DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Profesyonel oyununa bilet bulmak



Toplam 1 fotoğraf bulunmaktadır
Profesyonel, en sevdiğim tiyatro yazarlarından biri olan Duşan Kovaçeviç'in yazdığı bir karakomedi. Sırp yazarın 1990 yılında kaleme aldığı bu oyun 2010 yılında Işıl Kasapoğlu rejisörlüğünde ülkemizde sahnelenmeye başladı. Duşan Kovaçeviç'in şu ana kadar ülkemizde sahnelenen neredeyse bütün oyunlarını izledim. Hatta bir oyununu abartıp 3 kere izlemiş, her defasında da büyük keyif almıştım. Artık sıra Yetkin Dikinciler ve Bülent Emin Yarar gibi iki büyük oyuncunun sahnelediği bu oyuna gelmişti.

Her ay Devlet Tiyatrosu gişesinin önünden geçerken Profesyonel'e bilet almaya niyetleniyor ve her defasında da elim boş dönüyordum. Devlet Tiyatrosu oyunlarının biletleri temsil gününden 13 gün önce satışa sunulur. Geç de olsa öğrendim ki, Profesyonel'in biletleri satışa çıktığı gün tükeniyordu. Temsil gününü takip edip 13 gün öncesinden internetten bilet almayı defalarca denedim ama bir tane bile boş koltuk yakalayamadım. Artık bu işi gurur meselesi haline getirdim. 5 yıldır her temsilde kapalı gişe oynayan bu oyunun daha ben izleyemeden gösterimden kalkmasından veya oyunculara bir şey olmasından korkuyordum.
Küçük Sahne gişesindeki görevliye gidip bu durumdan bahsettim. Oyunun biletlerinin satışa çıktığı dakikalarda tükendiğini duyduğumda uzun zamandır boşuna uğraştığımı da anlamış oldum. Saat 10.00'da gişeden veya 10.10'da internetten alabilirmişim ancak.

Bundan yaklaşık bir ay önce biletin satışa çıkacağı gün saat 10.00'da bilgisayar başında hazır konuma geçtim. 10.10'da biletler satışa çıktığı anda sayfayı yenilediğimde ağzım bir karış açık kaldı. Bütün koltuklar satılmıştı. Sadece 3 tane boş koltuk görünüyordu ama seçmeye çalıştığımda başka bir kullanıcı tarafından seçilmiş olduğunu gördüm. Tekrar yenilediğimde o 3 koltuğun da satılmış olduğunu gördüm. Takip eden günlerde de birkaç kere denedim ama hiç boş koltuk yakalayamadım.
Artık şansımı gişelerde denemeye karar verdim. Geçen gün saat tam 10.00'da Küçük Sahne gişesine gittim. Kapının önünde hiç sıra yoktu. İçeri girdiğimde ise gişenin önünden üst kata doğru merdivenlerde uzanan kuyruğu gördüm. Kapının yanındaki görevli "Geç kaldınız." dedi sırıtarak. Umutsuzca 15-20 kişilik kuyruğa girdim. Saat 10.00'da gişe görevlisi sisteme girip internetten alabildiği kadar bilet almaya başladı. Yıllardır Devlet Tiyatrolarından ve Şehir Tiyatrolarından defalarca bilet aldım, ilk defa böyle bir satış sistemiyle karşılaşıyorum. Salonda 300 kişilik yer var diyelim. Bu oyunun biletleri satılırken İstanbul'daki 6 gişeci aynı anda alabildikleri kadar bilet alıp 10.10'dan sonra bekleyen insanlara biletleri satmaya başlıyor. Oyunun oynadığı salonun kapasitesine göre değişiklik göstermekle beraber genellikle gişe başına 60-70 bilet düşüyor. Saat 10.10'da biletler internetten satışa sunulmuş oluyor. Bütün biletler gişelerde satıldığı için biletler internet ortamına sunulana kadar hiç koltuk kalmamış oluyor. Yani yıllardır boşa kürek çekiyormuşum ben.

Gişe görevlisi 10 dakikada 70 kadar bilet aldı ve süre bitince sırayla satmaya başladı. Önümdeki insanların hepsi 5'er bilet alsa bile bana bilet kalacaktı büyük ihtimalle. Fakat biletler satılmaya başladığında büyük hayal kırıklığı yaşadım. İnsanlar 10'ar, 20'şer ve hatta 30'ar tane alıyorlardı. 3 kişi biletini alıp gitti. 4. kişi gişeciye elinde kaç bilet kaldığını sordu. 28 bilet kalmıştı, adam hepsini alacağını söyledi. O anda sıranın geri kalanında şikayetler ve sitemler başladı. Bekleyen 20 kişiden sadece 4'ü mutlu mesut ayrıldı. Geçen sene kişi başı bilet sınırı 4 adetti. Şu an bu kural uygulanmadığı için bazıları büyük ihtimalle karaborsacılık yapıyordu.
Atlas Pasajından elim boş çıkarken gözlerimin dolduğunu söyleyebilirim.

Ertesi gün (yani dün) sabah 8.30 da Atlas Pasajındaydım. Pazar pazar kimse erkenden kalkıp gelmez diye düşünmüştüm ama henüz açılmayan pasajın önünde 7 kişilik bir kuyruk oluşmuş bile. Saat 9.10 civarı pasaj açıldığında 20 kişiyi geçmiştik. Bu arada birbirimizle tiyatro üzerine sohbet etmeye de başlamıştık.
Atlas Pasajının girişinde sağda bir kafe-bar var. Oradaki geceden kalma arkadaşlar önlerinde uzanan bu kuyruğa anlam veremediler, "Abi ayıptır sorması siz ne bekliyorsunuz burada?" dedi içlerinden biri. Tiyatro bileti beklediğimizi öğrenince şaşkınlıkla "Abi çok erken değil mi yaaa... Ben daha ayılamadım bile." dedi ve içeri döndü.

Saat 9.50'de gişe görevlisi geldiğinde 30 kişiden fazlaydık. Kuyruğumuz gişenin önündeki merdivenlerden yukarı çıkıyor, bekleme salonuna kadar uzanıyordu. Bu arada yeni gelenler kuyruğu görünce sıraya girmekten vaçgeçip gidiyorlardı. Gişe görevlisi hızlıca kimin ne kadar bilet alacağını bir kağıda not etti. Aramızda konuşup kendi kendimize limit koymuştuk. Pazar sabahı buraya kadar gelip saatlerce sıra bekleyen insanlar eli boş dönmesin diye kimse 4 taneden fazla almayacaktı.
10.00'dan 10.10'a kadar gişeci talep edilen biletleri hızlıca aldı, süre bittiğinde de bize sattı. Abartılı alımlar olmadığı için bu sefer 40'a yakın tiyatrosever gişeden ellerinde biletlerle, mutlu mesut ayrıldı. Sırayı görüp gözü korkan insanlar da bekleselerdi bilet alabileceklerdi büyük ihtimalle.

3 yıldır kovaladığım oyunun bileti nihayet ellerimde! Sabırsızlıkla temsil gününü bekliyorum.
Altı üstü bir tiyatro bileti için gösterdiğim çaba ve yazdığım bu yazı size abartılı gelebilir. Ama bence şu ana kadar izlediğim oyunlardan çok daha iyi ve "Profesyonel"ce bir oyun izleyeceğim ve buna değecek.
Bu arada, en iyi tiyatro oyunu henüz izlenmemiş olandır elbette :)
Sayfa: