehlikesiz hale getirmeyi pek güzel becerir. İkinci perdede Hlestakov'a sokuluşu memur politikasının güzel bir örneğidir. Komedya öyle bir yerde bitmelidir ki, hem kaymakam bir hayalet tarafından cezalandırıldığını anlasın hem de gerçeğin ona hazırlamakta olduğu yeni bir ceza ile karşılaşsın.Bu cezadan ancak birçok sıkıntılar ve maddi kayıplarla o da belki kurtulabilecektir. Bunun içindir ki, sahici müfettişin geldiğini haber veren jandarmanın sahneye girmesiyle piyes fevkalade bir surette bitiyor.

Bir sanat eserinde keyfi ve tesadüfi hiçbir şey yoktur. Her şey kaçınılmaz ve mantıki bir surette, esere hakim olan esas fikirden çıkar. Her şahıs kendi özel hayatını yaşarken aynı zamanda bu esas fikrin gelişimine de yardım eder.

Birçok kimseler, kaymakamın Hlestakov'u müfettiş sanıp yanılmasında bir zorakilik bir tuluat çeşnisi buluyorlar. Bu nasıl olur diyorlar; kaymakam kendisine göre çok zeki, daha doğrusu birinci sınıf bir düzenbaz olsun da bir çocuğa aldansın? Bu düşünce tamamıyla yanlıştır. Açıkçası körü körüne gerçeği görmemek. Kaymakam gibi hırsız bir memuru gözünüzün önüne getiriniz: hayatında hiç görmediği iki acayip sıçan rüyasına girmiş; kapkara, görülmemiş bir büyüklükte... Gelmişler, koklamışlar, gitmişler. Bu rüyanın sonraki olaylara yaptığı etki üzerinde haklı olarak durulmuştur. Bizim kaymakam gibi terbiye gören bir adam için rüyalar hayatın mistik tarafıdır. Bunlar ne kadar manasız ve birbirini tutmaz olurlarsa o kadar esrarlı ve büyük bir ehemmiyet kazanırlar. Bu rüyadan sonra mühim hiçbir şey olmasaydı, kaymakam bu rüyayı belki de unutacaktı, ama sanki bilhassa hazırlanmış gibi bir arkadaşından şu haberi alıyor: "İlin idaresiyle ilgili işleri teftiş etmek üzere gizli talimatla Peterburg'tan bir müfettiş gönderilmiş, hem müfettiş kendini tanıtmadan geziyormuş." İşte rüya çıktı. Batıl itikatlar onun zaten korku içinde bulunan ruhunu büsbütün korkutmuştur; bu hal, karşılık olarak batıl itikatları daha da kuvvetlendirir. Buradaki "gizli talimat" ve "kendini tanıtmadan" sözlerinin özel bir önemi var. Peterburg, kaymakamımız için kolayca anlaşılamayan acayip bir dünyadır. O zamanlar, kanunlarda yapılan birtakım yenilikler, rüşvet ve ihtilas için konulan sürgün cezaları, Peterburg'un onun gözündeki acayip tarafını daha fazla derinleştiriyor. O, şimdiden müfettişin nasıl geleceğini, kendisini kim diye tanıtacağını, olanı biteni anlamak için nasıl kurnazlıklara başvuracağını kurmaya başlamıştır. Onun gibi fitili alan ötekiler de bu mesele hakkında konuşmaya başlıyorlar. Rüşvet olarak tazı alan ve bundan dolayı mahkemeye düşmekten korkmayan, hayatında beş altı kitap okuduğu için biraz serbest fikirli, köpek-sever yargıç, müfettişin gelmesine, okumuşluğu ve anlayışındaki derinlikle mütenasip bir sebep buluyor.
Sayfa: