DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Platonik aşk


Genel olarak "karşılığı olmayan", "tek taraflı olan", "beklentisi olmayan" aşk türü. Filozof "Platon" un Devlet adlı eserinden türemiştir. Gerçekleşmesi mümkün olmasa ama gerçekleşse çok güzel şeylerin olabileceğine vurgu yapan bir kelime olarak ortaya çıkar platonik kelimesi. Yani platonik aşk denirken demeye çalışılan doğal aşkın aksine ideal aşktır.

Platonik aşık olan insanların bir ilişkiden beklentileri fiziksel bir doyumdan ziyade duygusal bir doyumdur. Kişi sadece karşı tarafı kendisi olduğu için sevmektedir. Bir anlamda bu açıdan bakıldığımızda gerçek sevgidir platonik aşk. Çocukça olduğundan bahsedilsede, ergenlik seviyesindeki bir insan fiziksellik ve duygusallık konusunda bir kara kaplumbağasından daha çok şey bilmemektedir. :) Bu yüzden aslında biraz daha yetişkin işidir benim görüşüme göre.

Tasavvufta buna "müşahhas"tan "mücerret"e ulaşma deniyormuş ve divan şiirlerinde oldukça yaygın bir konuymuş.

Platonik aşk bazen ulaşılması imkansız olan aşk ile kıyaslanır fakat alakası yoktur. Daima tek taraflı kalacağının garantisi olamaz, zira ilişki denilen olay 2 kişiyi ilgilendirmektedir, o yüzden tek kişiye bağlı yorumlar yapılamaz. Bazen iki tarafta birbirine karşı platonik olarak aşık olabilir, dünyanın en ironik durumlarından biridir aynı zamanda.

Benimde bolca tecrübe ettiğim bir durum platonik olmak aslında. Hissettiklerimi kelimeye dökmek istediğimde onları doğru bir şekilde yazamayacağımı bilecek kadar yoğun ve saf hislerdi. Ve ortaokuldaki tecrübemi bir kenara koyarsak(ki o aslında platonik aşk sayılmazdı) platonik aşk beslediğim herhangi bir kadına ne hislerimi, ne duygularımı belli ettim, ne de onları bu durumdan haber ettim. Bunu her zaman çekingenlik olarak düşünürdüm. Fakat zamanla yaşım ilerlemeye başladıkça üzerine düşündüğümde aslında çekinmek bir yana çevremdeki yüzsüzlük seviyesinde bir insan olduğumu farkettim. Ama buna rağmen hala aynıydım bu konuda. Sonra farkettim ki aslında beni korkutan şey reddedilmek değildi, reddedildikten sonra olacaklardı. Çoğu insanın gelecek kaygısı yoktur. Sonunu kimse düşünmez, neler olur, neler biter ne yaparım. Herkes geçmişe geçirmekle o kadar meşguldür ki asıl konunun gelecek olduğunu farketmezler. Benimde korkum nasıl reddedilirim değil, aşık olduğum insanların yüzüne baktığımda görünce beni büyük üzüntüye sokabilecek olan bir yüz ifadesiydi, bir göz kaçırmaydı, bir surat ekşitmeydi belki de.

Ya da belki de korkum şuan o kadar saf olan duygularımın gelecekte bu kadar saf kalmayacak olmalarıydı. Hiçbir şekilde ne olacağını bilemezdim. Kontrolü elinde tutmayı seven biri olarak, hayatta risk almayı pek seven bir insan değilim ne yazık ki. Fakat platonik aşk dönemlerim her zaman yaratıcılık konusunda sınır tanımadığım zamanlar olmuştur. Bu yüzden birazda platonik aşık olmayı seviyorum sanırım. Birazda sırf bu yüzden insanları kullanıyorum gibi hissediyorum. Ama ne olursa olsun aşık olmak ve olunmak güzel şey. Platonik bile olsa.
Sayfa: