DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Roaccutane kullanmak



Toplam 4 fotoğraf bulunmaktadır
13-14 yaşlarımda alnımda filizlenen sivilcelerime karşı her türlü savaşı vermiştim. Sürekli yeni yeni ilaçlar ve kremler denemiş, sonuç olumsuz olunca da sıkılıp "Ne haliniz varsa görün!" demiştim. Başı boş kalan sivilcelerim 15 yaşlarımda beni tamamen terk etmiş ve ben de rahat bir nefes almıştım.
Ama ne yazık ki, yaklaşık 1 yıl önce yine tek tük sivilceler çıkarmaya başladım. Geçer diye bir süre hiçbir şey yapmadan bekledim ama istikrarla çıkmaya devam ettiler. Eskisi gibi sadece alnımda değil, çenemde ve dudak çevremde de çıkıyorlardı. Sonunda bu sabah dayanamadım ve cildiyeye giderek şikayetimi bildirdim.

Doktor yüzümü inceledikten sonra "İstersen A vitamini deposu bir hapla bu sorunu kökünden çözebiliriz. Ortalama 6 aylık bir kullanım süresi var, düzenli kullanım sonunda yağ bezleri küçülüyor ve sivilce problemi ortadan kalkıyor..." falan derken "Roaccutane'dan bahsetmiyorsunuz değil mi?" diyerek sözünü kestim. "Evet, Roaccutane'dan bahsediyorum." cevabına biraz şaşırdım. 5-6 yıl önce alnım mayın tarlasına dönmüşken gittiğim doktorlar Cleocin T losyonlar, kremler falan veriyorlardı. Şimdi yüzümdeki iki sivilceye Roaccutane önerilmesi biraz garibime gitti. Roaccutane tedavisinin ne kadar meşakkatli olduğunu daha önce yakın çevremde gözlemlemiştim ve bu tedaviyi kabul etmeyi düşünmüyordum. Ama dilim öyle demiyordu. "Artık kesin bir çözüme ulaşmak istiyorum, kabul ediyorum." dedim kararsızca ve işlemler başladı.

Roaccutane, doktor kontrolünde kullanılması tavsiye edilen bir ilaç değil, KESİNLİKLE doktor kontrolünde kullanılması gereken bir ilaç.
İlacın kullanım süresi hastanın kilosuna göre belirleniyor. 45 kilo olduğum için 5 ay kullanmam yeterli gelecekmiş.
Roaccutane'ın içeriğinde karaciğerin fonksiyonlarını zorlayıcı maddeler olduğu için kullanmaya başlamadan önce ve başladıktan sonra düzenli olarak karaciğer testi yaptırmak gerekiyormuş. Doktor, yarın sabah testi yaptırabileceğimi söyledi ve reçetemi verdi. İlacı almaya giderken elimdekinin sadece bir reçeteden ibaret olmadığını fark ettim, bir de hasta onay formu vardı. Eczacı, ilacı verirken gerekli bilgilendirmeleri yaptı ve bu formu bana imzalattırdı.
Roaccutane 20 mg 30 kapsülün piyasa fiyatı 53.03 tl. SGK bu ilacı karşılıyor ama yine de 25 liralık bir fiyat farkı çıkıyor. Bir kutu Roaccutane 15 günde bitiyor (tedaviye ve kişiye göre değişiklik gösterebilir). Yani 5 aylık tedavinin maliyeti 250 lira oluyor.

İlacı edinmeme rağmen henüz başlayamadım, yarın sabah test için kan vermemin ardından ilk kapsülü içeceğim. Ayrıca, belirli periyotlarla bu tecrübeyi güncelleyerek Roaccutane tedavimin detaylarını 5 ay boyunca sizlerle paylaşacağım.

ROACCUTANE'IN YAN ETKİLERİ
Çok yaygın etkiler
Her 10 hastanın en az 1 tanesini etkileyebilen yan etkilerdir.
*Kan testlerinde görülen artmış karaciğer enzimleri
*Ciltte kuruluk, özellikle dudaklarda ve yüzde; ciltte iltihap, dudaklarda çatlak ve iltihap, döküntü, hafif kaşıntı ve soyulma
*Cilt -özellikle yüz- normale göre daha hassas ve kırmızı olabilir
*Kolay çürüme, kanama veya pıhtılaşma (eğer pıhtılaşma hücreleri etkilenirse)
*Kansızlık, yorgunluk, sersemlik, solgun cilt (eğer kırmızı kan hücreleri etkilenirse)
*Nötropeni sonucu enfeksiyonlara yatkınlıkta artış (eğer beyaz kan hücreleri etkilenirse)
*Gözde (konjonktivit) ve göz kapağında iltihaplanma; gözlerde kuruluk ve tahriş hissi
*Sırt ağrısı, kas ağrısı, eklem ağrısı
*Kan yağları seviyelerinde değişiklikler

Yaygın etkiler
Her 10 hastanın en fazla 1 tanesini etkileyebilen yan etkilerdir.
*Baş ağrısı
*Hafif burun kanamalarına sebep olan, burun içinde kuruma ve kabuklanma
*Boğazda ve burunda yara ve iltihap
*Kanda yüksek kolesterol seviyeleri
*İdrarda protein veya kan

Seyrek etkiler
Her 1000 hastanın en fazla 1 tanesini etkileyebilen yan etkilerdir.
*Döküntü ve kaşıntı gibi alerjik reaksiyonlar
*Depresyon ve ilgili bozukluklar. Bunun işaretleri;üzgün ve boş ifade, ruh değişiklikleri, endişe (anksiyete), ağlama nöbetleri, hırçınlık, mutsuzluk, sosyal veya spor aktivitelere olan hevesin kaybedilmesi, aşırı veya çok az uyuma, kiloda veya iştahta değişiklikler, okul-iş performansında azalma, konsantrasyon sıkıntısı
*Var olan depresyonun kötüleşmesi
*Sert veya saldırgan olma
*Saç kaybı (tedavi sonrası saç eski haline döner)

Çok seyrek etkiler
Her 10000 hastanın en fazla 1 tanesini etkileyebilen yan etkilerdir.
*Bazı hastalar kendilerine zarar verme veya hayatlarına son verme düşüncesi (intihar düşünceleri) içinde olmuş, hayatlarını sonlandırmaya çalışmış (intihara teşebbüs) veya hayatlarını sonlandırmışlardır. Bu hastalar depresyondaymış gibi gözükmeyebilir.
*Olağandışı davranış
*Ruhsal denge bozukluğu: sesler duyma, gerçekte var olmayan şeyleri görme gibi gerçekle bağlantı kaybı
*Ciltte veya gözlerde sarılık ve yorgun hissetme (hepatitin işareti olabilir)
*İdrara çıkmada zorluk, şiş ve kabarık göz kapakları, aşırı derecede yorgun hissetme (böbrek iltihabının işareti olabilir)
*Mide bulantısı ve kusma ile birlikte sürekli baş ağrısı ve bulanık görme dahil görüş bozuklukları
*Şiddetli kas kasılması, halsizlik, sersemlik
*Kanlı veya kansız ishal, dışkıda veya dışkı bölgesinde kanama, mide bulantısı ve kusma ile birlikte karın ağrısı
*Lenf bezlerinde şişme (çok ciddi bir yan etkidir, acil müdahale gerekir)
*İlk haftalarda akne kötüleşebilir ancak zamanla iyileşir
*Ciltte özellikle yüzde iltihaplanma, şişme ve normale göre koyulaşma
*Aşırı terleme veya kaşınma
*Işığa hassasiyette artma
*Tırnak kökünde bakteriyel enfeksiyonlar ve tırnak değişiklikleri
*Şişme, akma, akıntı
*Vücut kıllarında artış
*Renk körlüğü ve gece görüşünde kötüleşme
*Işığa olan hassasiyette artış
*Bulanık görme, çarpık görme, göz üzerinde bulutlu yüzey
*Boğazda kuruluk, ses kısıklığı
*Duyma zorlukları
*Aşırı susama, sık sık idrara çıkma gereksinimi
*Yumuşak dokularda kalsiyum birikintisi, yaralı tendonlar
*Kanda yüksek seviyelerde kas bozulma ürünleri (eğer hareketli egzersiz yapılıyorsa)
*Genel olarak iyi hissetmeme
*Kanda yüksek seviyelerde ürik asit
*Bakteriyel enfeksiyonlar
*Kan damarlarının iltihaplanması

!!! Pazarlama sonrası deneyimde, özellikle yoğun fiziksek aktivite gerçekleştiren hastalarda hastaneye yatışa sebep olabilen ve bazıları ölümle sonuçlanan ciddi iskelet kası yıkımı rapor edilmiştir. Kemik ve kas problemlerinizi kötüleştirmemek için Roaccutane kullanırken yoğun fiziksel aktiviteyi kesiniz.


ROACCUTANE İLE 1. GÜN
Bugün sabah saatlerinde, karaciğer testi için kan vermek üzere aç karnına hastaneye gittim. Kanımın Roaccutane'sız halinin bir örneğinin alınmasının ardından ilk kapsülü içtim. Normalde kahvaltı yapmıyor olmama rağmen, ilacın tok karnına içilmesi gerektiği vurgulandığı için bir şeyler yemeye özen gösterdim. Doktorum, iki kapsül arasındaki zaman farkına çok dikkat etmeme gerek olmadığını söylemişti. Akşam saatlerinde yine tok karnına ilacımı içtim.
Şimdilik herhangi bir yan etkiyle karşılaşmadım, zaten ilk günden baş göstereceklerini düşünmüyordum.

4. GÜN
Bugün yan etkiler kendinin hafif hafif göstermeye başladı. Sabah uyandığımda yüzümde ve burnumda farklı bir kuruluk olduğunu hissettim ve bolca nemlendirici sürerek tedbir aldım. Sonrasında akan burnumu silerken birden burnum kanamaya başladı. Ve son olarak, burun kenarımda kabuklanmaların başladığını gözlemledim.
Yan etkilerin bu kadar hızlı ortaya çıkması beni şaşırttı. Zira 1 haftadan önce gözlemlenebilir bir etki olacağını tahmin etmiyordum.

10. GÜN
Artık cildim hiç olmadığı kadar kuru. Burnum sürekli kabuk kabuk soyuluyor. Zaten dudaklarımı soyma alışkanlığım vardı, bir de üstüne bu kuruluk eklenince sürekli dudaklarımı kanatmaya başladım. Yüzüm çok hassaslaştı ve yanaklarım allık sürmüşüm gibi kızardı.
Çok yoğun nemlendiriciler kullanıp kuruluğun önüne geçmeye çalışıyordum ama bir doktor tavsiyesine göre nemlendiriciyi ölçülü kullanmam gerektiğini öğrendim. Derinin kuruyup, soyulup kendini yenilemesi gerekiyormuş. Ben sürekli nemlendirerek bunun önüne geçmemeliymişim. Az nemlendirici kullanıp bol bol su içmeliymişim. Bu yüzden yoğun nemlendiricileri bıraktım ama su içmeyi genellikle unutuyorum.

15. GÜN
Bir kutu Roaccutane'ı bitirmiş bulunuyorum. Yüzümdeki kabuklanmalar aynı şekilde devam ediyor ama başa çıkılmayacak gibi değil. Dudaklarımla ilgili durum vahim. Kuruyan dudak derilerimi hunharca koparmaya, kanatmaya devam ediyorum ve bu yüzden dudak kremi sürerken bile acıyor.
Bugün farklı bir doktora göründüm. Söylediğine göre önceki doktorum, kilomun kaldırabileceğinden biraz yüksek bir doz kullandırmış bana (Zaten 40 kilosun diyerek benimle dalga geçti). Ama vücudum şimdilik bu dozu tölere etmiş. Eğer ilerde kendimi kötü hissedersem veya ağır yan etkilerle karşılaşırsam dozu düşürebilirmişiz.

22. GÜN
Dudaklarımın anası ağlamış vaziyette. Sürekli kanlı ve kabuklu bir görünümdeler. Onun dışında yüzümdeki kuruluk hala çok aşırı değil. Bir sivilce, çıktığının ertesi günü mutlaka kurumuş oluyor. Şu an yüzümde hiç iltihaplı sivilce yok.
Roaccutane'ın bayıldığım bir yan etkisi var. Ergenlik dönemimden beri saçlarım her gün yağlanıyor ve ben de bu yüzden yaz-kış demeden her gün banyo yapmak zorunda kalıyorum. Ama bu tedavi sayesinde artık saç derim de yağlanmıyor. Bir hafta önce bunu fark ettim ve o zamandan beri iki günde bir banyo yapıyorum. Belki banyo yapmasam üçüncü gün de yağlanmaz ama şimdilik o kadarını göze alamıyorum. Bu soğuk günlerde banyo yapma periyodumu iki günde bire düşürebilmem harika oldu.

6. HAFTA
Şu ana kadar 3 kutu Roaccutane bitirdim. Saçım artık o kadar geç yağlanıyor ki, bu ilacı sırf bunun için ömür boyu kullanabilirim (şaka yapıyorum). Geçen gün 3 gün boyunca saçımı yıkamadım, 4. gün hafif yağlanmalar başlayınca biraz kuru şampuan sıkıp o şekilde kullandım ve 5. gün yıkadım.
Yüzümde hiç sivilce yok. Bazen bir tane çıkıyor ve birkaç saat sonra sönüyor, ertesi gün çoktan kurumuş oluyor.
Tedavim süresince iki kere kan testi yaptırdım ama üşengeçlikten ikisinin sonucunu da almadım. O yüzden karaciğerlerimde neler olup bittiği hakkında fikrim yok.
Elimdeki ilaç bitmek üzere olduğu için şimdilik günde 1 tane içerek idare ediyorum. Doktora gidip ilaç yazdırdıktan sonra tekrar 2'ye döneceğim.
Dudaklarımın durumu o kadar da kötü değil artık. Üzerine gidip soymadıkça katlanılabilir düzeyde.
Sayfa: