DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Turizm krizine karşı vatandaşın tepkisi


Sevgili Sanatkar'ın tecrübesinde belirtmiş olduğu ülkemizde yaşanan turizm krizine karşı vatandaşın tepkisinin kin dolu ve düşüncesizce olması elbette ki kabul edilebilir bir durum değildir. Ama şöyle bir düşündüğümde hepimizin yabancı turistler karşısında ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyor olması ortada büyük bir haksızlık olduğunu ve sistemin başı bozukluğunu ayan beyan gösteriyor gibi. Çok da medeniyet timsali ilan edemeyeceğimiz Ruslar gelip bizim ülkemizde bizden daha az ödeyerek mükemmel bir tatil yapıyorlar, biz de "kendi ülkemizde" onların ödediği paranın iki katını ödeyerek tatil yapıyoruz.

Şimdi şöyle bir şey var ki turizm, Türkiye'nin ekonomisini döndürebileceği çok önemli bir alan. Bilindiği gibi sanayi ülkemizde gelişmiş değil. Tarım da turizm kadar önemli bir yer teşkil etmiyor artık. Bu durumda gelen turist çok çok önemli. Yani onların getirdiği döviz. E o zaman neden bizden daha az para ödüyor bu turistler? diyecekken Sanatkar'ın da belirttiği gibi sevgili vatandaşlarımızın günlük hayatta da görebileceğimiz hal ve hareketleri, diğer insanlara karşı tutum ve yaklaşımları geliyor gözümün önüne. Şehir yaşantısında çıldırtma noktasına getiren bu insanlarla rahatlamak, huzur bulmak ve belki biraz da eğlenmek için gittiğimiz tatil mekanlarında aynı ortamı solumak hiç de hoş olmasa gerek. Bu durumda ne oluyor? Çoğunluğun cezasını yine biz çekmiş oluyoruz. Biz dediğim farkındalığı olan, empati yapabilen bilinçli insan kategorisine mensup olabilen insanlardır. Bu tip insanlar, ikinci bahsettiğim durumdan ötürü tatillerini yurt dışında yapmayı tercih ediyor. Güney sahillerimiz de ucuza tatil alan yabancı turistlere kalıyor. Ama terörizmin yarattığı gerilim sebebiyle turizm krizi yaşandığından şimdi o güzelim tatil köylerimiz, koylarımız, sahillerimiz bomboş. Yerli turist de yok. Haziranın başında Muğla'nın ilçelerini gezdim. İnanın bana kimse yok. Madem yabancı turist gelmiyor, bari yerli turisti çekmeye çalış dimi? Ama o da yok. Fiyatlar hala uçuk. Oteller boş kalabilir, ama biz kesinlikle ucuza tatil yapmamalıyız!
Bundan birkaç sene öncesine kadar bugünlerde çok bahsi geçen şu güney otellerimizin müşterilerinden bir tanesi de bendim. Herşey dahil otellerde sınırsız yemenin-içmenin keyfini çıkarırken bir gün bir yabancı turistle konuşmuş ve onların ödedikleri fiyatların bizim ödediklerimizin çok çok altında olduğunu birinci ağızdan dinleme imkanına kavuşmuştum. Benim erken rezervasyon ile aldığım ücretin yarısı kadar bir fiyat ödediklerini hem de bu fiyata uçak ve transfer ücretlerinin de dahil olduğunu öğrenmiştim. Kendi ülkemde 2. sınıf konumdaydım. Yurt dışından gelen bir "misafir" benden çok daha ayrıcalıklıydı. Yabancı turist Türkiye'nin ne kadar güzel ve sıcak bir ülke olduğundan bahsediyordu. Ödedikleri bu fiyatlara göre Türkiye'nin onlara hoş gözükmesi elbette çok doğaldı.

Şimdilerde ise meydana gelen turizm kriziyle vatandaşın otelciye tepkisi büyük. "Zamanında bizi kazıkladılar, oh olsun" tavrı giderek tırmanıyor. "Beter olsunlar, Türk turistin kıymetini anlasınlar" tribinden sadece otelciler değil esnafta nasibini almış. Vatandaş her zamanki gibi nefret kusuyor. Kendi ülkesindeki bir sektörün batıyor olması, binlerce kişinin işsiz kalması –sonunda bir yerde kendisine dokunuyor olsa da- “oh olsun” tavrından vazgeçmiyor. Herkes kin dolu. Sanırsın ki güneydeki esnafın yerinde kendisi olsa kazancından kısıp ucuza satış yapacak.

Tatillerimizi satın alırken fiyatı görerek alıyoruz. Kimse kafamıza silah dayayıp bizi tehdit etmiyor. O anda uygun geliyor ki bu alışverişi yapıyorsun. Başkasının daha ucuza aldığını duyduğunda yaşadığın kıskançlık duygusu niye? Eğer diğer müşteriden daha pahalıya almış olmak sana bu kadar koyduysa bir daha almazsın olur biter. Sektörün ve hatta ülkenin batmasını dilemek niye?

Eski bir otel çalışanı ve otel çalışanları ile hep içli dışlı olmayı sevmiş bir kişi olarak şunu da belirteyim, yabancı turisti ağırlamak gerçekten çok kolay. Adamlar kibar, cana yakın. Ne istediklerini biliyorlar. Rüzgar esti, yağmur yağdı diye oteli kötülemiyorlar. Bu tip şeylerin hava muhalefetinden kaynaklandığını, otelin mimari yapısı veya personeli ile ilgisi olmadığını biliyorlar. Diğer misafirleri abaza tavırları ile rahatsız etmiyorlar. Açık büfeden yemek alırken öküz gibi davranmıyorlar. Her yerde sıraya girmesini biliyorlar. A'la carte restoran, tuvalet kullanımı, asansör adabı gibi şeyleri biliyorlar. Herşeyden önce eğlenmesini biliyorlar. Sempatikler. Geldikleri yere değer katıyorlar. Bilirsiniz, yabancıların fazla oldukları yerler daha kaliteli olur, nezih olur. Mesela Cihangir’in “elit” olmasının sebeplerinden bir tanesi yabancı nüfusunun yüksek olmasıdır. Otelcilikte de benzer bir şey olduğunu fark etmek lazım. Örneğin ben bu yıl turizm krizi sebebi ile düşen otel fiyatlarından faydalanmak istedim ve otel araştırmaya başlamıştım ki “Neden çomarlarla tatil yapayım ki?” düşüncesiyle rotamı yurt dışına çevirdim.

Birçok animatörle konuşmuşumdur bugüne kadar. Biri "abi, Türkle ilgilensek, 'aman aman yaklaşma bana' tavrı koyuyor, ilgilenmezsen de 'animatörler hep yabancılarla ilgilendi' diyorlar. Karşımızda Türk olunca ne yapacağımızı şaşırıyoruz." demişti.

Velhasıl belki turizm krizine gösterilen tepkide haklı tarafları olan kişiler de vardır ama kötülük dilemekteki bu sınırsızlık neden? Biraz daha empati, biraz daha nezaket, biraz daha ince düşünce lazım bize.
Sayfa: