DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Puerto Galera



Toplam 43 fotoğraf bulunmaktadır
Puerto Galera, Filipinler ’in Mindoro Adası’ndaki cennet köşelerinden bir tanesi. Puerto Galera’ya gitmek için Batangas Limanı’ndan deniz yolunu kullanmanız gerekiyor. Uçak kullanmadan kısa sürede ulaşılabilecek bir ada olması Mindoro’yu benim gözümde çok önemli bir ada haline getiriyor.
Ben ilk olarak Manila ’dan kalkan şehirler arası otobüsler ile Batangas’a geçtim. Farklı bir alternatif olarak taksiyi tercih edebilirsiniz ama uzun bir yolculuk olacağı için pahalıya patlayacaktır. Otobüs ise 225 Peso.(Yaklaşık 14 TL)
Otobüs durağı Manila Makati’de bulunuyor. Durağa vardıktan sonra ilgili görevlilere Batangas Pier’a gitmek istediğinizi söylemelisiniz. Gerçi bineceğiniz otobüslerin üzerinde de “Batangas Pier” diye yazar, ama Filipinler’de olduğunuzu unutmayın. Her an herşey olabilir. Üzerinde X yazan bir araç Y’ye gidebilir. O yüzden bindiğiniz otobüsün Batangas Pier’a gittiğinden emin olmalısınız.
Ücreti otobüsün dışında kesinlikle vermeyin. Otobüsünüze binin ve paraları toplayan kişiye ücreti ödeyin. Elinize ücret ile ilgili bir fiş verilecek. Fişte 167 peso olarak görülen ücreti siz 225 peso olarak ödeyeceksiniz. Ben bunu otobüse binmeden önce ve otobüse bindiğimde yanımda oturan kişiye teyit ettirdim. Herhangi bir yanlışlık olmadığını söylediler. Zaten aynı istikamet için diğer yolcuların da sizinle aynı ücreti ödediğini göreceksiniz.
Batangas Pier’a vardıktan hemen sonra gideceğiniz yer ile ilgili size asistanlık yapmak isteyen tipler adeta üzerinize atlayacak. Bana ilgili kişiler ile konuşmamam öğütlenmişti. Fakat siz konuşmasanız da onlar sizinle konuşacaklar. Sizinle birlikte gişelere gelip, sizin adınıza bilet işlemlerinizi halletmeye çalışacak ve sonunda bahşiş bekleyecekler.
Galerian Lines ile Batangas Pier’dan Puerto Galera’ya tek yön gidiş ücreti 275 peso. Biletinizi kaybetmeyecekseniz gidiş-dönüş almanız daha iyi olur. Biletinizi gidiş-dönüş şeklinde çift yönlü alırsanız dönüş tarihi açık oluyor. Dolayısı ile dönüş konusunda herhangi bir tarih kısıtlamanız olmuyor. Gidiş-dönüş bilet ücreti 500 peso.
Limanda çokça gidiş kapısı var. Kapılar açıldıktan sonra diğer yolcuların hücum ettiği yolu takip ederseniz muhtemelen sizi götürecek tekneye binebilirsiniz. Ama siz yine de doğru tekneye binip binmediğinizi sormayı ihmal etmeyin.
Okyanus üzerindeki nispeten renkli deniz yolculuğunuz dalga seviyesine bağlı olarak 1-1,5 saat kadar sürüyor. Teknedeki görevliye nerede konaklayacağınızı söyleyin ki sizi doğru yerde indirsinler. Ben öncesinde aldığım yanlış bilgiden dolayı az kalsın yanlış yerde iniyordum. Teknede can yeleği dağıtacaklar. Herkesin ciddiyetle bu can yeleklerini giydiğini göreceksiniz. Ara sıra bu tekneler devriliyormuş, bu durum gayet doğal görüldüğünden can yeleği vermeyi uygun görüyorlarmış. Dalgalar bazen teknenin önünün biraz yükselmesine sebep oluyor. Bu da lunaparkta gondola binmişsiniz gibi bir etki yaratabiliyor. Ben çok eğlendim, ama indikten sonra kusan bir Filipinli ile de karşılaşmadım değil. Deniz yolculuğu kimilerini kötü etkileyebiliyor. O yüzden bu teknelere binmeden önce yediğinize-içtiğinize dikkat etmenizde de fayda olabilir diye düşünüyorum. Eğer sigara içiyorsanız teknenin arka kısmına oturun. Orada dilediğinizce tüttürebilirsiniz. Ön tarafta sigara içilmiyor.
Filipinler’de adalara gittiğinizde karaya ayak bastığınızda ayak bastı parası isteyen tiplerle karşılaşabilirsiniz. İnternette bu paranın iki şekilde alındığını okumuştum:
1- Doğayı korumak adına Filipinliler tarafından adalara gelenlerden alınan bir çeşit vergi (Makbuz filan veriyorlarsa eğer resmi olma ihtimali var.)
2- İstanbul’da otomobil park alanı için değnekçilere ödediğiniz para gibi adaya ayak bastığınız anda sizden koparabildiğini koparan tipler.
İşte ben bu ikincisi ile karşılaştım. 500 pesoluk bir talebi vardı elemanın. Bir kahkaha patlatıp adanın sahibinin kendisi olup olmadığını sordum. “Yer mi İstanbul çocuğu oğlum!” dedim ve para vermedim.
Puerto Galera’da herkes sizden para kopartmanın peşinde olacak. 5 yaşında veletler bile “Give me money” cümlesi ile size gelecekler. Jet ski kiralamak isteyenler, takı satıcıları, masözler, tur rehberliği yapanlar vs... İlgilendiğiniz bir hizmet varsa pazarlık yapmalı, ilgilenmiyorsanız net ve kibar bir dille reddetmelisiniz.
Puerto Galera’da güzel bir ada yaşantısı sizi bekliyor olacak. Beyaz kumları ile ünlü White Beach’te güneşlenip denize gireceksiniz. Akşam vakitlerinde bizdeki herşey dahil otellerde gördüğümüz animasyonların benzerlerini yapan Filipinliler’in şovlarını izleyeceksiniz. White Beach’in arka kısmındaki çarşı bölümünde De Lara’s Restaurant & Music Bar var. Bir nevi kapalı bir karaoke bar. Filipinli gençlerin vokal yapma üzerine gerçekten yetenekli olduklarını gözlemleyebileceğiniz ve size de şarkı söylemeniz için ısrar edecekleri bir yer. Eğer benim gibi yalnız başınıza oturursanız sizi masasına çağıran arkadaşlar çıkabilir. Katılmak veya katılmamak size kalmış. Bir bira 60-80 peso civarında (3,5-5TL arası gibi) Adanın hemen her yerinde karaoke çılgınlığı var. Mikrofonu kapan ekrandaki sözlere bakıp şarkı söylemeye başlıyor. Bu konuda tecrübeli olduklarını da hemen belli ediyorlar, gerçekten çok güzel söylüyorlar.
Güneşin sıcaklığı vücudunuzu aniden yakabilir, demedi demeyin. Zaten öğle vakitlerinde kumsalda çok fazla insan göremeyeceksiniz. Siz okyanusun tadını çıkarmak isteyebilirsiniz ama eğer uzun kalırsanız bu yöredeki Filipinliler’in neden zenciye yakın bir tene sahip olduklarını anlayabilirsiniz. Şnorkel ile dalmak adanın önemli aktiviteleri arasında. Su altında değişik canlılar görmeniz olası. Gece sıcaklığı yüksek olduğundan gece denize girenler de var. Gündüz gördüğüm su altı görüntüsü ayağımı bastığım yerin görülebilir olması gerektiğini hissettirdiğinden ben turist başıma ekstra risk almamak için gece denize girmeyi tercih etmedim. Girerseniz bir deniz ayakkabısı kullanmanızı tavsiye edebilirim. Maazallah geceleri kıyıya yaklaşan vatozlar sizi çarpmasınlar. Bu arada unutmadan söylemiş olayım; hindistan cevizi ağaçlarının altından yürürken de dikkatli olmanızda fayda var. O koca hindistan cevizleri kafanıza düştüğü zaman gayet net beyninizi patlatabilecek kapasiteye sahipler.
Ayaklarınızı suya sokarak sahil boyunca yürüdüğünüzde dünyanın en hızlısı olduklarını zannettiğim hafif şeffaf yengeçlerle karşılaşabilirsiniz. Kendilerini fotoğraf makinemin makro kadrajına sokana kadar gözden kaybolabilme özelliğine sahipler.

Adada çeşitli turlara katılabilirsiniz. Yalnız Luca’nın arka kısmında kalan Filipinliler’in yaşadığı köyü atlamamanızı tavsiye ederim. Oraya herhangi bir tur sizi götürmez. Bazı serseri tipli Filipinliler’le karşılaşabileceğiniz bir yer. Ben bir iki arkadaş edinip, oraya gittim ve heriflerin yaşadıkları yere tam anlamıyla “oha” dedim. Benim ütopyamı herifler gerçeğe dönüştürmüşler. Adeta cennette yaşıyorlar. Tropikal ağaçların içinden, bir ırmağın kıyısından yürürken şelalelere ulaşıyorsunuz. Filipinliler orada ahşap, bungalov ve sazlıklardan kendilerine küçük bir köy kurmuşlar. Ben oradan gelecekte kısa bir süre de olsa orada yaşayabilme hayali ile ayrıldım.
Geceleri White Beach’te hafif vücut yapmış genç cengaverlerin ateş şovları yaptığını göreceksiniz. Aralarına katılıp fotoğraf çektirebilirsiniz. Fakat yapılan işin ve onlarla fotoğraf çektirmenin gerçekten tehlikeli olduğunu fark edeceksiniz.
Puerto Galera, Mindoro adasının bir bölümüne verilen bir isim. Maalesef adanın diğer bölümlerine geçebilecek fırsatım olmadı. Zaten Filipinler ’in en büyük dertlerinden biri bir yerden bir diğer yere ulaşmanın çok zor olması ve zaman alması. Belki de kolay olsaydı, insanlık oraları daha rahat talan eder ve bu kadar güzel olmazdı diye de düşünmedim değil.

Olur da oralara giderseniz, bizim burada sürekli vurgulamaya çalıştığımız; Dünya’nın en güzel şeyinin Dünya’nın kendisi olduğunu fark edeceksiniz. Oradan yıldızların farklı gözüktüğünü, aldığınız her nefesin size hayat verdiğini hissedeceksiniz.
Sayfa: