DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Polis terörü


Polis sayıca az olan eylemcilere havaya ateşe açarak müdahale ederken Cemevi'ne cenazeye giden 30 yaşında Uğur Kurt adındaki bir vatandaşın boynundan vurulup ölmesine sebep olmuştur. Bu ölen kaçıncı kişidir bilmiyorum ama ülkemizde resmen polis terörü yaşanmakta. "Halk için emniyet, adalet için hizmet" diyen polislerimiz halkını korumayı bırak acımasızca öldürüyor. Hükümetten destek alan polisler insanlıklarını bir kenara bırakarak kendi hemşehrilerine gözleri dönmüş bir şekilde ateş açıyor, biber gazı kapsülü atıyor ve tazyikli su sıkıyor. Nasıl olsa sevgili başbakanları onları "kahraman" ilan etti. Kahramanlık görevlerini kahramanca(!) yapmaya devam ediyorlar.

Uğur Kurt'un olay yeri soruşturmasına savcı 26 saat sonra gelmiş bin bir çağrıyla. Hem de yanında bir polisle. Peki bu savcı neyin soruşturmasını yapacak? Dostlar alışverişte görsün diye 26 saat sonra olay yerine gelen savcı adaleti yerine mi getirecek? Peki ya insan hakları, adalet, hak, hukuk kaldı mı bu ülkede? Tabi ki hayır.
Bu noktada artık sadece "direnmek" çözüm gibi mi duruyor, birleşip yürümek dururken?
Sayfa: