DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Paradoks


Bobmbay Sapphire'e ait olan bu ödüllü kısa film paradoksal durumları görsele dökerek bize sanatsal bir şekilde izah etmiş. Videosunu paylaştığım Reflections isimli bu filmi gayet başarılı buldum arkadaşlar.

Toplam 3 fotoğraf bulunmaktadır
Kökeni Yunancaya dayanan bir sözcük. (Para: Yan(ında), boyunca; üzerinden, dışa; karşı. Yunanca doksa: Düşünce; niyet.) Basit olarak paradoks, içerinde zıtlık içeren kavramlardır. Zıtlık, bir biriyle çelişen olaylar şeklinde de söylenebilir. Anca bu zıtlık veya birbiriyle çelişen olayların hiçbir şekilde yanlış olmayışı paradoksu anlamlı kılar. Paradoksları anlayabilmek için öncelikle insanın hayatta yanlış ve doğrular vardır şeklinde bir düşünceden kurtulması gerekir. Çünkü öyle durumlar vardır ki, doğru olmadığı halde yanlış da olmayabilir. Francis Moorcroft'un örneğiyle şöyle açıklayalım; "Yolda yürürken bir kart buldunuz diyelim. Kartın üzerinde, ""Bu kartın diger yüzünde yazan şey doğrudur."" şeklinde bir ibare var. Kartın arka yüzüne baktığınız zaman ise ""Bu kartın diğer yüzünde yazan şey yanlıştır."" şeklinde bir ibare var. Hangisi doğru, hangisi yanlış? Yoksa doğru yanlış derken esas problemi gözden mi kaçırıyoruz?"

Paradoksların çoğunun net bir çözümü olmaz. Çünkü paradoksları çözmeyi denerken genellikle bir kısır döngü içerisine girer, gerçekte bulduğumuz cevabı mantığımıza uyduramayız veya mantığımıza uyan bir cevabı gerçekte çürütebiliriz. Bu konuda Zenon'un "Akhilleus ve kaplumbağa" paradoksu bu konuda gerçekten mükemmel bir örnektir. Paradoksun temeli Yunan kahramanı Akhilleus’un, bir kaplumbağa ile yarış yaptığını düşünerek atılmıştır. Oldukça hızlı olan Akhilleus'un kendinden oldukça yavaş olan kaplumbağaya avans olarak kendinden belli bir mesafe ileriden başlamasına izin verir. Pist uzunluğu veya yarışçılarının hızlarının hiç önemi yok size kalmış. Sadece Akhilleus kaplumbağadan daha hızlıdır, bunu bilmeniz yeterli. Sizce kim kazanır? Direk Akhilleus dediyseniz oturup bir kere daha düşünmenizi öneririm. Yarışı bir hayal edelim. Kaplumbağa 100 metre ileride. Akhilleus 0 noktasında. t1 anı sonunda Akhilleus 100 m gelmiş olsun, kaplumbağada x metre gitmiş olsun.(x<100m) t2 anında Akhilleus x metre gittiğinde kaplumbağa y metre gitmiş olacaktır(y<x). t3 anında Akhilleus y gidince kaplumbağa z mesafesi gidecektir(z<y<x). Böyle böyle Akhilleus kaplumbağanın daha önce bulunduğu bir noktaya her eriştiğinde kaplumbağa ondan hep bir adım önde olacaktır. Ve Akhilleus kaplumbağayı geçemeyecektir.

Yukarıdaki Zenon örneği binyıllardır filozofların kafalarını kurcalayan bir sorundur ve hala net bir cevabı yoktur. Teknik olarak kaplumbağa ile Akhilleus arasındaki mesafe x,y koordinat düzlemindeki 1/x fonksiyonu ile x ekseni arasındaki mesafeye benzer. Sonsuza gidildikçe sıfıra yaklaşır ama asla sıfır olmaz.

Bir paradoks şu şekilde olması beklenir; aklı başında birçok insan tarafından doğru olarak kabul edilecek bir öncül(ler);bu öncül(ler)den mantık kurallarına göre çıkarılan bir tez ve tahmin edilemeyen bir sonuç. Buna örnek olarak Sorites Paradoksunu verebiliriz. Saçı uzun olan bir adama kız arkadaşının kel kalacağını söylemesi ve kız arkadaşına onun haksız olduğunu ispatlama çabasını konu alır.

Adam önce "10.000 saç teli olan bir adam kel midir?" diye sorar. Kız arkadaşı "hayır." der.
Sonraki sorusu "bir tel koparsam kel olur muyum?" olur. Kız arkadaşı "hayır" der.
Bu şekilde soruları devam ettirerek hiçbir şekilde kel olmayacağına ulaşmaya çalışır adam. Saçı olmasa bile ona kel diyemeyeceklerine emindir.

Doğru kabul edilen öncül, 10.000 saç teli olan bir adamın kel olmadığıdır. Tez ise herhangi bir saç telinin koparılması insanın kel olması veya olmaması arasındaki farkı belirleyemezdir. Sonuç ise tahmin edilemeyecek şekilde hiç saçımız olmasa bile kel olmayacağımızdır. Bu sorunun herkes tarafından kabul edilen bir çözümü yoktur. Ama yaklaşım tarzınızı değiştirerek olumlu bir adım atabilirsiniz. Mesela kel olmayan bir adamdan tek bir saç çekildiğinde onun kel olmayacağı tezini kabul etmeyebilirsiniz. Sorites paradoksu hala günlük hayatımızda bile karşımıza çıkıyor aslında. Mesela 17 yıl 11 ay 29 gün 23 saat 59 dakikadır yaşayan bir birey 1 dakika yüzünden reşit kabul edilmemesi Sorites paradoksuna örnektir. Biraz düşünürseniz kendi hayatlarınızdan bile bir örnek bulabilirsiniz.

Paradokslar binlerce yıldır tartışılıyor ve bir çözüme ulaştırılmaya çalışılıyorlar. Fakat paradoksları paradoks yapan, onların kesin bir doğru cevabı olmaması veya net bir doğru tanımı yapamamızdır. Bu yüzden dünyada hayat olduğu sürece paradokslar olacak ve başka insanlar tarafından çözülemeyecekler. :) Ayrıca paradokslar zihin egzersizi olması açısından güzeldir, hayata farklı bir bakış açısı yakalamanız açısından faydalıdır.
Sayfa: