DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Psikoanalitik Yaklaşım


Psikoanalitik yaklaşımın kurucusu olan Sigmund Freud, bilincin, insan zihninin sadece bir kısmı olduğunu belirterek, davranışlarımızı ve kişiliğimizi oluşturan esas kısmın "bilinçdışı" olduğunu öne sürmüştür. Bilinç dışı/altı, normalde farkında olmadığımız bütün fikir, duygu ve düşünceleri kapsayan zihnimizin en derin ve en geniş içeriğe sahip bölümüdür. Bilinç altının deney ve gözlem yoluyla incelenememesi, psikolojide bireylerin geçmiş yaşantılarını inceleyen "vaka çalışmaları" yönteminin kullanılmaya başlamasını sağlamıştır.

Freud'a göre, insan davranışı bilinçdışı güdüler veya dürtülere dayanır. Bunlar arasında cinsellik ve saldırganlık eğilimleri en temel ve en kuvvetli olanlarıdır. Bu içgüdülerin doyumu çoğu zaman toplumsal kurallara uygun olmadıkları gerekçesiyle çocukluktan itibaren anne-baba tarafından kısıtlandırılır veya tamamen yasaklanabilir. Böylece bilinçaltına itilen tüm bu içerikler, farkında olmadan (rüyalar,dil sürçmeleri,psikolojik sorunlar gibi belirtilerle)kişilerin davranışlarını etkilemeye devam ederler. Ya da toplumsal açıdan kabul gören şekillerde (bir sanat ya da edebiyat eseri olarak veya bir spor dalındaki aktivitelerle)kendilerini dışa vurabilirler.

Freud'un geliştirdiği bir tedavi yöntemi olan psikanalizin amacıysa bastırılan bu bilinçdışı içeriğin bilince gelmesinin sağlanması ve böylece çatışmanın çözümlenmesidir.
Sayfa: