DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

St. Dalfour reçelleri



Toplam 2 fotoğraf bulunmaktadır
Geçtiğimiz günlerde kendime kahvaltı alışkanlığı kazandırmaya karar vererek mutfak alışverişine çıktım ve beni kahvaltı yapmaya heveslendirecek bir şeyler aramaya başladım. Reçellerin bulunduğu reyondan hızla geçerken St.Dalfour'un ince uzun reçel kavanozlarına gözüm takıldı. Kavanozlarda "%100 meyve-şeker ilavesiz" ibareleri vardı ve içeriğinde herhangi bir koruyucu katkı maddesi yoktu. Macro Center'daki "1 alana 1 bedava" promosyonunun da teşviki ile bu reçelleri denemeye karar verdim. 12 çeşit St.Dalfour reçeli (kayısı, kiraz, çilek, frambuaz, ahududu, portakal, zencefil-portakal, frambuaz-nar, ananas-mango, kızılcık-yaban mersini, dört meyveli:vişne-çilek-frambuaz-böğürtlen) içinden ananas-mango ve frambuaz-narı seçtim ve bu iki kavanoz reçele 17.95 TL ödedim. Promosyonlu haliyle bile pahalı olan bu reçeller, eve gelip de tadına baktığımda beni hiç pişman etmedi. Şeker ilavesiz olmasına rağmen oldukça tatlıydı ve iki kaşık yediğimde tıkanmıştım. Ya annemin yaptıkları ve aldıkları reçel değildi, ya da elin Fransız'ının yaptığı bu reçeller başka bir şeydi.
Normalde reçel sevmeyen ben, geçtim bilgisayarın başına ve neymiş bu St.Dalfour reçelleri diye baktım. Ben henüz tanışmış olsam da, St.Dalfour (Delfuuğ diye okunuyormuş) reçelleri yüz yirmi ülkede en çok sevilen reçel olarak tanınıyormuş. Reçellerinde şeker bulunmamasının bir de hikayesi varmış:
Birinci Dünya Savaşında şeker sınırlı sayıda üretiliyormuş ve çok pahalıymış, Dalfour ailesinin de geniş üzüm bağları varmış . Şirketin şu anki başkanının büyükannesi bir ilki başarmış ve üzüm suyundan elde ettiği konsantreleri şeker niyetine kullanarak reçel yapmaya başlamış. Üzüm tadının reçellerden yok edilmesi için özel metotlar uygulanmış ve böylece ünlü St.Dalfour reçelleri ortaya çıkmış.

Eğer kahvaltı yapmadan güne başlamayı yıllardır sürdüren ben bile yarın sabah yapacağım kahvaltıyı iple çekiyorsam, bu tecrübeme kulak verilmeli ve herhangi bir St.Dalfour kavanozundan en az bir kaşık alınmalıdır :)
Sayfa: