DUYURU
Kapat
Tecrübelerinizi takip edin!
Sitemizde YAZAR olmak isteyenler yukarıdaki "yazar ol" butonunu kullanarak üye olabilirler. Artık yeni üyelere aktivasyon linki göndermiyoruz. Direkt giriş yapıp paylaşım yapabilirsiniz.

Kötü niyetli kişilerin paylaşımlarını otomatik olarak yayınlamamak için ilk defa üye olup tecrübe paylaşan arkadaşların paylaşımlarını bir süre bekletmek zorunda kalıyoruz. Yeni üyeyseniz paylaştığınız tecrübenin yayınlanması birkaç gün sürebilir. Takip ediniz.
Sayfa:

Yerine koyabilmek



Toplam 4 fotoğraf bulunmaktadır
Bu konu bayağı derinlere dayanıyor bende. Çocukluğumdan beri doğaya, etrafımızdaki büyükten küçüğe bütün canlılara ilgi duymuş, merakla araştırmışımdır. Bitkiler, avlu duvarları üstünde oluşan yosunlar, böcekler, denizde yaşayan canlılar, bitkiler gözle görülen görülemeyen her ne varsa. İlk olarak karıncalar ve örümceklerdi. Arılar sonra, kedi, köpek, kuş babaannemin çiçekleri, meyveler derken çevremizin epey geniş olduğunu öğrenmem fazla sürmemişti. Tabi bu canlıların neler yapabildiklerini keşfedebilmek için bazılarını öldürmek ya da canlarını riske atmak gerekiyordu. Bunu yaparken genelde ısırılıp sokulabilirdim. Ki bolca oldu. Bitkileri incelerken ısırgan otuna denk gelmek en farklı tecrübemdi. Hatır hatır bütün mahallenin çocukları kaşnıyorduk. Uyuz olduğumuzu sanmışlardı. Kedi ve köpeklerle sabahtan akşama kadar oynardık. Benim asıl değinmek istediğim etrafımızdaki canlıları ne kadar tanıdığımız, onların yerine kendimizi ne kadar koyabildiğimiz. Düşünüyorum da örümceklerin nasıl ağ ördüklerini gözlemleyebilmek için örümceğin ağına habersizce atılan ben olsaydım n'apardım? Ya da çocuğun biri beni miskete benzetip oynamaya kalksa, nerelerim hasar görürdü (tesbih böceği olası tehlike anında kendi içine doğru kapanır yuvarlak misket benzeri bir hal alır)? Ölümle burun buruna gelmek her zaman nasip olan bir şey değil. Ama milyarlarca insan ve milyarlarca böcek nüfusu ve türü var. Ezilme tehlikesinin hep olduğu bir dünya. Ya da bir taş üzerine yuvarlansa tamam. Küçük canlıların dışında büyük canlılara da işkence yapılıyor. Bir boğanın arenada katledilmesi örneğin. Katleden matador değil de boğa olsaydı? İnsanlar boğayı alkışlamıyor ama. Ölmesi onlara keyif ve heyecan veriyor hatta. Resimler resimler resimler... Derisi yüzülen bir timsah değil de insan olup timsahın bir tanesi eşine insan derisinden çanta götürseydi hanımefendi mutlu olurdu herhalde :). ya da "keşke canlı getirseydin mangal yapardık." derdi diye düşünmüyor değilim. Hangi canlı olursa olsun sevgi verdiğimiz sürece (vahşileri aç değilken tabi) sevgiye her daim sevgiyle karşılık verirler. Ya da zarar vermediğimiz bir canlı bize zarar vermez. Şunu da göz ardı etmemek gerek, doğada her canlı yaşam mücadelesi veriyor. Örneğin bir gül bile yabani otlarla.sarmaşıklarla yaşam mücadelesi veriyor. Bir ağaç gövdesinden beslenen bir çok asalak bitkiye yaşam kaynağı olabiliyor. Bir davranış sergilemeden önce davranışı sergileyeceğimiz canlının yerine kendimizi koymak gerekli. Bu canlı başka bir insan olsa da. Ne düşünür, ne hisseder, tepkisi ne olur, bin düşün bir söyle der büyüklerimiz.Bu arada çoğu karıncayı örümceklere atmış olsam da kıyamayıp kurtarmıştım. Tabi bazı örümcek türleri derin yuvalar yapıyor ulaşmak imkansız sadece orada olduğunu bilebiliyorsunuz hepsi o.
Sayfa: