DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Yalnızlık


Sanallar ve gerçekler...

Toplam 1 fotoğraf bulunmaktadır
Bütün olarak çıktığın bu hayat yolun'da neler yaşadın? Neler aldın? Neler kaybettin? Parçaların yollarda.. Sonda bir çukur, düştüğün o mezar..

Çürümüş bedenin,ruhunun yokluğunda..

Kasvetli bir geçmişin den geriye ne kaldı? Ölüm seni yakaladı !
Kaçamadın ve bulamadın anımsadıklarını..
Denizlere bırak bedenini,sonsuza uçur ruhunu..


''Sinan Demirel''
"Kesinlikle asosyallikle alakası yoktur.Çekingen ya da sıkıcı biri değilsinizdir. İnsanlarla konuşmak gelmez içinizden. Bir süre sonra onlarda sizi sevmez. Genelde çok bilmiş-ezik-asosyal olursunuz onların gözünde ama durum farklıdır. Sonra çatışmalar başlar belki. Ha kesinlikle kendini üstün görme değildir bu. İnsanları görüp rol yap(a)mamaktır. Yalnızlığın en köklü ve hızlı yollarındandır. Arkadaşınız vardır ama bir elin parmaklarını geçmez. Rahatsızlık duyarsınız belki ama değişmek istemezsiniz.Psikolojik sorun değil, hayat görüşüdür."
Son zamanlarda insanların hep yalnızlıklarından yakındıklarını duyuyorum. Forum sitelerinde "hiç arkadaşım yok, ne yapabilirim?" tarzı sorular çoğalmaya ve blog sitelerinde yalnızlıklarından dem vuran insanların sayısı artmaya başladı. Özellikle üniversiteye yeni başlayan gençler bu konuda sıkıntı çekiyorlar, ben de dahil olmak üzere çevremdeki insanlar "kafa dengi" arkadaş bulamadıklarını, insanların çok soğuk davrandıklarını ve bu durumun kendi psikolojik durumlarını bozduğunu söylüyorlar.

Her 3 kişiden 1'i sosyal fobi sıkıntısı çekiyor, insanlarla iletişim kurmaktan çekiniyor ve kaçıyor. İnsanın doğal yapısında sosyal olmak yatarken, asosyal bir insan haline dönüşmek insanı toplumdan sıyıran çok önemli sosyolojik bir problem. Bu yüzdendir ki gün geçtikçe antidepresan kullanan insanların sayısı artıyor ve "prozac toplumu" haline geliyoruz biz de.

Geçen gün kantinde karşılaştığım sınıf arkadaşıma bakarak gülümsüyorum, o ise sadece bakıp kafasını çeviriyor; yanlarından geçtiğim ve bir iki kere konuştuğum insanlar selam dahi vermiyor, bir arkadaşım kendisine kız arkadaş/erkek arkadaş bulamamaktan şikayetçi. Kimse birbirini aramıyor, dinlemek istemiyor. Sınıfta kendisine arkadaş bulmaya çalışan bir arkadaşım tüm grupların yanına gidip, "naber?" diyor ve düzgün bir cevap alamıyor; vazgeçip kendi köşesine geçerek telefonuyla ilgilenmeye başlıyor. İşte burada bir de teknolojiden yakınmak istiyorum. İnsanlar birbirleriyle iletişim kurmak yerine yan yanayken bile telefonlarıyla ilgilenmeyi tercih ediyor; facebooktaki 500 arkadaş sayısı onlara yetiyor belki de.Çoğunluk sosyal paylaşım sitelerine hücum etmiş durumda. Aynı evde oturan insanlar bile odadan odaya whatsapplaşır oldu.

İnsanların yalnızlaşmasındaki bir diğer neden ise; artan dünya nüfusu. Nüfus çokluğuyla birlikte insanlar değersizleşti, "nasıl olsa başkasını bulurum" mantığı tüm insanların kafasında yer etti. Bundandır ki evli çiftlerin boşanma oranı son 15 yıl içinde %245 arttı.Görünen o ki, artan insan nüfusu, değişen ve gelişen teknoloji bizi daha da çok yalnızlığa sürükleyecek...
Sayfa: