DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Ölmek ve bir ağaç olmak



Toplam 3 fotoğraf bulunmaktadır
Öldükten sonra hayat var mı yok mu? Yaşam süresince aklımızı meşgul eden metafizik konulardan biri. Bu soruya hepimiz farklı cevap veririz. Genel kanaat ise bedenin değil de ruhun yaşadığı yönündedir. Fakat bütün bu genel yargılara rağmen öldükten sonra da yeryüzünde yaşamanın mümkün olabileceğini söyleseler ne derdiniz? Yaşama bir ağaç olarak devam etmek mesela... Bir nevi reenkarnasyon gibi. Hepimizin bir gün ağaç olacağı düşüncesi küçüklükten beri yer etmiştir bende. Yeryüzünde henüz insanlar yokken ağaçlar vardı, insanlar geldi ağaçlar öldü ve belki de biz gideceğiz onlar tekrar gelecekler. Bu düşüncede aslında insanlar ve ağaçlar diye ayırmak da doğru olmayabilir. Biz hepimiz biriz ve kendi aramızda bir başkalaşım geçiriyoruz aslında. Belki de insanlık tekrar ağaca dönüşerek yok olacak... Neden olmasın ki? :)

Kısa bir beyin fırtınasından sonra asıl konumuza dönelim. Gerard Moline ve Roger Moline tarafından geliştirilmiş bir fikir öldükten sonra küllerimizin tohumla birleşmesini sağlayarak yeni bir canlıya yani bir ağaca dönüşme fırsatı veriyor. Tabi bunun için bedenimizin yakılması gerekiyor. Öldükten sonra bile kendi bedenimiz üzerinde henüz tam bir özgürlüğümüz yokken bu mükemmel fikri gerçekleştiremeyecek olmak beni son derece üzüyor. Türkiye'de henüz bir krematoryum bile yok. Yapıldıysa da ben bilmiyorum. Saçma sapan korkutucu bir alana gömülmek zorunda bırakılıyoruz. Üstelik bir de sevdiklerimiz ağlasınlar diye başımıza bir mezartaşı konuluyor. Bir yığın insanın gömülmesi adına ormanları yok edip mezarlık yapıyoruz, yetmiyor bir de tabutumuz için de ağaçları katlediyoruz. Yaşarken yaptıklarımızın yanında ölümüzle de yok ediyoruz. Sanki insanoğlunun amacı sadece katletmek gibi...

Nefes alıp verdiğimiz süre boyunca doğaya verdiğimiz tahribatı telafi etmek adına insanoğlunun üretmiş olduğu büyük bir fırsat. Dinden gelen gömülme kültürünün kimseye bir faydasını olmadığını ve olmayacağını düşünebilsek keşke. Aile mezarlığının yerini aile ormanı alsa. Ben bir ömrü beraber geçirdiğim eşimle yan yana kök salsam. Çocuklarımız gölgelerimizde otursa. Yeşersek, meyve versek... Öldükten sonra da onlara yararlı olmaya devam etsek. Dallarımıza kuşlar konsa, neşeli şarkılar söyleseler... Aslında ölüm o kadar da korkunç olmasa. Fena olmaz mıydı ki?
Sayfa: