DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Red Horse



Toplam 1 fotoğraf bulunmaktadır
Hani bizde "bir çay demlesene" diye söyleriz ya eşimize dostumuza, Red Horse birası da aşağı yukarı öyledir Filipinler'de. "Bir Red Horse koy da içelim" diyeceğiz neredeyse buralarda. Red Horse yüksek alkollü dandik Filipin birasıdır. Filipinliler Red Horse'u viski bardağında bol buzlu içerler. Hatta ortamlarda "tek bardak" tribi yapılır. Red Horse günlerinde ortaya sadece tek bir bardak koyulur. Bu bardak genellikle bir viski kadehidir. Kadeh yarısına gelene dek doldurulur. Herkes yarım kadeh Red Horse'unu içtikten sonra bardağı yanındakine paslar. Bu şekilde ortamdakilerin eşit alkol alması sağlanır ve aynı bardaktan içmenin verdiği samimiyet ile dostluk-kardeşlik duygusu pekişir. Hiç değişmeyen Filipin rutinlerinden karaoke Red Horse birasının olmazsa olmazlarındandır. İçtikçe güzelleşen kafalar karaoke makinası karşısında saçmalamalarla eğlenceyi pekiştirir.

Eskiden, fırsattan istifade edebilmek için ortamlarda hoşlandığımız kızların biraz içmesini ve gevşemesini isterdik ya; bizim milletin erkeklerinin yaptığı bir şeydir bu bilirsiniz. Ya da en iyi ihtimalle sevdiğimiz kıza açılabilmek için bolca içeriz hani. Filipinler'de ise Red Horse'u dayarlar da dayarlar. Ne hikmettir bilinmez; ortamda o bardağı sürekli dolduran, herkesle birlikte içtiği halde sarhoş olmayan biri vardır. Siz yavaş yavaş çakır keyif olurken çevrenizde sizin kafayı bulmanızı bekleyen "çakal" Filipina'ları fark etmeye başlarsınız. Evet yanlış duymadınız; burada hatunlar sizi sarhoş edip avantaj sağlamaya çalışırlar. Gece ilerledikçe daha da yanınıza sokulurlar.

Yukarıda belirttiğim gibi Red Horse harbiden dandik bir biradır. Yüksek alkolü o kadar da yüksek değildir ama biranın dandikliğinden midir nedir bilinmez, o yarı fermante olmuş yapısı midenize oturur ve orada fermantasyonuna devam eder. Sanki içtikten sonra midenizdeki bira oradaki çalkalanma işlemi ile oluşan kimyasal reaksiyonla alkol oranını arttırır. Dolayısı ile içerken "aa bu bana bişey yapmıyor abi" tribini yaşarken bir müddet içtikten sonra ayağa kalktığınızda "hassiktiiir" olursunuz. Zaten Filipinler'de midenizi yumuşatacak-rahatlatacak meze, cips, kuruyemiş gibi şeyler sizin alıştığınız damak tadınızdan hayli uzakta olduğundan -veyahut hiç olmadığından- bu "hassiktiiir" anında artık yapacak çok şeyiniz kalmaz. Hele bir de benim bir kere yaptığım gibi "battı balık yan gider" veya "ulan bi daha mı gelecez dünyaya" moduna girerseniz Red Horse sizi affetmeyecektir. Ertesi gün size ebenizinkini gösterir. Ateşinizi çıkartır, sizi kusmuğunuzda boğar Red Horse. Gününüzü lavaboda geçirtirir "keşke tuvalete bir yatak atsaydık" zamanıyla diye düşündürtür. Red Horse bir önceki gün "ulan ne güzel eğleniyoruz be" diye aklınızdayken ertesi gün "ulan bir daha mı, Red Horse'una da, o bardağı doldurana da ....." diye sayıklatır.

Tanduay ve Emperador ile birlikte Filipinler'in vazgeçilmez bir rutinidir Red Horse. Bir daha asla dersiniz, ve sonra bir kez daha...
Sayfa: